İki cephede savaşıyoruz

Başbakan Yıldırım: Vatan ve millet mücadelesi iki cephede sürüyor. Biri sınırlarımız ötesinde, diğeri de sınırlarımız içinde hain terör örgütleriyle yaptığımız mücadeledir

İki cephede savaşıyoruz

Başbakan Binali Yıldırım, Jandarma Genel Komutanlığı'nın Beştepe Karargâhı'nda düzenlenen "Bölge ve İl Jandarma Komutanları Toplantısı'nda konuştu. İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı'nın her yıl düzenlediği ve 81 ilin jandarma komutanlarının katıldığı toplantıda terörle mücadeleye vurgu yapan Yıldırım, dünyanın hiçbir yerinde aynı anda üç terör örgütü ile etkin mücadele eden başka ülke olmadığını belirtti.
Güvenlik güçlerine seslenen Yıldırım, "Devletimiz ve milletimiz arkanızdadır. Mücadele ederken bu gerçeği aklınızdan çıkarmayın. 89 milyon milletimizin duası da sizlerledir" dedi. Yıldırım özetle şunları söyledi:

MÜCADELE İKİ CEPHEDE SÜRÜYOR
Vatan ve millet mücadelesi iki cephede devam ediyor. Biri sınırlarımız ötesindeki sınır güvenliğimiz için yaptığımız mücadeledir. Fırat Kalkan'ı bunun en önemli örneğidir. Diğeri de sınırlarımız içinde hain terör örgütleri ile yaptığımız mücadeledir.

Başbakan Binali Yıldırım'dan önemli açıklamalar


KAHRAMANCA MÜCADELE UNUTULMAYACAK: 15 Temmuz ülkemiz için bir dönüm noktasıdır. Alçak terör örgütü FETÖ darbe girişiminde bulunmuş ve milletimiz buna şahit olmuştur. Kurumlarımızı bombaladılar, insanları gözlerini hiç kırpmadan katledip, ortalığı yakıp yıktılar. Milletimize, kardeşliğimize ve demokrasimize kurşun sıktılar. (Jandarma Genel Komutanlığı) Şu bina bunun en canlı şehididir. Başta Jandarma Genel Komutanımız Arif Çetin ve vatansever jandarma mensuplarımız gereken kahramanlığı göstererek burayı alçaklardan kurtarmıştır. Bu kahramanca mücadele asla unutulmayacak ve unutturulmayacaktır.
TERÖRLE MÜCADELEDE SON 1.5 YILDA BÜYÜK BAŞARI: 15 Temmuz'dan önemli bir ders çıkardık. Bunlardan biri de TSK'nın yeniden yapılandırılması ve kolluğun yeniden gözden geçirilmesidir. Bu çalışmalardan biri de Jandarma'nın İçişleri Bakanlığı'na tamamen bağlanmasıydı. Bu karardan sonra terörle mücadelede önemli bir dönüm noktası oldu. Terörle mücadelede savunma yerine taarruz dönemine geçildi. Terörle; askeri, polisi, güvenlik korucusu ile topyekûn bir mücadele başlattık. Geçmiş 40 yıl ile geçen 1.5 yıl kıyaslandığında büyük bir başarı elde edilmiştir. Bu başarıda koordinasyonun katkısı önemli olmuştur.



PKK'NIN BELİNİ DOĞRULTMASINA İMKÂN YOK: DEAŞ alçak terör örgütü ile mücadelede 4 binin üzerinde DEAŞ'cı teröristi etkisiz hale getirdik. Ülkemize girmeye çalışan 50 binin üzerinde yabancı savaşçıyı geri gönderdik. 5 binin üzerinde DEAŞ örgüt mensubunu da yakaladık. Küresel oyuncuların piyasaya sürdüğü PKK terör örgütüne karşı da son yıllarda verilen mücadele destansı bir mücadeleye dönüşmüştür. PKK terör örgütünün bir daha belini doğrultmasına imkan yoktur. Artık terör örgütünün yurt içindeki faaliyetlerinin sonlandırılmasına çok az kalmıştır. Güvenlik güçlerimizin asla kış uykusuna yatmak gibi bir niyeti yoktur. Başbakan Yıldırım dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildi. Yıldız Sarayı Mabeyn Köşkü'nde basına kapalı gerçekleştirilen kabul 40 dakika sürdü.

DEVLET YURDUN DÖRT KÖŞESİNDE İNİSİYATİF ALDI
Mücadele ederken burası polisin, burası askerin, burası jandarmanın yeri diye bir şey yok. Bu memleket meselesi, asla böyle bir ayrım olmayacak. Teröristler şimdi inlerine kadar girilerek bulundukları yerde etkisiz hale getiriliyor. Bugün yurdun dört köşesinde devlet inisiyatifi almıştır, yönetime hakimdir. Bu bölgede ayakta kalmak kolay değil. Hareketli dinamik bir bölgedeyiz. Birçok ulusal gücün birçok küresel terör örgütünün bölgeyle ilgili emelleri var. Bunların farkında olarak mücadeleyi sürdürüyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde aynı anda üç terör örgütü ile etkin mücadele eden başka ülke yok.

DEVLETİN YUMRUĞU ÖRGÜTLERİN TEPESİNDE
Bugün İHA, SİHA'lar ve diğer savunma teknolojileri ile noktasal tacizler yapılıyor ve büyük bir eylem olmadan devletin yumruğu anında terör örgütlerinin tepesine indiriliyor. Bu ülke 2000'li yıllarda savunma sanayisinde yüzde 80 dışa bağımlı haldeydi. Bugün yüzde 65 seviyesinde savunma sanayisinde yerli ve milli imkan kabiliyetine ulaşmış durumdayız. Savunma sanayimizin toplam proje sayısı 66'dan 553'e çıkmış, toplam proje bedeli de 5 milyar dolardan 60 milyar doların üzerine çıkmıştır. Savunma sanayisi sektör cirosu 1 milyar dolardan 6 milyar dolara erişmiştir. Kendi kendimize yeterli hale gelmemiz lazım. Devletimiz ve milletimiz sizin arkanızdadır. Mücadele ederken bu gerçeği aklınızdan çıkarmayın. 89 milyon milletimizin duası da sizlerledir.
BİZE ULAŞIN