‘Bu iş yürekle olur kürekle olmaz’

Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun havalimanından kaçmasına ilişkin SABAH’ın “Kontrollü kaçış” haberine atıfta bulunarak, “Orada 10 binler vardı. Niye kaçıp gittin? Bu iş kürekle olmaz yürekle olur” dedi

‘Bu iş yürekle olur kürekle olmaz’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün Çorum'da Abide Meydanı'nda vatandaşlara hitap etti. Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

SABAH'IN HABERİNİ HATIRLATTI: Geçenlerde Kılıçdaroğlu bir televizyonda bir şeyler söylüyor. FETÖ'nün gazetelerinde daha önce "Türkiye'de darbe olursa tankın üzerine ilk ben çıkarım" diyordu. Sabah gazetesini, Takvim gazetesini gördünüz mü? aHaber'de gördünüz değil mi? Bütün görüntülerle VIP'den nasıl kaçtığını gösteriyor. Saat 23.15 kaçıyor. Ben de yaklaşık saat 03.30 gibi Yeşilköy'e iniyorum. O programda diyor ki "Sayın Cumhurbaşkanı'nın koruma müdürleri haber verseydi, ben havalimanında kendilerini beklerdim" diyor.

NİYE KAÇIP GİTTİN?: Ey Kılıçdaroğlu ben tüm milletimi meydanlara davet ettim. On binler, yüz binler meydanlara döküldü. Senin geldiğin havalimanında da on binler vardı. Sen niye kaçıp gittin? Bakırköy Belediye Başkanı'nın evine gideceğine, orada vatandaşınla olsaydın. Niye kaçıp gittin? Bu iş yürek ister, yürek. Bu iş kürekle olmaz yürekle olur. Kapının arkasından darbeye karşıyım demiş. Ne olur desen? Sen orada vatandaşınla olacaktın, kaçıp gitmeyecektin.

BÖYLE BİR RUH YOK: 7 Ağustos'ta Yenikapı'ya kendisini davet ettim. Olumsuz cevap verdi. Fakat sonradan o kadar sıkıştırdılar ki kendisini son gün 'evet' dedi. Sonra açıklama yaptı. "Ben Yenikapı ruhunu paylaşmıyorum" dedi. Niye? Çünkü senin dünyanda böyle bir ruh yok ki. Böyle bir birlik, beraberlik, dayanışma ruhu yok ki.

İNSANDA BİRAZ YÜZ OLUR: Ana muhalefetin başındaki zat utanmadan, yüzü kızarmadan 15 Temmuz'a "kontrollü darbe" diyor. "Ben bunu ilk defa söylemiyorum" diyerek güya kendini savunuyor. Şecaat arz ederken sirkatin söylüyor. Çıkıp 80 milyondan özür dilemek yerine maalesef suç bastırmaya çalışıyor. İnsanda biraz yüz olur. 249 şehide, 2 bin 193 gaziye karşı saygı olur. Tanklara göğsünü siper eden milyonlara vefası olur.

FETÖ'YÜ AKLAMAK MI?: Sen kaçtın kurtuldun ama ey Kılıçdaroğlu bak Tayyip Erdoğan tüm ailesiyle, arkadaşlarıyla, vatandaşlarıyla birlikte Yeşilköy Havalimanı'nda F-16'lar, helikopterler üzerimizden geçerken oturduk, operasyonu yürüttük. Ana muhalefet partisinin görevi FETÖ'nün safsatalarına borazanlık yapmak mı, CHP'nin misyonu 15 Temmuz gecesi suçüstü yakalanan FETÖ'nün katillerini aklamak mıdır? Bunlar tıpkı freni patlamış kamyon gibi nereye gittiklerini, ne yöne savrulduklarını bilmiyorlar. Diyet borçlarını ödemek için bir gün FETÖ'cü oluyorlar, diğer gün bölücü terör örgütüyle arkadaşlık yapıyorlar.

"Bir gün FETÖ'cü bir gün bölücü örgütle arkadaş"

EDEP TARLASI: Acaba bu zat şehit ailelerinin binlerce gazinin yüzlerine nasıl bakacak? Bunların içinde millete düşmanlık var, kin, nefret var. Onun için birisi FETÖ'nün avukatlığını yaparken diğeri 'evet' diyenleri İzmir'de denize dökmekten bahsediyor. Dün İzmir'deydik. Bekledim denize dökerler diye ama gelen giden olmadı. Bunlar ne yazık ki terbiyeden muaf. Bunlar edep tarlasında hiç otlamamışlar.

HAYDİ GEL, KİMİ DENİZE DÖKÜYORSUN GÖRELİM...

"BİLSEYDİM KILIÇDAROĞLU'NU YENİKAPI'YA ÇAĞIRMAZDIM"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun 7 Ağustos 2016'daki Yenikapı buluşmasına katılması konusunda "Havalimanında darbecilerle anlaştığını bilseydim davet etmezdim" dedi. Kral FM ve TRT radyolarının ortak yayınında konuşan Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun SABAH gazetesinde yayımlanan 15 Temmuz gecesi Atatürk Havalimanı'ndan 'kontrollü kaçış' görüntülerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu:
(Kılıçdaroğlu) VIP'deki bütün kameralara takıldı. O kameralarda tankların yanına Kılıçdaroğlu'nu alan araba geliyor ışıldaklarıyla falan özel. Tanklardaki ve onların yanındakilerle görüşmeler yapıyor. Ondan sonra onlar çıkıp Bakırköy Belediye Başkanlığı'na geliyor. Teması söz konusu işte. Işıldakları olan araçlarla geliyorlar, orada tankların etrafında, iki tane tanktan bahsediyorlar. Onlarla orada görüşmeyi yapıyor ve o görüşmeden sonra oradan ayrılıyorlar. Demek ki danışıklı dövüş.

