Devletle örgüt arasında kaldıklarında hep örgütü seçtiler

Devletle örgüt arasında kaldıklarında hep örgütü seçtiler

Mahmut Övür bugünkü yazısında Sezgin Tanrıkulu'nun sözleri üzerinden başlayan tartışmalar ekseninde sözde Sol aydınlarının silahlı terör örgütleri ve şiddetle ilgili kıramadıkları zincirleri ve tercihte hep örgütlerden yana olduklarını aktardı. İşte Övür'ün yazısından öne çıkanlar;

  • Gündem
  • Perşembe 14.09.2017 09:44

mahmut övür bugünkü yazısında sabah.com.tr ile ilgili görsel sonucu

Son günlerin tartışma konusu Sezgin Tanrıkulu meselesi, Türkiye siyasetinin, aydınının, akademik dünyasının temel sorunlarından biri. CHP'yi de aşan bir mesele. Bu açıklamalarda kuşkusuz gelecek yerel ve genel seçimlerde yapılması el altından yürütülen CHP-HDP ittifakının etkisi var ama sadece o değil. Bu çok daha derinlerde var olan bir zihniyet sorunu ve ahlaki duruş meselesi...

Özellikle Türkiye'nin sol ve Kürt siyasi aktörleri, sivil siyasetle, kendi deyimleriyle silahlı muhalefet yani şiddet ve terör arasına mesafe koymamakta ısrar ediyor. Geçmişte "haklı şiddet" gibi bir gerekçeye sığınan sol aydınlar, son dönemlerde biraz utangaç biçimde bunu sürdürüyor. İşin püf noktası tutuklu HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın şu tespitinde saklı: "PKK silahlı muhalefet yapan bir örgüt." Bundan sonra "PKK silah bırakmalı" hatta "silahı biz bıraktıracağız" demenin hiçbir kıymeti harbiyesi yok.

Bırakın başka siyasi aktörlerin hayatın içinde PKK eylemlerine nasıl baktığını, sadece bu bakış bile şiddete çok net "meşruiyet" kazandırıyor. Sol ve Kürt sol siyasi aktörleri, adı ne olursa olsun silah ve şiddet kullanan örgütle, devlet arasında hep örgütü tercih etti. Hatta "devlet hukuka uymak zorunda ama o yasadışı örgüt ne diyebiliriz" gibi samimiyetsiz bir yaklaşım sergiledi. Onlara göre devlet değişmez ve her koşulda haksız.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

BİZE ULAŞIN