FETÖ mafyavari yöntemle haraç kesmiş

FETÖ/PDY'ye "himmet" adı altında finansal destek sağlandığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında Bank Asya çalışanları ile Dumankaya İnşaat'ın eski sahibi ve ortakları olan Halit Dumankaya, Barış Değer Dumankaya, Ayla Dumankaya Pirinççi, Uğur Dumankaya ve Semih Serhat Dumankaya'nın da bulunduğu 63 şüpheliye yönelik iddianamenin detayları ortaya çıktı. İddianamede, ihbarcı veya mağdur sıfatıyla yer alan kişilerin örgütün "himmet" adı altında mafyavari yöntemle haraç kestiğine, hatta silahla tehdit edildiklerine ilişkin ifadelerine yer verildi

FETÖ mafyavari yöntemle haraç kesmiş

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) "himmet" adı altında finansal destek sağlandığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Bank Asya çalışanları ile TMSF yetkililerinin kayyum olarak atandığı Dumankaya İnşaat firmasının eski sahibi ve ortaklarının da bulunduğu 63 şüpheliye yönelik hazırlanan iddianamede, ihbarcı veya mağdurların örgütün ''himmet'' adı altında mafyavari yöntemle haraç kestiğine, hatta silahla tehdit edildiklerine ilişkin ifadeleri yer aldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan ve mahkemeye gönderilen iddianamede, ihbarcı sıfatıyla yer alan Hakan Zengin'in ifadesine yer verildi.

ÇARPICI İTİRAFLAR

İddianamede, mu¨s¸teki sıfatıyla savcılıgˆa mu¨racaat eden Hakan Zengin'in etkin pis¸manlık hu¨ku¨mlerinden yararlanmak istedigˆi belirtildi. Bu kapsamda ifade veren Zengin, ''1990'lı yıllarda bir arkadas¸ımın vesile olması ile Fetullah Gu¨len grubu ile tanıs¸tım. Bu insanlar samimi olarak o¨gˆrenci okuttuklarını so¨yledikleri ic¸in ben de bas¸ka cemaatlere oldugˆu gibi bu cemaatin de yo¨nlendirdigˆi insanlara yardımda bulundum. Bu yardımlarım 2010 yılına kadar c¸ok ciddi s¸ekilde devam etti. Bu¨tu¨n Kurban Bayramlarında kurban bagˆıs¸ı yaptıgˆım gibi o¨rgu¨t ic¸in kurban derisi dahi topladım. Hatta Samanyolu Tv kurulurken ciddi miktarda bagˆıs¸ta da bulundum.'' diye beyanda bulundu.

Zengin, 2009 yılının sonlarına kadar Rusya'da kaldığını ve orada ''cemaatin'' ic¸ yu¨zu¨nu¨ go¨rdu¨ğünü çu¨nku¨ Rusya'da hic¸bir egˆitim faaliyeti olmamasına ragˆmen tamamen ticarethane gibi çalıştıklarını vurgulayarak, ''Hatta ekonomik olarak sorumlu oldugˆumuz evden yetis¸en bir kis¸i, Rusya'da sorumlu imam olmus¸tu, hic¸bir s¸ekilde bana randevu dahi vermedi. 2009 yılı sonlarında Rusya'dan do¨ndu¨kten sonra aramızda sogˆukluk oldu. U¨stu¨ne Mavi Marmara olayı gelince tamamen zıt du¨s¸tu¨k. Ben s¸ahsen bu olayda Tu¨rkiye'nin haklı oldugˆunu so¨ylerken, o¨rgu¨t u¨yeleri Fetullah Gu¨len'in talimatıyla I·srail'i otorite olarak go¨rdu¨kleri ic¸in kopus¸ hızlandı.17-25 Aralık operasyonundan sonra tamamen koptum. Bu su¨rec¸ten sonra benim Agˆrılı oldugˆumu bildikleri ic¸in o¨rgu¨tu¨n u¨yeleri evimize gelerek, HDP'ye oy istemeleri bardagˆı tas¸ıran damla oldu.'' ifadelerini kullandı.

