Emine Erdoğan “Sanat ve bilimin buluştuğu yerde güç vardır”

Emine Erdoğan “Sanat ve bilimin buluştuğu yerde güç vardır”

Cumhurbaşkanı’nın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde, Milli Eğitim ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın işbirliği ile gerçekleştirilen Geleceğimi Koruyorum projesi ödül töreni, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın Mehmet Akif Ersoy Salonu’nda gerçekleştirildi. 30 Büyükşehir’den Toprak ve Su konulu Resim Yarışması birincilerine ödüllerin verildi.

  • Gündem
  • Salı 06.06.2017 16:37

Geleceğimi Koruyorum Projesi, iki yıl boyunca, 30 Büyükşehirde, okul öncesi, 1.2.3.4. sınıf öğrencilerine yönelik olarak doğal kaynakların korunması ve kullanımı konusunda hassasiyeti yüksek nesiller yetiştirmek amacıyla hayata geçirildi. 21 Ekim 2015 tarihinde açılışı yapılan proje kapsamında su ve toprak kaynaklarının korunması ve çevre duyarlılığı içeren çeşitli eğitim programları verildi. Antalya EXPO 2016'da da tanıtım standı olan proje kapsamında, 43 farklı ülkeden gelen ziyaretçiler ve 42 ilden öğrenci, öğretmen ve ebeveynler ile 20.000 kişiye ulaşıldı.

"SANAT VE BİLİMİN BULUŞTUĞU YERDE GÜÇ VARDIR"

Cumhurbaşkanı'nın Eşi Emine Erdoğan " Geleceğimizin sahibi çocuklarımızı, doğal kaynakların korunması konusunda bilinçlendiren bu anlamlı projenin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Milli Eğitim ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı işbirliği ile hayata geçirilen bu proje kapsamında, evlatlarımız yüksek hassasiyetler kazandılar. Su kaynaklarını bilinçli kullanmak ve doğal kaynakların korunmasını sağlamak amacıyla 30 büyükşehrimizde iki yıl boyunca çeşitli eğitimler aldılar. Emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum. Aldıkları eğitimleri, hayal dünyalarında zenginleştirerek resme dönüştüren ve illerinde birinci olan öğrencilerimizi tebrik ediyorum. Konya'dan Samsun'a, Bursa'dan Van'a, ülkemizin dört bir yanından gelen kabiliyetli çocuklarımıza daha nice başarılar diliyorum. Sanat ve bilimin buluştuğu yerde güç vardır. Bilim doğruya, sanat güzele odaklanır ve ikisinin birlikteliği insanlığı yüceltir." dedi.

"BİZ BÜYÜKLERE YENİ SORUMLULUKLAR YÜKLEMEKTEDİR"

Emine Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti "İnanıyorum ki, çocuklarımız su ve toprak üzerine düşünürken, bir yanda yorumlama becerilerini, diğer yanda hayal güçlerini geliştirdiler. Ama daha önemlisi doğal kaynaklar ve çevre konusunda bilinç kazandılar. Artık tabiata daha farklı bir gözle bakacak, daha hassas yaklaşacaklar inşallah. Resimlerinde ortaya koydukları hakikat ise, biz büyüklere yeni sorumluluklar yüklemektedir.

"KÜRESEL GIDA ÜRETİMİ HER GEÇEN GÜN AZALMAKTADIR"

Erdoğan "Sanayi devriminden bu yana dünya bir yanda gelişirken, bir yandan da doğal kaynaklarını hızla kaybetmektedir. Kentleşme, sanayileşme, katı atıklar büyük çevre sorunlarına sebep olmaktadır. Küresel ısınma nedeniyle yaşanan iklim sorunları, gelecek yüzyılın en önemli meselesi olacaktır. Çölleşme ve kuraklık küresel bir sorundur. Dünyada bu sorundan etkilenmeyen hiç kimse yoktur. Her yıl 100 milyon hektardan fazla tarım arazisi yok olmaktadır. Aynı şekilde 5 milyon hektarın üzerinde orman arazisi tahrip olmaktadır. Tüm bunlar, 1 milyar insanın gıdaya ulaşımına manidir. Küresel gıda üretimi her geçen gün azalmaktadır.

Elbette burada gelişmiş ülkelerin sanayileşirken yaptığı tahribatın bedelini yoksul ülkeler ödemektedir. Bu nedenle, sorunların merkezinde zihniyet meselesinin olduğunu peşinen kabul edelim. Vicdanların, dimağların çölleştiği bir dünyada, topraktaki çölleşmenin önüne geçmek zordur. Toprak ve su kaynaklarının yönetimini doğru yapar, çevre dostu politikalar geliştirir, israfın önüne geçersek, çocuklarımıza daha iyi bir dünya bırakabiliriz."

