Müşteki avukatları sanığa, "Soru sormaya bile değmezsin" dedi

5 Temmuz Şehitler Köprüsü davasında müşteki avukatları, "Dosyadaki deliller, sanığın sabaha kadar sivil halka ateş ettiği ve ateş etme emrini verdiği hem hazırlık aşamasında hem de duruşmada ifade veren sanıkların beyanlarıyla şüpheye yer vermeyecek şekilde açık olduğu ortadadır. 34 şehidimizin ve 425 müşteki gazimizin kanına, anısına ve mücadelesine hürmeten bu sanığa soru sormaya değer bulmuyoruz. Soru sormayacağız." dedi.

Müşteki avukatları sanığa, Soru sormaya bile değmezsin dedi

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında, aralarında Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip Olçok'un da bulunduğu 34 kişinin şehit edildiği 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ndeki olaylara ilişkin haklarında 37'şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen 135'i tutuklu 143 sanığın yargılandığı davanın 11. duruşmasında, müşteki avukatları, müştekiler, izleyiciler ve salonda bulunan AK Parti İstanbul Milletvekili Fatma Benli, tepki amacıyla duruşma salonundan ayrıldı.

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısında yer alan binadaki büyük salonda yapılan duruşmaya, 127 tutuklu sanık ile taraf avukatları, müştekiler ve izleyiciler katıldı.

Tutuklu sanık eski uzman çavuş Mahir Çubuk savunmasında, 15 Temmuz'da olaylarda ölen Üsteğmen Vedat Yıldız'ın alarm verdiğini ve bunun üzerine kışlaya gittiğini anlattı.

GELEN MESAJLAR ÜZERİNE HAREKETE GEÇMİŞ....

İstanbul'un çeşitli yerlerinde patlamalar, terör saldırıları olabileceğine yönelik askeriyeden mesajlar geldiğini ve bu mesajlarla "algı yönetimi ile bilgi kirliliğine" maruz kaldığını iddia eden Çubuk, eski Yarbay İrfan Arat'ın, Vedat Yıldız'a bir takım emirler verdiğini ve daha sonra gittiğini anlattı.

Zırhlı Tugay Komutanlığından GZPT aracıyla tatbikat amacıyla çıkacaklarını ama daha sonra tatbikatın terör saldırısına döndüğünü ileri süren Çubuk, "Dışarıda çıktığımızda yolda polisle karşılaştık. Ne olduğunu sorduk ama bir şey demedi, 'buradan ayrılmayın, bir yere gitmeyin' dedi. Benim birinci sicil amirim Vedat Yıldız. O da önden gitmiş 'gel' diyor. Şimdi bir yanda devletin görevlendirdiği birinci sicil amirim var, diğer tarafta da tanımadığım, etmediğim polis var. Hangisine uyacağım?" ifadelerini kullandı.

Bu sırada eski Astsubay Sait Özkahya'nın insanlar tarafından darp edildiğini öne süren Çubuk, bunun üzerine aracı çalıştırarak oradan çıktıklarını aktardı.

Köprüye en son giden aracın kendilerinin aracı olduğunu ifade eden Çubuk, Vedat Yıldız'ın kendisine aracı nereye park edeceğini anlattığını, yere dizili olan askerlerin bu sırada ateş ettiğini, eski Binbaşı Ahmet Taştan ile eski Yarbay Turgay Ödemiş'in askeri birlikleri kontrol ettiklerini belirtti.

Halkın arasında provokatör olduğunun söylendiğini ve bunun üzerine havaya ateş ettiğini ama daha sonra bu kişilerin halk olduğunu anlayınca emre uymadığını iddia eden Çubuk, uzman çavuş Orhan Öğüt'ün "Bunlar darbe yapıyor, kimseye ateş etmeyin" dediğini, bundan sonra emirlere uymadığını, pasif direniş sergilediğini, havaya ateş ettiğini ve sabah olduğunda da polise teslim olduğunu öne sürdü.

"Ben bunların hangi birini söyledim? Herkes farklı söylüyor. Ben 'Sabaha kadar karşı tarafa gül attırmadınız, kurşun attırdınız. Bu şekilde teslim olursak zayi olur' dedim. Köprüdeki bilanço da (askerlerin öldürülmesi) benim söylediklerimi doğruluyor. Vedat Yıldız öldürüldü, eline sağlık öldürenlerin. Teslim olmanın daha güvenli, sağlıklı olmasını tartıştık."

"BU SANIK, SORU SORMAYA BİLE DEĞMEZ"

Sanığın savunmasının bitmesinin ardından çapraz sorgusuna geçildi. Bazı müştekilerin avukatı Nihal Yıldız, söz alarak, şunları söyledi:

"Müdahil vekili meslektaşlarımın tamamı adına söz alıyorum. Birçok asker, sanık Mahir Çubuk'un 'Bana sabaha kadar adam vurdurttunuz şimdi teslim olmamı mı istiyorsunuz?' şeklinde konuştuğuna ilişkin beyanda bulunmuşlardır. Dosyadaki deliller kapsamında görüldüğü üzere sanığın sabaha kadar sivil halka ateş ettiği ve ateş etme emrini verdiği hem hazırlık aşamasında hem de duruşmada ifade veren sanıkların beyanlarıyla şüpheye yer vermeyecek şekilde açık olduğu ortadadır. 34 şehidimizin ve 425 müşteki gazimizin kanına, anısına ve mücadelesine hürmeten bu sanığa soru sormaya değer bulmuyoruz. Soru sormayacağız."

Avukat Nihal Yıldız'ın konuşmasının ardından müşteki avukatları, müştekiler, izleyiciler ve salonda bulunan AK Parti İstanbul Milletvekili Fatma Benli, duruşma salonundan ayrıldı.

Sanık Mahir Çubuk'un avukatının beyanının ardından duruşma yarına ertelendi.

BİZE ULAŞIN