ABD’ye: PYD-YPG’yi devreden çıkarın

Cumhurbaşkanı: Trump’a PYD ve YPG’yi devreden çıkarmaları gerektiğini söyledim. Referandum için 30 büyükşehre gideceğim. ‘Hayır’a baskı diye bir derdimiz yok. Ama ‘hayır’ demekte hayır yok

ABD’ye: PYD-YPG’yi devreden çıkarın

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Bahreyn, Suudi Arabistan ve Katar'ı kapsayan Körfez ülkeleri temaslarının ardından TUR uçağında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, şu mesajları verdi:
Başkan Trump'la telefonla görüştünüz. PYD ve FETÖ konusunda tavırları ne olacak?
FETÖ konusunda desteklerini istedim. Meseleyi yakından takip edeceğini, ilgili birimlere gerekli talimatları vereceğini söyledi. Nitekim görüşmeden iki gün sonra CIA Direktörü ilk yurtdışı ziyaretini bize yaptı. Olanları, görüntüler eşliğinde anlattım. MİT'le de etraflıca görüştüler.

PYD-YPG konusunda tavır değişikliği beklenebilir mi?
Sayın Trump'a PYD'yi, YPG'yi devreden çıkarmaları gerektiğini söyledim. "Rakka'nın DEAŞ'tan temizlenmesi işini bunlarla yapacaksanız, biz orada yer almayız. Bu işi koalisyon güçleriyle beraber yapabiliriz" dedim. PYD-YPG'yle yapılacak bir çalışmanın Suriye'de bölünmeyi getireceğini, bizim bölünmeye karşı olduğumuzu belirttim. O da tüm dediklerimizi değerlendireceklerini söyledi.
Referandum öncesi kaç ile gitmeyi düşünüyorsunuz?
30 büyük şehrin tamamına gitmeyi hedefliyoruz. Hem Sayın Başbakan hem bizim ziyaretlerimizle, çift dikiş olsun istiyoruz. Yurtdışı seyahatlerimiz de olacak.
Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş için 2019'a kadar süre olacak. O sürede bir hazırlığınız olacak mı?
Partili cumhurbaşkanına geçişin ön adımı o süreçte olabilir. Referandum hayırlısıyla 'Evet'le neticelendikten sonra, bizim partiye kayıt olma imkanımız doğacaktır. Bu tabii 2019'a yönelik bir geçiş sürecidir.
Muhalefet, 'hayır' diyecekler üzerinde bir baskı ortamı olduğu iddiaları üzerine odaklanıyor...
Her akşam televizyonlarda anketörler değerlendirmelerini yapıyorlar. Evetçisi de yapıyor hayırcısı da. Evet'i savunanların varlığını, hayırcılara bir baskı gibi sunmak doğru olmaz. Ne düşündüğümüzü elbette söyleyeceğiz. Bizim hayıra baskı diye bir derdimiz yok. Ama hayır demekte hayır yoktur.

AKADEMİSYEN DE SUÇUN BEDELİNİ ÖDER
Akademik camiada ihraçlar tartışma yarattı... İşlenilen suçlardan dolayı siyasetçi bedel ödüyorsa; bürokratlar, teknokratlar bedel ödüyorsa, profesör, doçent veya doktorlar bedel ödemeyecekler mi? Kusura bakmasınlar, ülkemin bölünmesine yol açacak işler içindeyseler; FETÖ, PKK gibi terör örgütleriyle iltisaklıysalar, elbette bir bedel ödemek durumundadırlar. Yasal çerçevede gereken yapılır.
BİZE ULAŞIN