İbrahim Kalın: Bizim için her şey yeni başlıyor

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. İbrahim Kalın, terör örgütlerine kucak açan Avrupa'da son zamanlarda ağır basan Türkiye düşmanlığı ve Türkiye-AB ilişkileriyle ilgili Avrupa'nın akıl tutulması yaşadığına dikkat çekerek şunları söyledi: Şunu bilsinler ki bizim için her şey yeni başlıyor. Belki birilerini rahatsız eden budur. Tayyip Erdoğan'ın bileğini bükemedikleri için algı operasyonları ile kendilerine bir alan açmaya çalışıyorlar. Ama bir hezimete uğrayacklarını çok net bir şekilde söyleyebiliriz.

İbrahim Kalın: Bizim için her şey yeni başlıyor

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Referandum sonrası Cumhurbaşkanımızın yoğun bir gündemi olacak" dedi. Kalın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Mayıs ayında yapacağı önemli ziyaretleri şöyle sıraladı: 5 önemli uluslararası organizasyona katılacak. Hindistan, Rusya, Çin, ABD (trump görüşmesi), Brüksel'de NATO zirvesi...

"BU TÜR SÖYLEMLERİN NORMALLEŞMESİNE ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ"

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, gündeme ilişkin yaptığı açıklamada, Avrupa'daki Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye aleyhtarı söylemler ile ilgili olarak, "Bu tür söylemlerin normalleşmesine ve sıradanlaşmasına asla izin vermeyeceğiz. Çünkü bu başka bir şeylerin zeminini hazırlama gayretidir. Bunlar siyasi analiz, yorum değildir, başka bir planın parçası olarak gündeme getirilen konulardır. Biz demokrasi adına, milli irade adına, ahlak ve vicdan adına bu faşizan yaklaşımların normal ve meşru görülmemesi için elimizden gelen bütün imkanları seferber edeceğiz ve bu tür söylemlere müsamaha etmeyeceğiz." ifadelerini kullandı.

"Bugün Sayın Cumhurbaşkanımızın Ermeni Patrikhanesine yolladığı bir mesaj oldu." diyen Kalın, şöyle devam etti:

"Sayın Patrik vekili Aram Ateşyan tarafından da bu mesaj kilisede yapılan ayinde bulunan Ermeni vatandaşlarımızla da paylaşıldı. Biz, 1915 olayları olarak bilinen hadiselere hep, 'Bir ortak acı ve adil hafıza' perspektifinden baktığımızı ifade ettik. Yine bu çerçevede sayın Cumhurbaşkanımızın yayınladığı mesajdan bir iki cümleyi sizinle paylaşmak istiyorum; Bölgenin iki kadim toplumu olarak Türkler ve Ermeniler bin yıldır omuz omuza yaşadıkları bu coğrafyada, ortak bir tarihi ve kültürü paylaşmıştır. Ermeni toplumu, gerek Osmanlı İmparatorluğu gerek Cumhuriyetimizin yüz yıla yaklaşan geçmişinde çok kıymetli evlatlar yetiştirerek ülkemizin gelişiminde büyük katkılarda bulunmuşlardır. Dün olduğu gibi bugün de Ermeniler, ülkemizin eşit ve hür vatandaşları olarak sosyal, siyasi ve ticari hayatımızın her alanında önemli roller üstlenmektedir."

İbrahim Kalın açıklamasından öne çıkan başlıklar şöyle:

CUMHURBAŞKANININ PARTİ ÜYELİĞİ VE AB İLE İLİŞKİLER

Aslında bildiğiniz gibi 1960'a kadar cumhurbaşkanları Türkiye'de siyasi parti üyesi olmuşlardır. Parti kimlikleri onların tarafsız olmalarına bir engel teşkil etmemiştir. Bugün tekrar bu düzenleme ile ki, dünyanın birçok ülkesinde bunun örnekleri var. Başkanlar siyasi partileri ile ilişkilerini kesmek zorunda değiller seçildikleri zaman. Bu çerçevede şuanda Cumhurbaşkanımız için de bu imkan ve hak ortaya çıkmış bulunmaktadır. YSK'nın kesin sonuçlarını açıklamasından sonra Cumhurbaşkanımızın üyelik başvurusu olacaktır.

Son 1-2 ayda Avrupa'da bir akıl tutulması yaşanıyor. Türkiye ve Erdoğan karşıtlığının ivme kazanması ve siyasi akıl tutulmasına dönüşmesi bizim de üstünde hassasiyetle durduğumuz bir konu.

Terör örgütlerine kapılarını açan bir Avrupa var. Bu durumu demokrasi ile izah etmek mümkün değildir. Zaman zaman Erdoğan düşmanlığı üzerinden siyaset yapanların bir takım kehanetlerde bulunduğunu görüyoruz. Bakıyorsunuz farklı bir düzlemde zaman zaman Türkye'de bir şeylerin sonu geliyor şeklinde açıklamalar geliyor.

"HEY ŞEY YENİ BAŞLIYOR"

Şunu bilsinler ki bizim için her şey yeni başlıyor. Belki birilerini rahatsız eden budur. Tayyip Erdoğan'ın bileğini bükemedikleri için algı operasyonları ile kendilerine bir alan açmaya çalışıyorlar. Ama bir hezimete uğrayacklarını çok net bir şekilde söyleyebiliriz.