"PLAKETLERİN CENNETE GİTMEK İC¸İN İMZALI TAPULAR OLDUGˆUNU SO¨YLU¨YORLARDI"

Bu su¨re zarfında ekonomik durumu iyi oldugˆu ve o¨rgu¨te ciddi yardımlarda bulundugˆu ic¸in her yardımla ilgili kendisine plaket verildiğini bildiren Zengin, örgütün himmet toplaması ile ilgili şunları anlattı:

''Beni ve c¸evremi yardıma tes¸vik ic¸in de bu plaketlerin cennete gitmek ic¸in imzalı tapular oldugˆunu so¨ylu¨yorlardı. 2006 yılına kadar peyderpey o¨rgu¨t elemanları himmet, kurban ve burs ic¸in aldıkları c¸ek ve senetleri bana getirirler, ben de kars¸ılıgˆını nakit olarak kendilerine tam ve eksiksiz olarak verdikten sonra c¸ek ve senetleri tahsil yoluna giderdim. Amacım, halisane bir s¸ekilde o¨rgu¨t u¨yelerinin bu is¸lerle yorulmamasıydı. 2006 yılında yine bo¨yle bir sohbet esnasında o¨rgu¨t ic¸erisinde bo¨lge sorumlusu olan ve kod adı O¨mer Hoca olarak bilinen Murat Koca bana o¨rgu¨t ic¸in himmet, burs ve kurban paraları gibi paralar toplandıgˆını, bir kısmından c¸ek alındıgˆını, bunların hesaba girip c¸ıkması gerektigˆini, bunun ic¸in Bank Asya'nın uygun oldugˆunu ve yardımcı olabileceklerini so¨yledi.

Murat Koca'nın o¨rgu¨tte bir agˆırlıgˆı vardı. Kendilerine gu¨vendigˆim ic¸in Bank Asya Maltepe S¸ubesi'nde suc¸a konu hesabı ac¸tırdım. Ben bu hesabı ac¸tırırken bu kadar yu¨klu¨ miktarda c¸ekin ve nakit paranın hesaba girip c¸ıkacagˆını tahmin etmemis¸tim. O¨zkan Zengin kardes¸im olur, o¨zellikle 2007-2009 arası Rusya'da bulundugˆumda buradaki is¸leri takip etmesi ic¸in kendisine vekaletname vermis¸tim. Rusya'da bulundugˆum sırada o¨rgu¨t u¨yeleri ve bankacılar beni arayarak imzalamam gereken evraklar oldugˆunu so¨ylemeleri u¨zerine ben de kardes¸im O¨zkan'ı aradım. Vekaletname ile O¨zkan bankaya giderek o¨nceden yapılmıs¸ is¸lemlerle ilgili toplu olarak bekletilen dekontlara sanki parayı kendisi c¸ekmis¸ gibi imza atmıs¸tır. O¨zkan Zengin'in benim hesabımdan bir su¨ru¨ is¸lemi go¨zu¨kmesine ragˆmen Bank Asya Maltepe S¸ubesi'ne iki defa gittigˆi du¨s¸u¨nu¨lu¨rse, dekontları toplu s¸ekilde imzaladıgˆı go¨z o¨nu¨ne alındıgˆında Bank Asya go¨revlilerinin sahte olarak bas¸ka s¸ahıslara c¸ek ve paraları tahsil ettirip kardes¸ime imzalattırdıgˆı as¸ikardır.''

