Diriliş Afrin’de kendini gösterdi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sınır ötesi operasyonlarını “Haklıya hakkını, haine de cezasını veriyoruz” sözleriyle anlattı, “Vatanımızı, bayrağımızı savunmak namus borcumuzdur” dedi. Erdoğan, "Şimdi yeniden bir diriliş var. Bu diriliş kendini Afrin'de gösterdi" ifadesini kullanıp, "Haddinizi aşmayın, diyenlere, hadlerini bildire bildire bugünlere geldik" diye konuştu

Diriliş Afrin’de kendini gösterdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün AK Parti'nin Bolu ve Sakarya kongrelerinde konuştu. Erdoğan, Zeytin Dalı Harekâtı'nda 3 bin 300 teröristin etkisiz hale getirildiğini açıklayarak özetle şunları söyledi:
RABBİM BİZE DE ŞEHADET NASİP ETSİN: Şehitlerimiz de var. Ama şunu biliyorlar. 'Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz. Onlar diridirler ancak siz bilemezsiniz, siz anlamazsınız.' Bunu bildikleri için de şehadete yürüyorlar. Rabbim bizlere de nasip etsin inşallah.

Cumhurbaşkanı Erdoğan "Şu anda 3300 terörist yemedi sadece Osmanlı tokadını..."

ŞİMDİ YENİDEN DİRİLİŞ VAR: Biz böyle yürüyeceğiz. Zaten böyle yürüdüğümüz zaman hep büyümüşüz, güçlenmişiz, yükselmişiz. Bu değerleri kaybedince de geri geri gitmişiz. Şimdi yeniden bir diriliş var. Bu diriliş kendini Afrin'de gösterdi, kendini Cerablus'ta gösterdi. El Rai'de, El Bab'da gösterdi.
EY NATO, NE ZAMAN YANIMIZDA OLACAKSIN?: Herhangi bir yerde bir sıkıntı olduğu zaman NATO'dan bize bir görev tereddüb ettiğinde, yeri geldi Somali'de olduk, yeri geldi Afganistan'da olduk. Şu anda Suriye'de bu olaylar yaşanırken, ey NATO, sen ne zaman olacak da bizim yanımızda yer alacaksın? 911 kilometre burada bizim sınırımız var. Sürekli terör örgütleri oradan bizi taciz ediyor. Suriye rejimi aynı şekilde bu yollara başvuruyor. Peki sen ne zaman ortaya çıkacaksın? Devamlı ben bunları mı söyleyeceğim?



NAMUS BORCUMUZDUR: Bizim yaptığımız sadece haklıya hakkını, haine de cezasını vermekten ibarettir. Bu ülkenin, bu milletin canından aziz bildiği değerlerine yapılan saldırılar karşısında susup oturmak bize yakışır mı? Birliğimizi, beraberliğimizi, vatanımızı, bayrağımızı savunmak bizim namus borcumuzdur.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan NATO'ya sert tepki!

DAHA NELER OLACAK NELER...: Bizim artık silahlı, silahsız, insansız hava aracımız var. Hepsini biz kendimiz üretir hale geldik. Hani 'Olmaz' diyordunuz. Bak oldu işte. Yanlış komşular elhamdülillah bizi mülk sahibi yaptı. Daha neler olacak neler. 'Olmaz' dedikleri ne varsa hepsini de hayata geçirdik. 'Yapamazsınız' dedikleri ne varsa, hepsini gerçekleştirdik. 'Başaramazsınız' dedikleri ne kadar mücadele varsa, hepsinin de içine adeta gözü kapalı daldık. 'Haddinizi aşmayın' diyenlere, hadlerini bildire bildire bugünlere geldik.
BİN YILDIR BEDELİNİ ÖDEDİK: Biz bu ülkeyi ihsanla, lütufla birilerinin kolları ve kanatları altında kurmadık. Biz bu toprakları 1071'den beri şehitlerimizin kanları ile yoğurarak kendimize vatan kıldık. Anadolu'yu yurt edinmenin bedelini bin yıldır fazlası ile ödedik, hâlâ da ödüyoruz.
OSMANLI TOKADINI SADECE ONLAR YEMEDİ: Ne yazık ki dün beraber yürüdüklerimizden bazıları Osmanlı tokadının ne olduğunu hâlâ anlayamamış. Osmanlı tokadını sadece Afrin'deki 3 bin 300 terörist yemedi, onların dışındaki bazıları da yedi.



BUNLAR NENE HATUNLAR...
Cumhurbaşkanı Erdoğan, salonda yöresel kıyafetli kadınların başlarına mavi bere taktığını görünce "Bunlar Nene hatunlar" ifadesini kullandı. Gençlere de "İşte mavi bereliler burada, maşallah. Bayrakları başörtüsü yapmış olan kızlarımızı kutluyorum, tebrik ediyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan "Diyanet İşleri Başkanlığımız gereken cevabı vermeli"

İLAHİYATÇILARA: MEYDANI BOŞ BIRAKMAYIN
Son zamanlarda, bazı ortaya çıkıp da din adına ahkâm kesenler var ya, bu noktada da şunu çok açık, net söylemem lazım. Din adına konuşmak bana belki yakışmayabilir. Ama bir Müslüman olarak dinime zafiyet getirenlere karşı konuşmak da hakkımdır. Eğer biraz dini tedrisatım varsa buradan aldığım ilhamla konuşmam gerekir. İlahiyatçılar, başta Diyanet İşleri Başkanlığımız, Din İşleri Yüksek Kurulumuz, ilahiyat fakültelerimiz bir araya gelip istişareleriyle, yaptıkları şûralarıyla gereken cevabı bunlara vermeli. Meydanı da boş bırakmamalı. Her konuda. Dinin itikadı anlamdaki konularından tutunuz, muamelata, ibadete varıncaya kadar, beşeri münasebetlere varıncaya kadar, Müslümanın birbirleriyle olan bütün ilişkilerine varıncaya kadar bunları anlatmaları lazım. Dinimizi iyi sahipleneceğiz.



NASIL DENİZE DÖKÜLDÜKLERİNİ ÇOK İYİ ÖĞRENSİNLER...
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos'un Türkiye'ye yönelik açıklamalarına tepkisini de şu sözlerle dile getirdi:
Hafıza tazelemek isteyenler, gitsinler kendi tarihlerine baksınlar. Boylarından büyük laflar edenler, gitsinler masal yerine önce iyi bir tarih kitabı okusunlar. Sakarya Meydan Muharebesi'nde salamura olmaktan nasıl kurtulduklarını, denize dökülerek nasıl terk ettiklerini çok iyi öğrensinler.
Her zaman söylüyorum ancak burada bir kez daha tekrarlamakta fayda görüyorum; bizim hiç kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur. Ne komşularımıza ne de diğer ülkelere hiçbir zaman husumetle yaklaşmadık, yaklaşmıyoruz. Hiçbir ülke ile de ilişkilerimizi zedelemek istemiyoruz.
Nasıl ki Türkiye tüm imkansızlıklara rağmen, bir asır önce bekasına yönelik senaryoları Çanakkale'de, Sakarya Meydan Savaşı'nda paçavraya çevirmişse bugün de aynısını yapacak güç ve kudrete sahiptir.

BİZE ULAŞIN