Karşılıklı güvene saygıya milli çıkarlara dayalı bir ilişkinin bina edilmesi gerekir. Birileri parmak sallayarak Türkiye'yi hizaya getireceğini sanıyorsa yanılıyor. Avrupa Birliği mülteci anlaşmasının gereklerini yerine getirmeli. Anlaşmamızın önemli ayaklarından biri fasılların açılmasıydı, diğeri mültecilere 3 milyar Avro'luk yardım gelmesiydi.

"AVRUPA TAHAMMÜL SINIRLARINI ZORLUYOR"

Türkiye göç anlaşmasında üstüne düşeni fazlasıyla yerine getirmiştir. Bu gelecek para, Türk kurumlarına değil AB STK'ları üzerinden aktarılıyor. Ama baktığınızda Geri kabul anlaşmasına göre gönderilen mülteci sayısı sadece 4 bin. Biz insanlara kapılarımıza açıyoruz ama insan onurundan bahseden Avrupalı ülkelerden bu davranışı göremiyoruz.

Avrupa'nın terör örgütlerine kapılarını açması tahammül sınırlarını zorlayan bir durumdur. Öncelikle buna bir son vermeleri gerekir. Terör örgütlerine kucak açmak yerine Türkiye'nin yanında olmaları gerekiyor.

REFERANDUMA GELEN AGİT GÖZLEMCİLER

AKPM gözlemciler heyetinde ki bazı üyelerin açıkca PKK destekçisi olduğu ortaya çıktı. Herkesin malumu. Bu kişilerin yazdığı raporların bir tarafız nitelik arz etmesini beklemiyoruz. Bazıları açıkça gelip hayır kampanyası yaptılar.

AKPM'DE SALI GÜNÜ YAPILACAK OYLAMA

Bizim iş birliği çabalarımıza rağmen bazı maksatlı çevrelerin siyasi saikle hareket ettiğini görüyoruz. AKPM genel kurulunda belli çevrelerin bu konuları gündeme getirdiğini biliyoruz.

Bütün bizim bu işbirliği çabalarımıza rağmen bazı maksatlı çevrelerce ülkemize karşı birtakım siyasi girişimlerin yapıldığını da görüyoruz. Bugün ve yarın devam eden müzakerelerde AKPM Genel Kurulunda 'yeniden denetime alınma' konusunun belli çevreler tarafından gündeme getirildiğini görüyoruz. Bu açıkça bir siyasi operasyondur. Türkiye'nin kendi ayakları üzerinde durmasından rahatsız olanların yaptığı bir siyasi operasyondur. Algı operasyonlarına rağmen biz çalışmalarımızı en şaffaf şekilde yürüteceğiz.

FIRAT KALKANI SON OPERASYON MU?

Terör örgütleriyle yoğun bir mücadele veriyoruz. Bizim ulusal güvenliğimize tehdit oluşturan bir durum olduğunda Türkiye tereddütsüz cevap verir. Daha önce de ifade ettik Fırat Kalkanı biter ama Türkiye'nin ulusal güvenliğini tehdit eden terör örgütlerine karşı teyakkuz halinde olduğumuzu açıkca söyleyebilirim.

FRANSIZ SİYASET BİLİMCİNİN SKANDAL ÇAĞRISINA SORUŞTURMA

Fransız siyaset bilimci Defarges'in dünkü açıklamaları bir özür beyanında bulundu ama biz tabii ki bunu yeterli bulmuyoruz. Bu ilk adım.Bunun bir cezai dava olduğu malum. Fransa'daki, Türk Hukukçular Derneği bu kişi hakkında suç duyurusunda bulundu. Burada Cumhurbaşkanımız avukatları aracılığı ile bir suç duyurusunda bulundular. Bu ne hakaret ne eleştiri kapsamında ele alınabilecek, hafife alınabilecek bir konu değildir. Birisi çıkıp bir ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanına 'tek yol suikast, buyurun' diyorsa, bunu televizyondan yapıyorsa bunun hukuki sonuçları olur, bunu da katlanmak zorundadır. Biz bu hukuki sürecin takipçisi olacağız. Bakın bu tür faşizan söylemlerin sıradanlaşmasına asla izin vermeyiz. Biz de bu hukuki sürecin takipçisi olacağız. Bu tür faşizan söylemleri bizim sıradanlaşmasına, normalleşmesine, meşrulaşmasına asla izin vermemiz söz konusu değildir. Siyasi görüşünüz ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanına dönük bu tür bir saldırı, çağrı söz konusu olduğunda buna karşı herkesin çok net tutum içinde olması gerekir. Sadece Türkiye'de değil, Aynı zamanda Avrupa'da da gerçekten demokrasiye, hukukun üstünlüğüne inanan insanlar bu tür faşizan yaklaşımlara en sert tepkiyi vermelidirler. Bence bu Avrupa için de bir imtihandır, görelim bakalım nasıl bir tepki verecekler

BİZE ULAŞIN