Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul'da konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sinan Erdem Spor Salonu'nda Milli İrade Platformu tarafından organize edilen "15 Temmuz Şehit Yakınları ve Gaziler Programı"nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul'da konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Milli İrade Platformu ve MÜMDER'in birlikte organize ettiği programda İstanbul Sinan Erdem Spor Salonu'nda 15 Temmuz Şehit yakınları ve gazilerine hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından önemli satırbaşları...

ŞEHİTLERİMİZ EBEDİ SEMBOLLERİMİZDİR

Kuru kuruya toprak vatan olmaz. O arazidir. Eğer o arazi üzerinde şehit kanları akıtılmışsa onunla yoğrulmuşsa o vatandır. Şehitlerimiz ayrıca istikbalimizin d e ebedi sembolleridir. Dünyada 78 şehitliği olan bir ülkeyiz.

'Nerede bir zulüm varsa ecdadımız oraya gitmiş'

HATIRALARIMIZA SAHİP ÇIKIYORUZ

Birileri şimdi diyor ya ne işiniz var Suriye'de anladın mı ne işimizin olduğunu? Biz öyle bir ecdadın torunlarıyız. Biz her bir şehitliğimizi o topraklara vurulmuş mühürlerimiz olarak görüyoruz. Bu sebeple onların aziz hatıralarına yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da sahip çıkıyoruz.

CANIN SAHİBİ YEGANE HAZRETİ ALLAH'TIR

Mesele vatanımız ve istikbalimiz olunca gözlerini kırpmadan canlarını ortaya koyan yiğitlerimiz için ne yapsak azdır. Can borcunun bedeli yoktur olamaz. Canın sahibi Hazreti Alllah'tır karşılığını verebilecek yegane makam da odur.

'Yükünüze omuz vermeye devam edeceğiz'

ŞEHİTLERİMİZİN GERİDE BIRAKTIKLARINI CANIMIZIN BİR PARÇASI OLARAK GÖRÜYOR ONA GÖRE DÜZENLEMELERİMİZİ YAPIYORUZ

Son 14 yıldır şehitlerimize olan vefa borcumuzu bir nebze de olsa ödemenin gayreti içerisindeyiz. Onların geride bıraktığı canları canımızın bir parçası olarak görüyor, sorunlarını çözmeye acılarını azaltmak milletimizin ve devletimizin kendilerine olan şükran borcumuzu yerine getirmek için her türlü düzenlemeleri yapıyoruz.

'Sadece Allah'ın önünde rükuda ve secdede eğildik. Başkası asla!'

İSTANBUL'U KAYBETMENİN ACISINI UNUTAMADILAR

Büyük milletlerin imtihanları da çetin olur. Ciddi kararlar büyük bedeller ödemeyi gerektirir. Biz Anadolu'nun kapılarını açtığımız 1071'de çok büyük karar verdik. 1453 yılında İstanbul'u fethettiğimizde yine böyle bir karar verdik. Birileri İstanbul'u kaybetmenin acısını yüzyıllardır unutamadı.

AKTÖRLER DEĞİŞSE DE HEDEF TÜRKİYE VE TÜRK MİLLETİDİR

Zayıf anımızı kollamalarının fırsatını bulunca hemen kapımızda belirmelerinin sebebi budur. Şu gerçeği hepimiz çok iyi farkında olmalıyız. Asya, Avrupa ve Afrika'nın değil dünyanın da merkezidir bu ülke. Tarih boyunca en çetin savaşlar bu coğrafyada verilmiştir. Bir çok küresel mücadelenin odak noktası kavşak noktası yine burasıdır. Elbette böyle bir coğrafyayı vatanlaştırmanın bir bedeli vardı. İşte bizler bu toprakları kendimize yurt edindiğimiz 1071'ten bu yana bunun mücadelesini veriyor bedelini ödüyoruz. Çanakkale bu mücadelenin ete kemiğe bürünmüş halidir, Kurtuluş Savaşı bu mücadelenin zirvesidir. Yüzyıllardır saldırıların yöntemi aktörü biçimi değişse de hedefi ve gayesi asla değişmemiştir. Bu hedef Türkiye'dir, Türk milletidir.

TANKLARIN ÜZERİNE YÜRÜYENLER BURADA YA KILIÇDAROĞLU NEREDE?