KILIÇDAROĞLU'NA TEPKİLER ÇIĞ GİBİ!


Öbür tarafta bizim Safiye bacımızı bu alçaklar, tankların yanına geldiği zaman itiyorlar, kakıyorlar, taciz ediyorlar. Ama Kılıçdaroğlu beyefendiye "Hadi sen gidebilirsin" deyip, ona yol veriyorlar. Devlet Konukevi'nin olduğu yerde on binlerce insan var. Niye oraya gitmiyorsun? "Beni çağırsaydı giderdim" diyor. Bırak yalanı, hayatın yalan. Kontrollü bir danışıklı dövüşü kimlerle yaptığının en güzel ifadesi. Çünkü kontrollü bir koltuktur oturduğu koltuk. Kasetle geldi, kasetle de gidicidir. Kalıcı değil. Ama dürüst değil bu.
(Darbecilerle temasını bilseydiniz Yenikapı'ya çağırır mıydınız?) Kesinlikle davet etmezdim. Niye? Darbecilerle anlaşmış olan birisini nasıl davet ederim ya? O gece orada durmadan Bakırköy'e giden birisini nasıl davet ederim?

EROL OLÇOK VE OĞLU ABDULLAH TAYYİP'İ ANDI: 15 Temmuz'da 13 Çorumlu kardeşimiz darbecilerce şehit edildi. "Bu vatan bizim, kimse bizden alamaz" diyerek öne atılan yol arkadaşım, dava arkadaşım, dostum Erol Olçok bunlardan biridir. Evde kalması için yapılan ısrarlara aldırmadan 'Sen nereye ben oraya' diyerek babasıyla beraber daha 16 yaşında şahadete yürüyen Abdullah Tayyip işte bu yiğitlerden biridir.

HEMŞERİLERİ EROL OLÇOK'U UNUTMADI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın referandum kampanyasının son haftasında dünkü durağı Çorum oldu. Erdoğan'ın yol arkadaşı, AK Parti'nin seçim kampanyalarının beyni olan 15 Temmuz şehidi Erol Olçok'un ve oğlu Abdullah Tayyip Olçok'un memleketi Çorum... Çorumlular da 15 Temmuz şehidi hemşerilerini unutmadı. Alanın yanındaki binada 15 Temmuz şehitlerinin fotoğraflarıyla birlikte "Milletimiz size minnettar" yazısı yer aldı. Abide Meydanı'nı Türk bayraklarıyla kırmızıya boyayan Çorumlular, bu kez şehit hemşerileri Erol Olçok'un anısına referandum kampanyasının en güzel resmini ortaya koyuyordu. Abide Meydanı'nı genci, yaşlısı, engellisi, erkeği, kadını saatler öncesinden doldurdu. Ayaklarından rahatsız olan Fatma Kabasakal, engellilerin de kullandığı özel araçla miting meydanına geldi. Başına "Vatan için evet" yazılı bandı takan Kabasakal, "Torunlarımı, geleceğimi düşünüyorum. Yeni sistem çok güzel olacak. Kimsenin kafası takılmasın" diyor. 18 yaşındaki Büşra Eyvas ise ilk kez oy kullanacağını belirterek, "Tabii ki 'evet' diyeceğim. Yeni sistemde Meclis'e girme hakkı elde edeceğiz" diye heyecanını paylaşıyor. 1992'de Abdullah Gödek'i şehit veren Hacer Gödek (66) ise yeni sistemde terörle mücadelenin daha etkili yapılacağını belirterek "Sonuna kadar 'evet'çiyiz. Cumhurbaşkanımızı çok seviyoruz. Allah onu başımızdan eksik etmesin" diyor.

DİNDAR NESLİ YETİŞTİRECEĞİZ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çorum Valiliği'nin ardından Hayreddin Karaman Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi'ni ziyaret etti. Burada öğrencilere seslenen Erdoğan, şöyle dedi: "Hani ben bir ara dindar nesil demiştim de, dindar olduğunu zannedenler bile bana ciddi manada saldırmışlardı. Varsın saldırsınlar. Ortaöğretimde de üniversitelerimizde de hocalarımızdan çok şey bekliyoruz. İnşallah hepsiyle el ele vereceğiz ama böyle bir nesli yetiştireceğiz. Bu aydınlık bir nesil olacak. Ve ben bu nesli karşımda görüyorum."

KÜLLİYE'DE POLİSLERİ TEBRİK ETTİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 Nisan Polis Bayramı nedeniyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde görevli polislerle bir araya geldi. Erdoğan, polislerin bayramını kutladı. Bir polisin çocuğuna oyuncak hediye eden Erdoğan'a, Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanı Ramazan Bal çiçek takdim etti.

BİZE ULAŞIN