Ağlatılan her çocuk yeni fırtına habercisi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kudüs meselesi sadece kalple buğz edilerek geçiştirilemez. Somut adımlar atılmalı. Kudüs’te ağlatılan her çocuk, acı çektirilen her anne yeni bir fırtına habercisi

Ağlatılan her çocuk yeni fırtına habercisi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün AK Parti Sosyal Politikalar Başkanlığı tarafından "Anadolu dünya dolu" temasıyla ATO Congresium'da düzenlenen Dünya Göçmenler Günü etkinliğine katıldı. Erdoğan'ın burada yaptığı konuşmadan satırbaşları şöyle:

SOMUT ADIM ATMALIYIZ: İnsanlığın, özellikle coğrafyamızın sorunları öylesine çoğaldı ve derinleşti ki artık kalple buğz etmekle yetinemeyiz. Bunun son örneği Kudüs meselesidir. Kudüs, İsrail'in işgalinden beri kesintisiz şekilde huzursuzluğun, haksızlığın, adaletsizliğin yaşandığı bir yer haline gelmiştir. İsrail'in Kudüs ile birlikte tüm Filistin'de uyguladığı devlet terörünün acı görüntüleri hepimizin hafızalarındadır. Amerika'nın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararı bu zulmün adeta ödüllendirilmesidir, teşvik edilmesidir. Kudüs meselesi sadece kalple buğz edilerek geçiştirilebilecek bir konu değildir. Hatta bu konudaki sorumluluğumuzun gereğini sadece dille ifade ederek de yerine getirmiş olamayız. Kudüs konusunda mutlaka, somut, elle tutulur, gözle görülür, netice almaya yönelik adımlar atmak zorundayız. Müslümanlarla birlikte Hıristiyanların da kutsal mekanlarını barındıran Kudüs'ü İsrail gibi işgalci bir gücün insafına terk etmek insanlığı bin yıl geriye götürecek tehlikeli bir sürecin kapısını açmaktır. Bugün Kudüs'te ve Filistin şehirlerinde ağlatılan her çocuk, acı çektirilen her anne, vurulan, dövülen, hakaret edilen her insan yaklaşan yeni bir fırtınanın habercisidir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Dünya Göçmenler Günü etkinliğinde konuştu

UYANIŞA VESİLE OLACAK: Adaletin olmadığı yerde zulüm vardır. Ama aynı zamanda bir uyanış, bir başkaldırı vardır. Kudüs meselesi inşallah topyekün insanlığın ve özellikle Müslümanların uyanışına vesile olacaktır. Biz bu konuda üzerimize düşenleri yaptık, yapmayı sürdüreceğiz. 70 yıldır göçmen durumunda olan Filistinli kardeşlerimizin yeniden yurtlarına, evlerine kavuşana kadar bu mücadelemizi sürdüreceğiz. Adaletten, hukuktan, meşruiyetten asla taviz vermeden, teröre, iftiraya, çirkinliğe kesinlikle müsaade etmeden bu mücadeleyi zafere ulaştırmakta kararlıyız.

DÜNYA HEPİMİZE YETER: Nüfus ne kadar artmış olursa olsun dünya hepimize yetecek, hepimize güvenli, huzurlu, müreffeh bir gelecek sağlayacak büyüklüktedir. Yaşarken dünyaya sığmayan insana öldüğünde 2 metrekarenin dahi büyük geldiği bilindiği halde tamahkarlığından geri durmayanların Allah gözlerini doyursun diyoruz.

Etkinliğe Samuel Eto'o, Ricardo Quaresma, Moussa Sow, Fernando Muslera, Bafetimbi Gomis, Vincent Janssen, Bobby Dixon gibi sporcular da katıldı.

BAŞIMIZ DİK: Dünyanın 191 ülkesinden 4.5 milyona yakın göçmen statüsündeki insanı topraklarında barındıran bir devlet olarak bu konunun anlamını ve önemini en iyi bilenlerdiniz. Türkiye olarak bizim göçmenler konusunda başımız ne kadar dikse maalesef kendilerini gelişmiş ülkeler modern çağdaş olarak tanımlayan ülkelerin başı da o kadar eğiktir.

DEVEDE KULAK DEĞİL: Ülkemizdeki sığınmacılar için kamu kuruluşlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla, belediyelerimizle, vatandaşlarımızın kendi inisiyatifleriyle 7 yılda toplam 30 milyar dolarlık bir harcama yaptık. Hamdolsun Türkiye bu yardımları hiçbir sıkıntıya düşmeden yapabilecek imkânlara sahip bir ülke. Ya biz bu yardımlara muhtaç olsaydık, ne olurdu? 3-5 milyon dolarlık krediler için uluslararası kuruluşlarını kapılarında adeta el açtığımız devirler vardı. IMF'nin kapısında olduğumuz günler vardı. Artık bu tür rakamlar bizim için devede kulak bile değil. AB ile yaptığımız anlaşmaya göre biz sığınmacı geçişini engelleyecektik, AB hem bize mali yardım yapacak hem de serbest dolaşım hakkımızı verecekti. Kara ve deniz sınırlarımızı tamamen kontrol altına alarak Avrupa'ya göçmen akınını neredeyse sıfırladık. Ama onlar verdikleri sözlerin hiçbirini tutmadı.

'HELAL HARAM NEDİR BİLMİYOR'
"Ana muhalefetin başındaki zat, 'Nerede bu 30 milyar dolar?' diyerek soruyor. Ömründe bir garibe üç kuruşluk faydası olmayıp, bir yaşındaki çocuğu bile sigortalı yapacak kadar helal haram nedir bilmeyenden böyle bir şeyi sorma hakkı olabilir mi? Bir yaşındaki torununa SSK'dan kalkıp imkan hazırlıyor. 15 yaşındaki çocuğunu SSK'lı yapıyor. Bu zatın hesap uzmanlığını, ekonomi bilgisini, insanlık anlayışını biz SSK döneminden iyi biliyoruz. Halbuki azıcık hesap kitap bilse, yemesiyle, içmesiyle, barınmasıyla, eğitimiyle, sağlığıyla, belediye hizmetleriyle, her şeyiyle bu insanlar için kişi başına yapılan aylık harcamanın birkaç yüz dolar civarında olduğunu kendisi de görecek. Göçmenler konusunda biz elimizle yapabildiğimiz her şeyi yapıyoruz. Başbakanımız bir heyetle birlikte Bangladeş'te. Turistik seyahate gitmedi Bay Kemal. Nereye gitti? Rohingya Müslümanları var ya, Myanmar'dan göçe zorlanan, o dereleri, o bataklıkları geçerken bazı çocukların, annelerin, babaların ölümünü ekranlarda izlemişsinizdir. Oradaki aileleri görmeye, onlara nasıl yardım yapabiliriz, bunu yerinde tespit etmek için Bangladeş'e gitti.

BİZE ULAŞIN