15 Temmuz gecesi size çağrıyı yaptığımda meydanlara dökülün dediğimde siz Türkiye'nin dört bir yanının meydanlarını doldurdunuz. Genç yaşlı demeden kadın erkek demeden o meydanları doldurdunuz. Ve Yeşilköy Havalimanı'na indiğimde birileri bana Kılıçdaroğlu'nun oraya geldiğini söyledi. Şaşırdım 'Bir darbe girişimi olursa tankların önünde duran ilk kişi ben olurum diyen biridir o dedim' yok yok gitti dediler. Işıklı araçlara Bakırköy Belediye Başkanı'nın evine gitmiş. Oteller de kapalıymış o yüzden Belediye Başkanı'nın evine gitmiş. Hani tankların önüne önce ben çıkardım diyordun? Madem ki diyor Cumhurbaşkanı geliyor beni haberdar etseydi gelirdim diyor. Ben tüm halkımı çağırdım, herkes meydana indi kendisi nerede? İşte Tankların üzerine yürüyenler burada kendisi nerede?

'Kılıçdaroğlu hayatın yalanla dolu'

BU ÜLKEDE NENE HATUNLAR BİTMEZ

Ankara Gölbaşı Özel Harekat'ta 56 aslanımızı kaybettik. Ama o şehitlerimizin arasında bir Kübra'mız var, Sevda'mız var, Demet'imiz var, Cennet'imiz var. Sivil şehitlerimiz arasında Seher'imiz var, Sevgi'miz var. İstanbul'da bir Türkan kardeşimiz evladımız var. Yıldız Gürsoy'umuz var. Şimdi ben ne diyorum bu ülkede Nene Hatun'lar bitmez. Onlar bitmediği sürece de bu ülkeye kimse ket vuramaz.

KİM KİMİNLE YÜRÜYORSA ONUNLA BERABERDİR

Pazar günü bunun bir kırılma noktasıdır. Pazar günü milletimiz 15 Temmuz'un adeta bedelini ödetecektir. Bir tarafta Kandil var hayır diyor, İmralı hayır diyor, Pensilvanya hayır diyor. Kişi sevdikleri ile beraber hasrolunacaktır. Söyle bana arkadaşını söyleyeyim sana kim olduğunu. Mesele burada kimse bunu sağa sola çekmesin. Kim kiminle yürüyorsa onunla beraberdir.

BUNLAR MEDENİYET DEDİĞİN TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVARDIR

14 Yıldır bizler bu terör örgütü ile mücadele ediyoruz ama asıl mücadeleyi perde arkasındaki güçlerle yapıyoruz. Eğer bizi Dışişleri Bakanımıza uçuş izni verilmiyorsa Aile ve Sosyal Politikalardan sorumlu bakanımız arabanın içine mahkum ediliyorsa kadın haklarından bahseden bu terbiyesizler kalkıp bir bayan bakana bu şekilde muamele ediyorsa bunların medeniyetten yana nasibi yoktur. Bunlar 'Medeniyet dediğin tek dişi kalmış Canavar'dır.

DARBECİLERİN RADARI KILIÇDAROĞLU'NU ALGILAMIYOR

15 Temmuz şehitler köprüsünün üzerinde tanklar vatandaşlarımıza kurşun sıkılıyor. İnsanların üzerine tanklar sürülüyor. Ama bu zat oradaki tankların arasından rahatça geçip kendisini Bakırköy'e atabiliyor. Demek ki darbecilerin radarları Kılıçdaroğlu'nu algılamıyor. Bir de utanmadan sıkılmadan 15 Temmuz kontrollü darbe diyor. İnsanda biraz haya olur edeb olur. Madem direniş göstermedin o gece canlarını verenlere tankların üstüne çıkan kahramanları iftiralarınla incitme. Ne demişler mert direnir namert kaçar. Zaten darbecilere direnmek herkesin harcı değil. Bu zat oturduğu kontrollü koltuğun diyetini ödüyor. Bunun için FETÖ'nün avukatlığını borazanlığını gönüllü sözcülüğünü yapıyor.

16 NİSAN HEPSİNİN DEFTERİNİ DÜRECEK

16 Nisan tüm terör örgütlerinin de defterinin dürüldüğü gün olacak. Ben 16 Nisan'da sizlerden çok güçlü bir destek bekliyorum. Sizlerin 'Evet' oylarınızla hem darbecilere hem de cuntacıların avukatlarına hak ettikleri cevabı vereceğinize inanıyorum.

BİZE ULAŞIN