Balistik füze adımı atmalıyız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bloomberg Küresel İş Forumu’nda konuştu: Balistik füzelerle ilgili atmamız gereken adımlar var. S-500’e, hatta S-600’e sahip olmanın gayreti içinde olmalıyım. Türkiye’yi korumak bizim görevimiz

Balistik füze adımı atmalıyız
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün New York Plaza Otel'de BM Kentler ve İklim Değişikliği Özel Temsilcisi ve eski New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg tarafından düzenlenen Bloomberg Küresel İş Forumu'na katıldı. Erdoğan, Türkiye'nin Rusya'dan almayı planladığı S-400 füze savunma sistemiyle ilgili soruya çarpıcı bir yanıt verdi. Erdoğan, özetle şunları söyledi:

KENDİMİZİ KORUMALIYIZ
Yanı başımdaki Suriye'de S-400 varken, ben kendim bir S-400'e, belki S-500'e, hatta hatta S-600'e sahip olmanın gayreti içinde olmak durumundayım. Bunlar kendimizi korumaya yönelik atmamız gereken adımlardır. Balistik füzelerle ilgili atmamız gereken adımlar da vardır. 80 milyon Türkiye'yi korumak bizim görevimizdir. Bunun için de ne gerekiyorsa A'dan Z'ye yapacağız. Biz NATO ülkelerinden istediğimiz silahları alamıyorsak ne yapacağız, başımızın çaresine bakacağız.

PARAMIZLA ALAMADIK
Biz İHA'ları birçok dost NATO ülkelerinden istemişizdir, paramızla. Paramızla istediğimiz halde bunları alamadık. Daha basit, Sig Sauer tabanca, bunları alamamışızdır. Alamayınca ne yapacağız, başımızın çaresine bakacağız. Terör örgütüne bu silahları bedava veriyorlar, para almadan veriyorlar. Türkiye senin ortağın olacak, NATO'da beraber olacaksın, istediğin silahı NATO'daki ortağından, müttefikinden alamayacaksın. Bu neyle izah edilir. Onun için bu adımı atmak durumundayız ve atıyoruz ve şu anda da hızla devam ediyoruz. Görüşmelerimiz, ortak çalışmalarımız devam ediyor. Ama biz bunları Amerika ile de Fransa ile de, mesela EUROSAM, Fransa, İtalya, Türkiye olarak üçlü anlaşmamız var. Demek ki olumlu yaklaşımlar karşısında Türkiye olumsuz değil.

BEN ANLAYAMIYORUM
Suriye'de bir DEAŞ terör örgütü var. Fakat Suriye'nin kuzeyinde bir başka terör örgütü var. Bu terör örgütü de Türkiye'deki PKK terör örgütünün bir yan kuruluşu. PYD-YPG terör örgütü şu anda Amerika'nın Rakka operasyonunda DEAŞ terör örgütüne karşı birlikte mücadele verdiği bir terör örgütü. Demokrasiye inanmış bir ülkenin bir terör örgütüyle işbirliği yaparak bir başka terör örgütünü yok etmesini ben anlayamıyorum.

ENDİŞELİYİM
Suriye'deki bu terör örgütlerine gelen destek 3 bin TIR'ı aşmıştır. Burada tanklar, toplar, ağır zırhlı araçlar, mühimmat var. 3 bin TIR'ın üzerinde. Şimdi ben Türkiye olarak düşünüyorum; Kuzey Suriye'ye gelen bütün bu ağır silahların yarın bana karşı kullanılmayacağını kim garanti edebilir? Bize şu söyleniyor, 'Biz bunları seri numaralarını alıyoruz. DEAŞ'ı temizledikten sonra biz bu silahları alacağız.' Sayın Bush döneminde aynı durumu yaşadık. Almanların da, Fransızların da Amerikalıların da silahları vardı. Şimdi aynı yanlış burada işleniyor. Bu endişeyi taşıyorum. Dolayısıyla bunu gidermek lazım.

ASKERİMİZ SINIRDA HAZIR
(Suriyede askerleriniz kalacak mı?) Gelişen şartlara göre değişir. Sınırda şu anda hazır vaziyette bekliyorlar. Her an orada göreve hazır durumda barışı tesis edecekler.