"ÜZERİNDE YAŞADIĞIMIZ TOPRAKLAR, ATALARIMIZDAN MİRAS OLDUĞU KADAR ÇOCUKLARIMIZIN BİZE EMANETİDİR"

Emine Erdoğan "Üzerinde yaşadığımız topraklar, atalarımızdan miras olduğu kadar çocuklarımızın bize emanetidir. Onlara sağlıklı bir çevre bırakmak en temel sorumluluğumuzdur. Çünkü sağlıklı çevrede yaşamak her şeyden önce insan hakkıdır. Devletimiz, Bakanlıklarımızın yaptığı başarılı çalışmalarla, erozyonu önleme, toprak ve su kaynaklarını koruma konusunda büyük bir çaba içindedir. Dünyada orman varlığını artıran ülke sayısı son derece azken, Türkiye 2023'te orman alanını, ülke yüzölçümünün %30'una ulaştırma hedefindedir. 2002'den bu yana 3.5 milyarı aşkın fidan toprakla buluşmuştur. Güçlü tarım politikaları ile su kaynaklarının doğru kullanımı konusunda önemli adımlar atılmıştır. Bu çok yönlü seferberliğin, eğitimle desteklenmesi de son derece önemlidir. Geleceğimi Koruyorum projesi de, bu anlamda bir farkındalık çalışmasıdır. Projenin açılışında, çocuklarımıza hediye ettiğimiz Yeşil Defterler, evlatlarımızın toprak ve tohumla tanışmasına vesile olmuştur. Bir saksıda da olsa, ektikleri tohumun filizlenmesini beklemek, onlara sabrı öğretmiştir. Tabiat ilgi alanlarına girmiş, ağaçların cinsini tanımış, yaprakları birbirinden ayırt etmeyi öğrenmişlerdir. Domates ve bibere sahip olmak için paranın yetmediğini anlamış, suyun ve toprağın önemini farketmişlerdir.

Emine Erdoğan, suyun medeniyet olduğunu, insanlık tarihinin bir anlamda suyun tarihi olduğunu söyledi. Erdoğan, medeniyetin bir suya ulaşma yolculuğu olduğunu ifade etti.

"ŞEHİTLERİMİZİN KANLARIYLA SULANMIŞ BU TOPRAKLAR SADECE MADDİ BİR UNSUR DEĞİLDİR"

Emine Erdoğan "Kadim medeniyetler su kaynaklarının bulunduğu yerde ortaya çıkmıştır. Ganj Hint'e, Nil Mısır'a, Dicle-Fırat Mezopotamya'ya hayat vermiştir. Hulasa, su kaynaklarının korunması, medeniyetin korunması demektir. Şayet gençlerimize bu bilinci verebilirsek ve gündelik hayatlarında su, toprak ve çevre duyarlılığı sağlayabilirsek gelecek için umudumuz daha da artacaktır. Bizim anlayışımızda toprak aynı zamanda vatandır. Şehitlerimizin kanlarıyla sulanmış bu topraklar sadece maddi bir unsur değildir. İstiklal şairimizin dediği gibi, 'Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı! Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.' Şayet maddi ve manevi bilinci birlikte inşa edebilirsek, bu emanetin hakkını da vermiş oluruz."

"YAPILACAK YENİ PROJELERLE BU HASSASİYETLERİN CANLI TUTULMASINI DİLİYORUM"

Emine Erdoğan sözlerine şöyle devam etti "Bu duygularla, 'Geleceğimi Koruyorum' projesini, bu büyük amaca hizmet eden bir ilk adım olarak görüyor, bu ruhun yaşatılmasını umud ediyorum. Yapılacak yeni projelerle bu hassasiyetlerin canlı tutulmasını diliyorum. Geleceğimi Koruyorum projesinde ödül alan tüm evlatlarımızı tekrar tebrik ediyor, hayat boyu bu ödülü yaşatmalarını temenni ediyorum. Yaşatsınlar ki, birer çevre gönüllüsü olsunlar. Tüm öğrencilerimize tatil süresince tabiatta bol bol vakit geçirmelerini tavsiye ediyorum. Yeni öğretim yılına zinde bir beden ve zihinle gireceklerine inanıyor, hepsine verimli, güzel bir tatil diliyorum. Projeye emek veren tüm kişi ve kurumları tebrik ediyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum."

BİZE ULAŞIN