FETÖ'nün üyesi değil Sözcü'sü

FETÖ'nün üyesi değil Sözcü'sü

Sözcü hakkındaki ‘FETÖ hiyerarşisine bağlı olmadan isteyerek yardım’ iddianamesine yeni deliller eklendi. Gazetenin örgüt amaçları doğrultusunda yayın yaptığı belirtildi.

  • Gündem
  • Pazar 12.11.2017 13:48

Sözcü Gazetesi'nin FETÖ ile işbirliği yaparak suça karıştığı iddia edilen bazı çalışanlarına ilişkin Ağır Ceza Mahkemesi'nde süren davanın devam ettiği öğrenildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmada tespit edilen yeni deliller de dosyaya eklendi. Bu delillerin başında ise Uğur Dündar'ın Sözcü Gazetesi'nde yazdığı ve ABD Savcılığı'nca FETÖ mensupları ile beraber yürütülen soruşturmaya ilişkin yayınlar geliyor. Dündar'ın yanı sıra FETÖ ile işbirliğini açıkça yazan Emin Çölaşan da yer alıyor. Sözcü, "Silahlı terör örgüte içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek, isteyerek yardım etmek"le, patronu Burak Akbay ise "Terör örgütü yönetmek"le suçlanıyor.

ŞEKLEN KARŞI TESPİTİ

Star'ın haberine göre Savcılık, şekil olarak FETÖ/PDY'ye karşı görünen Sözcü gazetesinin örgütün yayın organlarından bir farkının olmadığını ve aynı amaca yönelik kamuoyu oluşturmaya çalıştığını belirttiği dosyaya tespit tutanağıyla yeni deliller ekledi. Sözcü'nün firari sahibi Burak Akbay ile çalışanları hakkında savcı Asım Ekren tarafından yürütülen soruşturmada, FETÖ-Sözcü işbirliğinin belgeleri dedirten skandal yayınlar tespit edildi. Bunlar dosyada yer aldı.

TARAF GİBİ...

Örgütün medya yapılanması ve hareket tarzları ile Sözcü gazetesinin, ulusal - uluslararası yankı uyandırabilecek derecede önemli ve özellikle kurgulanmış haberlerin veriliş şekli ve kamuoyunda doğurabileceği sonucun amaçlanması açısından neredeyse birebir örtüştüğü belirtildi. Bu konuda çeşitli örneklere yer verilen iddianamede, kapatılan Taraf gazetesinin kuruluş aşamasında ve ilk yayınlarında, gündelik konularda Türk Solu Dergisi, Sözcü gazetesi gibi yayınların özelliğinde olduğu, önem arz eden, ülke yönetiminin gidişatını etkileyebilecek derecedeki faaliyetlerinde ise FETÖ/PDY'nin amaçları doğrultusunda hareket ettiğine vurgu yapıldı.

MANŞETTEN İFTİRA

FETÖ'nün amaçları doğrultusunda yapılan yayınlarla ilgili suç unsuru taşıdığı gerekçesiyle savcılık tarafından düzenlenen tespit tutanaklarında Sözcü'nün FETÖ ile işbirliğini gözler önüne seren çarpıcı detaylar yer alıyor. 17-25 Aralık darbe kumpas dosyasındaki FETÖ iddialarını olduğu gibi sayfalarına taşıyan Sözcü, MİT TIR'ları ihanet kumpasında da FETÖ'nün gazetelerinden daha alçakça yayınlara imza atarak, "koskoca bir devlet teröristlere silah yardımı yapar mı" manşeti attı. Sözcü FETÖ'nün sosyal medya tetikçisi Fuat Avni hesabından yaptığı iftira ve devlet güvenliğine ilişkin çarpıtılmış bilgileri de haberleştirerek meşrulaştırmaya ve örgütün sesini duyurmaya çalışan sayısız haber yaptı.

ÇÖLAŞAN'DAN DESTEK

Sözcü yazarlarından Emin Çölaşan'ın "Şimdi cemaati destekleme zamanı'', yine yazar Necati Doğru'nun ''Nylon Darbe'' yazısına yer verilen iddianamede, gazetede bazı köşe yazılarının FETÖ'nün amacına hizmet ettiği belirtildi. Özellikle 17/25 Aralık'tan sonra FETÖ'nün amacına hizmet eden yayınlar yapan Sözcü'de çıkan haberlere yer verilen iddianamede, Sözcü'de 1 Ocak 2016 tarihinde yayınlanan bulmacada Cumhurbaşkanı için ağza alınmayacak hakaretlerin yer aldığı vurgulandı.

