Türkiye ilk defa kendi kaderini tayin ediyor

Türkiye son 15 yılda gerçekleştirdiği diplomatik başarılarla kendi kaderini kendi tayin eden bir ülke haline geldi. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtı ise bunun en güçlü örnekleri oldu

Türkiye ilk defa kendi kaderini tayin ediyor
Türkiye son yıllarda dış politikada gösterdiği başarıyı, milli menfaatleri doğrultusunda aldığı bağımsız ve cesur kararlarla sağladı. Özellikle de 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında gerçekleştirdiği diplomatik adımlar ve askeri müdahaleler başarıyla sonuçlandı. Türkiye'nin ikili ilişkilerinde yaptığı çıkar ortaklıklarını, son olarak Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarıyla elde ettiği kazanımlarını SETA Strateji Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Hasan Basri Yalçın, SABAH için değerlendirdi. "Türkiye güçlendi. Türkiye güçlendikçe diğerlerinin dikkatini çekti. Dikkatiyle beraber düşmanlığını çekti. Diğerlerinin düşmanlığını aldıkça Türkiye'nin canı yandı" diyen Hasan Basri Yalçın "Türkiye ilk defa iyi veya kötü kendi kaderini kendi tayin ediyor. Bu hem içiyle hem dışıyla yeni bir devlet inşa etmektir" ifadelerini kullandı. İlk olarak 15 Temmuz sonrası atılan birçok farklı bölgedeki başarılı kararları özetleyen Hasan Basri Yalçın: "Türkiye'nin diplomatik olarak 15 Temmuz'dan bu yana attığı neredeyse bütün adımlar somut kazançlarla sonuçlandı. Mesela Katar krizi diye bir kriz başladı. Herkes Türkiye'nin başının belaya gireceğini düşünürken Türkiye Katar krizinde hem Katar'ı koruyabildi hem Suudi Arabistan'ı karşısına almadı hem de Katar'dan somut bir kazanç olarak bir üs elde etmeyi de başardı. Bundan sonra Barzani'nin referandum krizi geldi. Barzani bir devlet kurmaya kalkıştı. Türkiye, İran ve Irak'la hareket edebilme esnekliğini gösterdi ve Barzani'nin de bu emelini tersine çevirebilmeyi başardı. Hatta bugün belki yapılabilecek bir Kuzey Irak operasyonunda yolunu açtı. Bugün Sincar'dan Silopi'ye kadar olan hatta bir operasyon ihtimali şekilleniyor. O gün gösterilebilen esneklik sayesinde bu mümkün oluyor. Bir diğer örnek olarak Kudüs kararını hatırlayın. Çok diplomatik zeminde uygun bir zamanda çok başarılı bir hareket gerçekleştirildi. En somut iki örnek ise Fırat Kalkanı ve Afrin oldu. Fırat Kalkanı Türkiye'nin içerisine teröristlerin saldırmasını engelleyen adımlardan bir tanesi oldu. Fırat Kalkanı ile iki kuş birden vuruldu. Bir tanesi DEAŞ sınırımızdan atıldı. İkincisi güneyimizde bir terör koridoru kurulmasının önüne geçilerek bir kalkan, bir set inşa edilmiş oldu. Bu anlamda hem diplomatik hem askeri bir operasyon oldu. Arkada kalan Afrin gündemdeydi yine Afrin meselesinde de benzer bir diplomatik başarı elde edildi."

SOMUT AL-VER SİYASETİ
Afrin'de ABD'nin politikalarına karşı Türkiye'nin konumlandığını aktaran Yalçın, "ABD'nin 2010'lu yıllardan izlediği yöntem, bölge ülkelerinin maliyetlerini arttırmak ve kendisi kenardan seyretmek. Obama döneminde Türkiye'nin beklentileri bu çerçevede göz ardı edildi. Hatta bunun yerine PYD'ye yatırım yapıldı. 15 Temmuz sabahı kalktığımızda artık Türkiye Amerika ile bu halde yürüyemeyeceğini kestirdi. Sonra bunu görünce arası bozuk olmasına rağmen Rusya ile konuşabilme esnekliğini gösterdi. Diplomatik başarı budur. Bu görüşmenin karşılığında somut al-ver siyaseti başladı. Bu Rusya ile bir müttefik oluyoruz uzun süreli ilişkilerimiz olacak şeklinde anlaşılmamalı. Çıkar ortaklığı çerçevesinde mesele odaklı işbirliği yapıyoruz" dedi.

TÜRKİYE KRİZİ FIRSATA ÇEVİRDİ
Askeri ve diplomatik adımlar ile Türkiye'nin bağımsız hareket etme özelliğini nasıl kazandığını değerlendiren Yalçın "Canınız çok yanar ama o büyük müttefik ile yaşadığınız kriz bazen de fırsata döner. Büyük abi sizi yalnız bırakır canınız yanar ama siz orada direnebilme şansını gösterirseniz artık özgürlüğünüze kavuştunuz demektir. Türkiye için tam da olan budur. Türkiye Fırat Kalkanı ve Afrin'de ABD ile daha fazla yürüyemeyeceğini gördü ve risk alarak sorumluluk alarak kendi göbeğini kendi kesmekle karşı karşıya kaldı. Türkiye, Amerika'nın hareketsizliğini fırsat bilerek kendisi daha özgür ve bağımsız bir dış politika davranışı sergiledi. Biz Afrin'e girerken Amerika bize girmeyin dedi biz Amerika'ya rağmen Afrin'e girdik. Şimdi Amerikalılar bize endişeliyiz diyor. Biz Amerikalılara rağmen orada kalmaya devam ediyoruz.

TÜRKİYE SAVAŞTIKÇA ÖZGÜRLEŞİYOR
Türkiye'nin yıllardır ihtiyaç duyduğu adımlar sayesinde bağımsız bir devlet inşa edilebildiğini vurgulayan Yalçın "Türkiye çok güçlenip kontrolden çıkacak kapasiteye ulaştığı için Türkiye'yi evcilleştirmeye çalıştırdılar ve terör eylemleri, Gezi Parkı olayı, darbe teşebbüsünü gerçekleştirdiler. Sonuçta Türkiye çökmedi, bir adım ötesine geçti ve madem siz benim içime terörist gönderiyorsunuz ben orayı teröristlerden temizlerim dedi. Türkiye'yi girmek istemeyeceği bir savaşın içerisine sürüklediler. Şimdi Türkiye savaştıkça özgürleşiyor. Güçlü Türkiye'nin anahtarı bu şekilde bağımsız hareket etmektir, Türkiye ilk defa kendi kendine yeterli olmayı ve büyük güç olmayı deniyor, iyi veya kötü kendi kaderini kendi tayin ediyor. Bu hem içiyle hem dışıyla yeni bir devlet inşa etmektir" şeklinde konuştu.
BİZE ULAŞIN