Al birini vur ötekine

Al birini vur ötekine

Almanya’da genel seçimlere 21 gün kala canlı yayında karşı karşıya gelen Merkel ve rakibi Schulz’un tek uzlaştıkları konu Türkiye ve Erdoğan karşıtlığı oldu

  • Gündem
  • Pazartesi 05.09.2017
Almanya'da genel seçime 3 hafta kala başbakanlığın iki güçlü adayı canlı yayında kozlarını paylaştı. Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) partili Başbakan Angela Merkel ile rakibi Sosyal Demokrat Parti'den (SPD) Martin Schulz arasındaki düello ARD, ZDF ve RTL kanallarından canlı olarak yayımlandı. İki liderin 97 dakika süren tartışmalarının yarısından fazla bir sürede Türkiye ve Erdoğan karşıtlığı üzerinden nutuklar atması ise Alman halkına başka vaat edecekleri hiçbir şey olmadığını gösterdi. Türkiye karşıtlığında hemfikir olan hatta bu konuda 'en küstah açıklamaları ben yaparım' yarışına giren iki adaydan Merkel "Türkiye Avrupa Birliği üyesi olmamalı" derken Schulz ise "Seçilirsem Türkiye ile müzakereleri hemen keserim" dedi.

'CAMİLERİ KAPATABİLMELİYİZ'
Alman Şansölyesi radikalizme değinirken "Eğer bizim kabul edemeyeceğimiz şeyler olursa camileri kapatabilmeliyiz" diyerek skandal sözler sarf etti. Schulz ise Türkiye'nin radikalleştiğini öne sürerek, başbakan olması durumunda Türkiye'den Almanya'ya imam gelmesini yasaklayacağını söyledi. Merkel de Schulz'un bu küstah sözleri karşısında faşizanlık yarışına girerek "Gerçek net, Türkiye AB'nin üyesi olmamalı. AB'deki meslektaşlarım ile konuşup üyelik müzakerelerinin sona ermesi için ortak bir pozisyona ulaşabilecek miyiz bakacağım" diye konuştu. Schulz "Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı anlayacağı dilden konuşmalıyız ve artık bitti demeliyiz" sözleriyle siyaset dilindeki küstahlığı ve seviyesizliği de gösterdi. Düellonun moderatörleri tarafından Merkel'e "Türkiye'de 12 Alman vatandaşının siyasi nedenlerle tutuklanması karşısında Ankara'nın tavrı 'buna karışamazsınız' oluyor. Başbakan olarak çaresiz misiniz?" şeklinde bir soru yöneltildi. "Tabii ki çaresiz değilim" diyen Başbakan Merkel, Türkiye'de cezaevlerindeki Alman vatandaşlarının özgürlüklerine kavuşabilmeleri için çaba gösterdiklerini vurguladı.

EKONOMİK ŞANTAJ YAPTI!
"Türkiye, nefes kesen bir hızla tüm demokratik alışkanlıklardan uzaklaşıyor" diyen Merkel, bu yüzden 'Türkiye'ye daha sıkı ekonomik baskı uygulanması' ve daha sıkı bir seyahat uyarısı getirilmesi gerektiğini de öne sürdü. Hermes kredi garantilerinin yanı sıra Dünya Bankası ve Avrupa Yatırım Bankası'nın kredilerinin de incelendiğini söyleyen Merkel, "Böylelikle kesin bir tepki verildiğinin gösterileceğini" ifade etti. Tartışmada Türkiye ile yapılan mülteci anlaşması da masaya yatırıldı. Schulz Türkiye ile böyle bir anlaşma yapılmaması gerektiğini söylerken Merkel bazı hatalar yapıldığını söyleyerek "Anlaşma yapmak doğru bir karardı. Hatta Kuzey Afrika ülkeleriyle de buna benzer anlaşmalar yapmalıyız" dedi. Merkel ve Schulz düellonun sadece 40 dakikalık bölümünde Alman halkının gerçek gündemini ilgilendiren vergi, istihdam, emeklilik, enerji politikası ve bakım parası gibi iç siyaset konularından bahsedebildi.

AB'DEN ALMANYA'YA TÜRKİYE CEVABI
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Alman siyasilerin, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin sonlandırılmasına ilişkin açıklamaları hakkında, "Seçim kampanyalarında söylenenlerin ötesine bakmamızı öneririm. Üyelik müzakerelerinin kendi kriterleri var. Farklı tarafların ifadeleri bu konudaki ruh halini etkilemekte. Ancak önemli olan sonuç ve atılabilecek adımlardır" dedi.

