“Pilotaj hatası diyerek kurtaramazsınız!”

Şeref Oğuz bugünkü yazısında Pegasus Havayolları’nın son kazasından yola çıktı vehavacılık kazalarında sorumluluğun sürekli olarak “pilotaj hataları”na yüklenmesine itiraz etti. Şeref Oğuz yazısını şu sözlerle bitirdi: “Uçağın periyodik bakımı, dinlendirilmeyen pilot, şirket rutinlerinde maliyet kısıcıyaklaşımlar, personel yetkinlikleri ve daha yüzlercesi... “

“Pilotaj hatası diyerek kurtaramazsınız!”

ŞEREF OĞUZ'UN YAZISINDAN BAŞLIKLAR

Geçmişteki kazalara bakınca, kaza kırım ekiplerinin raporlarında "pilotaj hatası" çok fazla rağbet(!) edilen neticedir. Hele ki ölümcül kaza ise cevap imkânı olmayanlara kabahati yıkar, maddi manevi sorumluluklarınızı azaltırsınız.
Fakat uluslararası havacılık kuralları, bu alanda efsanevi soruşturma süreçleriyle, gerçeği ortaya çıkardıkça, pilotaj hatası deyip işin içinden sıyrılamıyorsunuz.



Uçağı üretenin de işine gelir pilotaj hatası; uçağı işleten havayolu şirketinin de... Hatta uçakların seyrüseferinden sorumlu kontrol kulesinden havalimanı yönetimine ve bakanlık otoritesine dek herkes, "pilotaj hatası" klişesine taparcasına bağlıdır.
Havacılık tarihine dair okuduklarım, izlediğim yüzlerce uçak kazası soruşturma belgeseli ve diğer bilgiler şunu gösteriyor: Uçakları düşüren pilot değil, o uçağı havada tutması gereken üretici firma ve uçağın bakımını aksatmayan, pilotları yormayan havayolu şirketidir.
Trabzon'da pistten çıkan uçakta, şükür ki ölen, yaralanan olmamıştır. Ancak bu gibi kazaları, "otomatikman pilota" bağlayıp, uçağı pistten çıkaran bir dizi sorunu görmezden gelemeyiz. Belki de pilot, yanlış butona basmıştır. Peki, o butona basan yanlışlığın sebepleri? Bunları bilmezsek benzer sonuçlar kaçınılmazdır.
Uçağın periyodik bakımı, dinlendirilmeyen pilot, şirket rutinlerinde maliyet kısıcıyaklaşımlar, personel yetkinlikleri ve daha yüzlercesi... Her kaza ardından dünya havacılıksistemi, bunları değerlendirirken işin içinden "pilotaj hatası" diyerek çıkamazsınız.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

BİZE ULAŞIN