Korkutmaya gerek yok sırtımdan vurun dedim

Korkutmaya gerek yok sırtımdan vurun dedim

15 Temmuz gecesi Köprü’de darbeci askerlerin karşısına geçip cesaretiyle direnişin sembolü olan gazi Safiye Bayat, müşteki sıfatıyla verdiği ifadede yaşananları anlattı

5 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde darbeci askerlerin karşısına geçip tek başına gösterdiği direnişle akıllara kazınan Safiye Bayat'ın, müşteki olarak alınan ifadesine ulaştık. Bayat'ın ifadesi, köprüyü işgal eden darbecilerin yargılandığı dava dosyasında delil olarak yer aldı. Bayat ifadesinde, 15 Temmuz gecesi saat 23.00 sıralarında bir grup askerin darbeye teşebbüs ettiğini duyunca, darbeye tepkisini göstermek için Üsküdar'daki evinden çıkıp, yürüyerek Boğaziçi Köprüsü'ne gittiğini anlattı. Köprünün Anadolu yakasındaki turnikeler önüne vardığında fazla vatandaş olmadığını belirten Bayat, askerlerle konuşmak için tek başına tankların bulunduğu yere doğru yürüdüğünü söyledi. Safiye Bayat'ın, müşteki sıfatıyla alınan ifadesi özetle şöyle:
Rütbeli olduğunu tahmin ettiğim bir askere "Siz ne yapıyorsunuz? Bu askerlerin, bu tankların köprü üzerinde ne işleri var" dedim. Askerlerden biri "içeri alalım mı", biri "vuralım mı" dedi.
Rütbeli bağırmaya başladı. Beni korkutmak için tanklarda bulunan askerler ateş ettiler. Bazı askerler beni tartaklamaya başladı. Ben de arkamı dönerek "Tartaklamaya gerek yok, sen beni sırtımdan vur" dedim.
Asker beni kendine doğru çevirerek ayağımın üzerinden havaya doğru ateş etti. Askere " beni bu şekilde mi korkutuyorsun, korkmadım" dedim.



GENÇLER "ÖLMEYE GELDİK" DEDİ
Gençlere "Bunlar Türk askeri değil, benim yanağımın üzerinden ateş ettiler. Gitmeyin, sizi vuracaklar" dedim. Gençler ise "Abla zaten ölmeye geldik" dediler, askerlere doğru gittiler.
Askerler çömelmişti. Bu gençlere doğru ateş ettiler. Burada uzun süre yaralı taşımaya çalıştık. Avrupa yakasından gelen araçları durdurduk ve kontrollü şekilde yaralıları bindirdik. Sonra daha da kalabalıklaştık. Bayağı ilerlediler. Bu sefer daha çok ateş ettiler.
Bir kadının yaralandığını görünce ona yardım etmek için yanına gittim. Bu esnada sağ bacağımdan vuruldum. Vatandaşın üzerine çok yoğun ateş ediyorlardı. Yaralananların hastaneye gitmesini engellemek için sürekli ateş ettiler.
Benim kan kaybım vardı ancak kimse beni bulunduğum yerden alamıyordu. Sonra birkaç kişi gelerek beni tuttu, Avrupa yakasından gelen bir araca bindirip hastaneye götürdüler.
Ayak kemiğim parçalı kırıktı. Ameliyat oldum. Hastanede 18 gün yattıktan sonra taburcu edildim.
Ben köprüye darbeye olan tepkimi göstermek için gittim. Burada askerler beni hırpaladılar, vurdular, beni aşağıladılar, hedef göstermeden ateş ettiler. Darbeye teşebbüs eden, beni vuran askerlerden ve bu işi tertipleyen kişilerden davacı ve şikâyetçiyim.

BUNLAR TÜRK ASKERİ OLAMAZ
Askerlere "iki çocuğumu evde bırakıp, elimdeki cep telefonum ve sırt çantam ile geldim, başka bir şeyim yok" dedim. Telefonumu zorla alarak bariyere doğru attı. Sürekli beni hırpaladılar.
Cep telefonumu yerden alıp, tekrar karşılarına geçtim ve "bu yaptığınız yanlış, burayı kapatamazsınız, çabuk açın" dedim. Bu sırada rütbeli komutan, askerlerine "hazırlanın, çömelin, ateş edin" dedi. Ben geri dönerek, bayrak taşıyan çocukların yanına gelene kadar arkamdan ateş ettiler.
Bayrağı taşıyanlar bana "abla bayrağın arkasına geç" dediler ancak ben hiç aldırış etmedim ve polis panzerine kadar yürüyerek geldim. Burada kendimce dua ederek "Allah'ım bu zalimlere karşı bizi muzaffer et, bunlar Türk askeri olamaz" dedim.
BİZE ULAŞIN