SOSYAL MEDYADA DALGA KONUSU OLDU
Almanya'da genel seçimlere üç hafta kala başbakan adayı iki lider, televizyon düellosunda Türkiye'yi AB'den nasıl dışlayacaklarını anlatma konusunda yarışırken, sosyal medyadan olaya tepki gösterenler, "Tartışmanın üç ana maddesi var 1-Recep 2-Tayyip 3-Erdoğan" diyerek Merkel ve Schulz'la dalga geçti.

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANI ÖMER ÇELİK:
Tuğlası popülizm olan Berlin Duvarı inşa ediyorlar
Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik, Twitter'dan yaptığı değerlendirmede "Görülüyor ki seçime giderken Almanya'nın Türkiye ve mültecileri iç politika konusu yapmaktan başka derdi yok. Seçim vaadi olarak Alman siyasetçiler Türkiye'ye söz söyleme yarışına giriyor. Bu özensiz dilden vazgeçmeleri gerekir. Schulz'a Weimar Cumhuriyeti'ni tahrip eden popülizm hakkında daha çok okumasını tavsiye ederim. O zamanki tahripkâr popülizmin güncellenmiş hali olarak konuşuyor Schulz. Türkiye ile müzakereleri kesmekten bahsediyor. Avrupa'yı içe kapatmak AB'nin kurucu değerlerine saldırmaktır bu. Tuğlaları popülizm olan bir Berlin Duvarı inşa ediyorlar" ifadelerini kullandı. Selva ÜNAL/ANKARA

CUMHURBAŞKANLIĞI SÖZCÜSÜ KALIN:
Hangi zihniyetin seçimi kazanacağı artık belli oldu
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, "Almanya ile Avrupa'nın, temel ve acil sorunlarının adeta yok sayılarak Türkiye ve Erdoğan'a saldırılması, Avrupa'daki ufuk daralmasının yansıması. Avrupa'daki Türkiye karşıtlığı, temel sorunları öteleme ve düşman bir 'öteki' üzerinden kendini rahatlatma aracına dönüşmüş durumda. Kendini, hasım bir öteki üzerinden tanımlayan toplumlar kendi kimliklerini hiçbir zaman bulamazlar. Bu en çok o topluma zarar verir. Ana akım Alman siyasetinin popülizme ve ötekileştirmeye-düşmanlaştırmaya boyun eğmesi sadece ayrımcılığı ve ırkçılığı körükler. Alman seçimlerini hangi partinin kazanacağının çok bir önemi yok. Çünkü hangi zihniyetin kazanacağı artık belli oldu" dedi.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI:
Miyop bakış açılı siyasetçiler Türkiye'yi göremez
Merkel ve Schulz'un Türkiye karşıtı sözlerini bir forum için bulunduğu Slovenya'da değerlendiren Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Tartışma Türkiye ile başlayıp Türkiye ile bitti. Alman siyasetçilerin Alman vatandaşlarına vereceği Türkiye'den başka mesaj yok mu? Popülizmin gözü kör olsun. Avrupa şu an İkinci Dünya Savaşı öncesi değerlere dönüyor. Bu da vahşet, faşizm, şiddet, hoşgörüsüzlük ve birbirini yok etmedir. Umarım bu yoldan dönerler" dedi. Dışişleri Bakanlığı'nın konuyla ilgili yaptığı sert açıklamada da "Türkiye, anılan ülke siyasetçilerinin miyop bakış açılarının göremeyeceği zenginlikte bir aidiyete sahip olup, yönünü kendisi belirlemektedir" denildi.

20 MİLYON EKRANA KİLİTLENDİ
İki rakibin seçim düellosunu TV'den 20 milyon kişi izledi. Ülkedeki kafe ve pub'larda halk genel seçim öncesi kararını vermek için tartışmayı büyük bir dikkatle dinledi.

SEÇMENLERLE SELFİE
Berlin'de canlı yayının yapılacağı stüdyoya makam aracıyla gelen Merkel'i büyük bir kalabalık karşıladı. Merkel kendisine sevgi gösterisinde bulunanlara selam verdi, onlarla selfie çektirdi.

KADEHLERİ DEVİRDİ
İki lider düello sonunda stüdyoda kendileri için düzenlenen kokteyle katıldı. Merkel ve Schulz kendi partilileri tarafından tebrik edildi. Alman Şansölyesi'nin partide beyaz şarap içmesi basının büyük ilgisini çekti. Art arda patlayan flaşlara Merkel gülümseyerek cevap verdi.

Yayın sonrası yapılan anketlerde yüzde 55 Merkel'i düellonun galibi olarak seçti. Yüzde 35 Schulz "Daha iyiydi" derken katılımcıların yarısından fazlası Merkel'i daha güvenilir bulduğunu söyledi.
BİZE ULAŞIN