İhanet konuşmaları

İhanet konuşmaları

Darbecilerin, 15 Temmuz’da ilk kez gün yüzüne çıkan konuşmaları, darbe emirlerinin daha ilk dakikalardan itibaren en alt seviyeye kadar nasıl indiğini gözler önüne koydu. Hainler, “terör alarmı” adı altında tezgâhlanan darbe hakkında “Millet anlamadığı için bir şey yazamıyor de mi, ne oluyor falan diyor” diyerek dalga geçiyor

SABAH, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile İkinci Başkan Orgeneral Yaşar Güler'i kaçıran özel kuvvetler timlerinin içeri alınması ve kalkışmaya karşı çıkan polislere ateş edilmesi emrinin verildiği Güney Nizamiye ses kayıtlarına ulaştı.
Genelkurmay Çatı Davası'nın dosyasına giren bilirkişi raporunda ayrıntılarıyla yer verilen konuşmalar, nizamiye içindeki ses de alabilen kameralardaki görüntülerin çözülmesi sonucunda ulaşıldı. O konuşmalardan bazıları ve darbe girişimi için taşıdıkları önem şöyle:
BÜYÜK RESİMDE NELER OLUYOR: Çoğunluğu kimden çıktığı belli olmayan ortam sesi olarak yansıyan konuşmalar önce "çekiç alarm durumu"nun ilan edildiğinin duyurulmasıyla başlıyor. Bu aşamadan sonra iki darbeci arasında şu konuşma geçiyor:
-Abi büyük resimde ne oluyor bilginiz var mı?
-Büyük resimde mi?
-Herkesi toplamaya gidiyorlarmış, Kara Harp Okulunda bir Tümgeneral almışlar
-Onu biliyorum, haberim var
-Bilmiyorum haberlerde bir şey yok şu an
-Millet anlamadığı için bir şey yazamıyor de mi, ne oluyor falan diyor adamlar

KAMERALARI KAPATTIRIN, POLİSİ UZAKLAŞTIRIN
Nizamiye bölgesinin rütbelilerinden biri olduğu anlaşılan bir başka darbeci bu sırada çevresindekilere şu emirleri veriyor:
"Işıkları da kapatın, bilgisayar ekranlarını da kapatın. Karşı tarafa söyleyin bilgisayar ekranlarını kapatsınlar, dışarıdan da gözüküyor bilgisayar ekranlarını kapatsınlar. Kameraları kapatsınlar, gözetleme kameraları hariç."
Bu sırada aynı kişi, çevreye güvenlik nedeniyle gelmeye başlayan polislere megafonla, "Durma, bekleme yapma, devam et" diye sesleniyor ve emrindeki askerlere de polislerin bölgeden uzaklaştırılması emrini veriyor. Bu kişi, Genelkurmay içine girmeye başlayan ambulanslarda polis bulunabileceği uyarısını da yapıp, ambulansların içinin kontrol edilmesini istiyor.
ORGENERALİ ALMIŞLAR HAZIRDA BEKLE: Darbeciler önce karayoluyla kaçırmayı planladıkları Genelkurmay 2'nci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler'in rehin alındığını, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın da alınacağını birbirlerine şöyle haberdar ediyorlar:
Yener Yılmaz: Orgenerali almışlar orgenerali, hazırda bekle (Uzman çavuşa sesleniyor) Mantarları kaldır, bariyerleri kaldır
Uzman Çavuş: Efendim ne olmuş (bu sırada silah sesleri duyuluyor) Ne olmuş efendim yukarda?
Yener Yılmaz: Arkadaşlar... Erman... Burdalar burdalar... Sadece Genelkurmay Başkanımız var. O da çıkacak, tamam o da çıkacak.
Konuştuğu diğer kişi: Aldık, aldık, aldık... Orda durmayın.
POLİS DAHİ GELSE VURULACAK: Konuşma kayıtlarına göre bir ara nizamiyeye Çankaya İlçe Emniyet Müdürü geliyor ve zorla uzaklaştırılıyor. Binbaşı Yener Yılmaz bu aşamada çevresindekilere, "Bir daha gelirse ateş edin" diyor ve bir taraftan diğer polisleri uzaklaştırmaya çalışırken bir taraftan da çevresindekilere, "Bütün arkadaşlar, komutanlarım... gelse polis dahi gelse vurulacak" emrini veriyor.



BANT YOK MU BANT: Nizamiyedeki konuşmalar, Korgeneral Metin Gürak'ın derdest edilme anında yaşananları çıplaklığıyla anlatıyor. Bu konuşmalara göre bölgeye gelen Metin Gürak darbecilere önce, "ne oldu burada" diye soruyor ve içeri girmeye çalışıyor. Darbecilerden biri Gürak'a, "İçeriye dışarıya çıkış yok gelemezsiniz yani, giremezsiniz komutanım. Komutanım sivilsiniz herkes mevzide..." diye uyarıyor.
Gürak girmekte ısrar edince bir darbeci Gürak'ı derdest edeceklerini söylüyor ve aralarında şu konuşma geçiyor:
Darbeci: Bağlıcam seni,
Gürak: Gel buraya bağla, bağla, gel buraya. Korgeneral var senin karşında.
Darbeci: Emir var emir.
Gürak: Korgeneral var.
Darbeci: Orgeneralin emri var.
Gürak: Korgeneral var.
Darbeci (Diğerine sesleniyor): Bağla bağla.
Bir başka darbeci: Bant yok mu bant, bant yok mu ya...
Bu konuşmadan sonra Gürak, 5 darbeci tarafından elleri arkadan bağlı gözleri bez parçası ile kapatılmış halde derdest edilerek içeri alınıyor.
Bu aşamada darbecilerden Albay Nuri Kayır, diğer Albay Özay Yılmaz'a seslenerek, "Özay helikopter işini şey yapalım, değerlendirelim" diye sesleniyor ve "Tabii tabii" yanıtını alıyor.


FETÖ çetesinin "Tatbikat sanıyorduk" savunmaları bu konuşmalarla çürümüş oldu.

YAŞAR GÜLER'İN DERDEST EDİLME ANI
Genelkurmay 2'nci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler'i önce karayoluyla kaçırma planı ve Güler'in nizamiyeden çıkarılmaya çalışılma anında ise ağırlıklı olarak silahlar konuşuyor.
Bir süre çatışmanın yaşandığı ve Güler'in emir subayının öldüğü anda darbeciler önce ateş eden diğer darbecilere ateş kes, Yaşar Güler'e de "araç in" emri veriyor ve şu konuşma geçiyor:
Darbeciler: Kapıyı açın bakim... İkinci... Yahu ikinci başkan!
Yine darbeciler: Ateşkes, araç in, araç in, araç in, araç in. Güler'in koruması: Lan komutanı vuracaksınız, bekleyin sabredin lan, bekleyin atmayın, atma, komutanın adamıyım ben, yakın korumasıyım.
Darbeciler: Yat yere lan, yat lan yere.
Darbeciler bu aşamadan sonra kaçıramadıkları Yaşar Güler'i derdest ederek yeniden kışla içine alıp daha sonra helikopterle götürüyorlar.
BİZE ULAŞIN