BAĞIMSIZ DEVLET İLANINA İZİN VERİLEMEZ
(IKBY'nin referandumuna olan reaksiyonunuz nedir?) Irak'ın toprak bütünlüğü tezini savunduk. Irak asla parçalanmamalı dedik. Bugün biz aynı noktadayız. Irak'ın toprak bütünlüğünden yanayız. Özel temsilcilerimi ben Sayın Barzani'ye gönderdim. Dedik ki sakın böyle bir yanlışın içersine girmeyin.
Biz darda kaldığınız zamanlarda size her türlü desteği vermiş bir ülkeyiz. Böyle bir yanlış yapmayın. Ne yazık ki bu yanlışı şu anda yapmış durumdalar. Ayın 27'sinde benim MGK toplantım vardı. BM gündemi sebebiyle bu toplantıyı biz 22'sine aldık. Döner dönmez cuma günü Ankara'da MGK'yı topluyoruz. MGK toplantımızda ne gibi yaptırımlar uygularız bunun kararını alacağız. Tabi biz MGK olarak kararı aldıktan sonra Hükümetimize göndereceğiz. Hükümetimiz de Bakanlar Kurulu toplantısında kararını verecek. Ondan sonra açıklamamızı yapacağız. Hedef şudur. Bir defa kesinlikle Irak'ta böyle bir bağımsız devlet ilanına biz taraf değiliz, asla olamaz. Böyle bir şeye müsaade edilmesi mümkün değil. Orada sadece Kürtler yaşamıyor. Orada Türkmenler, Araplar var. Bütün bunların birlikteliğini bozmaya kimsenin hakkı yok.

NEREDESİN ABD YARGISI?
Korumalarım hakkında soruşturma açtılar. Çok ilginçtir bunların içinde 4 tanesi olay mahallinde yok, hatta ikisi ABD'ye hiç gelmemiş. Nerdesin sen Amerikan yargısı? Sayın Trump ile bunu görüştüm. 'Takipçisiyim' dedi. Tamamen siyasi bir tavır söz konusu. Çünkü bu kararı veren savcının biz kimliğini gayet iyi biliyoruz.

MİNDERDEN KAÇAN OLMAYIZ
(Türkiye neden AB'den vazgeçmiyor?) Ben diyorum ki karar merciinde olanlar onlar. Onlar bize kapıyı kapatsa biz kararı rahat veririz. Çok da meraklı değiliz. Ama onlar istiyorlar ki Türkiye buradan kaçsın. Yok, biz hiçbir zaman minderden kaçmadık, minderden kaçan da olmayız. Minderden kaçan onlar olsun. Kararlarını versinler, bizim kararımız kolay. 54 yıldır Türkiye AB kapısında bekletiliyor. Türkiye'ye uygulanan aslında siyasi bir ambargodur, AB müktesebatına ters bir yaklaşımdır bu.

TRUMP İLE KRİTİK GÖRÜŞME BUGÜN...
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bugün ABD Başkanı Donald Trump ile görüşecek. Erdoğan - Trump görüşmesinde Suriye'deki gelişmeler, Kuzey Irak'taki referandum süreci başta olmak üzere bölgesel gelişmeler ele alınacak.

PUTİN 28 EYLÜL'DE TÜRKİYE'YE GELECEK
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ile ittifakın büyüyüp büyümeyeceğinin sorulması üzerine, "Bizim siyasetteki tezimiz şu, dostları çoğalt, düşmanı azalt. Biz buna çalışıyoruz. Rusya ile bir olumsuzluk yaşadık ama çok kısa zamanda bu olumsuzluğu gidermek suretiyle şu anda Rusya dış ticaret hacminde ciddi tırmanışa geçmiş vaziyette. Rusya ile 36 milyar dolara ulaşan bir ticaret hacmini yakaladık. Turizmde Rusya bu yıl Almanya'yı da geçmek suretiyle bir numara olacak. Çok ciddi bir turist akımı Rusya'dan Türkiye'ye doğru geldi, geliyor. Tabi ki Türkiye olarak kazan kazan esasına dayalı bir şekilde hesabımızı yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz" dedi.
Pazartesi günü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le telefonda görüşeceklerini belirten Erdoğan, Putin'le perşembe günü de bir akşam yemeği yiyeceklerini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, ikili ilişkileri ve Suriye konusunu ve İdlip'te yaşanan sıkıntıları konuşacaklarını belirtti.
Öte yandan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözünü ettiği akşam yemeğinin 28 Eylül'de Türkiye'de olacağı öğrenildi.

ROŞ AŞANA BAYRAMI'NI KUTLADI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Musevi vatandaşların Roş Aşana Bayramı'nı kutladı. Erdoğan, yayımladığı mesajda, İbrani takvimine göre yılbaşını simgeleyen Roş Aşana'nın Musevilik inancının en önemli dini bayramlarından biri olduğunu belirtti. "Toplumsal, kültürel ve dinsel farklılıkları tarih boyunca zenginlik olarak telakki eden kadim bir geleneğin mensupları olduklarını" vurgulayan Erdoğan, "Tüm vatandaşlarımızın kendi kültür, din ve geleneklerini özgürce yaşayabilmelerinin en temel haklardan biri olduğuna inanıyor, ecdadımızdan miras aldığımız bu anlayışın muhafazasını birlik ve beraberliğimizin de teminatı olarak görüyoruz. Roş Aşana münasebetiyle başta vatandaşlarımız olmak üzere tüm Musevilere tebriklerimi iletiyor, kendilerine esenlikler diliyorum" dedi.
BİZE ULAŞIN