17 ARALIK SERVİSİ

FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminin ardından KHK ile açığa alınan polis memurlarınca, takipsizlikle sonuçlanan 17 Aralık 2013'te yapılan soruşturmaya ilişkin fiziki ve teknik takip kayıtlarının Sözcü gazetesine gönderildiği anlatılan iddianamede, gazetenin de kamuoyunda algı oluşturma kapsamında so¨z konusu bilgileri gerc¸ekmiş gibi ve su¨reklilik arz edecek şekilde haberleştirme gayretinde oldugˆu belirtildi.

ZARRAB ÜZERİNDEN SİYASETÇİLERİ SUÇLADI

Uğur Dündar'ın Halk TV'de yayınlanan 'Halk Arenası' programında Fetullahçı polislerle irtibatı deşifre olan ABD'li savcı Preet Bharara ile ilgili sözleri de tespit tutanağına girdi. Dündar'ın 22 Mayıs 2016'da kaleme aldığı 'Rıza Zarrab dosyasındaki 91 Türk' başlıklı yazısı tespit tutanağına konuldu. Yazıda şunlar kaydedildi: "Savcı, Reza'nın dosyasına her geçen gün yeni bir suç ortağının adını ilave ediyor. Dosyadaki işbirlikçi Türk sayısının şimdilik 91'e ulaştığı, aralarında önemli siyasetçilerin bulunduğu öne sürülüyor." Uğur Dündar'ın 21 Aralık 2013 tarihli 'Ürkütücü gerçeği açıklıyorum' başlıklı yazısı da soruşturma dosyasına girdi. Yazıda, Uğur Dündar'ın tıpkı Fetullahçı Terör Örgütü mensuplarının yaptığı gibi Rıza Zarrab üzerinden Türk siyasetçilerini suçlaması dikkat çekiyor.

UĞUR DÜNDAR'I FETÖ MÜ BESLEDİ

Uğur Dündar, 'Zarrab soruşturmasının uzanabileceği vahim boyutlar!...' başlıklı 3 Haziran 2016 tarihli yazısında şu satırlara yer verdi: "Geliyoruz sözün özüne… ABD'li Savcı Preet Bharara Reza Zarrab'ı, Devrim Muhafızları'na maddi destek aktarmak ve böylece Kudüs Gücü'nün başka ülkelerde terör eylemleri yapmasını sağlamakla suçluyor. Ayrıca Reza Zarrab'ın bu faaliyeti, Türkiye'deki bazı önemli siyasetçilere rüşvet vererek sürdürdüğünü iddia ediyor. Şimdi gördünüz mü, bir suikast girişiminin ardındaki gerçekleri ve soruşturmanın uzanabileceği vahim derinlikleri?..."

ILICAK, DÜNDAR İLE SÖZLEŞMİŞ GİBİ...

Aynı tarihte Nazlı Ilıcak Fetullahçı Özgür Düşünce Gazetesi'nde Uğur Dündar ile sözleşmiş gibi benzer şu satırları kaleme aldı: "17-25 Aralık'tan sonra, yolsuzlukların örtülmesi hususunda kim kiminle el ele tutuştu… Rıza Sarraf'ın avukatının mahkemeye sunduğu belgeler bunu pek güzel gösteriyor. Ve maalesef, kimilerinin gözü, Cemaat düşmanlığıyla körleştiği için, Tayyip Erdoğan, masum insanların cezaevine atılmasına yol açan Cadı avını başarıyla yürütebiliyor. Ama bakın Savcı Preet Bharara, avukatın tezlerine karşı ne dedi: "Türkiye'deki dosya, savcı değiştirilince kapatıldı. Savcısı değişince verilen takipsizlik kararını dikkate almıyoruz. Bir başka ülkenin iç işlerine karışmıyoruz ancak, orada elde edilen bilgiler ve deliller bizdekilerle örtüşüyor." Demek ortada bir Cemaat oyunu yok. Ciddi bir yolsuzluk söz konusu. Türkiye'de önde gelenlerle rüşvet ilişkisi kurabildiği için, "Sarraf oraya kaçar ve bize iade etmezler" endişesini taşıyan Savcı Bharara, kefaletle tahliyeye karşı çıkıyor; "Bu Cemaat'in oyunu, darbesi" tezine katiyen katılmıyor."

BİZE ULAŞIN