"BİR KİŞİDEN 1 MİLYON 62 BİN LİRA''

Zengin, bir su¨re sonra Bank Asya Maltepe Şubesi'ndeki hesabını kendi ticari is¸leri ic¸in de kullanmak istediğini, örgu¨t u¨yelerinin c¸eklerini şahsi hesabına sahte imza atarak soktuklarını belirterek, ''Hatta bir kısım c¸eki yine bana getirdiler, ben bu c¸eklerin kars¸ılıgˆını fazlasıyla o¨dedim. O¨rgu¨t u¨yeleri bu c¸ekleri benim hesabıma koydular. Dolayısıyla bu c¸ekler benim hesabımda ve artık benim olmus¸tu. Yani bu c¸eklerin kars¸ılıgˆı hic¸bir s¸ekilde c¸ekilmemesi gerekirdi. Bazen de acil paraya ihtiyac¸ları oldugˆunu, esnaftan c¸ek toplayacaklarını ve bu c¸ekleri bana vereceklerini so¨ylu¨yorlardı. Gelen c¸eklerde benim hesabıma, benim namıma ve benim olarak giriyordu. Dolayısıyla zaten kayıtlar incelendigˆinde yetki belgesi olmadan ya da sahte yetki belgeleri ile c¸ekilen paralar s¸ahsi olarak bana ait olan c¸eklerin paralarıdır. Yani benim s¸ahsi paralarımı c¸ekmis¸lerdir.'' ifadelerini kullandı.

S¸u ana kadar kayıtlardan tespit ettigˆi kadarıyla kendisinin s¸ahsi parasından usulsu¨z s¸ekilde c¸ekilen miktarın 1 milyon 62 bin lira olduğunu, kayıtlar tam olarak incelenebilirse söz konusu miktarın daha artabileceğini aktaran Zengin, şöyle devam etti:

''17-25 Aralık operasyonundan sonra ben avukatım vasıtasıyla ihtar c¸ekerek, hesabımla ilgili belgeleri istedim. Bizi oyaladıktan sonra belgeleri verdiler. Bunun u¨zerine avukatım vasıtasıyla ikinci ihtarı c¸ekerek, tespit etmis¸ oldugˆumuz 1 milyon 62 bin lirayı istedik. Ben bu olayla ilgili s¸ikayette bulunduktan sonra o¨rgu¨t u¨yeleri bana tanıdıklarım vasıtası ile haber go¨ndererek, 'Biz Genelkurmay Bas¸kanını hapse attık, o kim oluyor, devran do¨ndu¨gˆu¨nde sen de gu¨nu¨nu¨ go¨receksin.' diyerek u¨stu¨ kapalı tehditlerle ilgili duyumlarım var.''

Zengin, o¨rgu¨t ile zayıflayan bağlarının 17-25 Aralık operasyonundan sonra tamamen koptuğunu, yaptıgˆı yardımların her ne kadar iyi niyetle ile yapılmıs¸ olsa da, o¨rgu¨t lehine kullanıldıgˆı ic¸in pişman olduğunu belirterek, bu nedenle etkin pis¸manlık hu¨ku¨mlerinden faydalanmak istediğini kaydetti.

ÖRGÜTÜN SİLAHLA TEHDİDİ

İddianamede, ihbarcı Hakan Zengin hesabında is¸lem go¨ren c¸eklerdeki bazı kes¸idecilerin (çeki düzenleyen ve imzalayan kişi) ifadelerine de yer verildi. Söz konusu keşidecilerin ve şikayetçilerin ifadelerine göre örgütün, himmet topladığı veya bağış aldığı kişileri önce korkuttuğu daha sonra silahla tehdit edecek yöntemlere başvurduğu ortaya çıktı.

Kes¸ideci Hakan Bahadır'ın ifadesinde, örgüt elebaşı Fetullah Gu¨len'in o¨nde gelen adamlarından olarak bildigˆi Mustafa Bas¸arı isimli s¸ahısla ''Bengu¨su I·ns¸aat Sanayi Ticaret A.S¸.'' ünvanlı firmanın ortagˆı oldugˆunu, Is¸ık Yapı, Mavi Is¸ık, Is¸ıktas¸, Lale Mimarlık isimli firmalarda da resmi ve gayriresmi ortaklıklarının bulundugˆunu, 2005 yılında haklarına el konuldugˆunu anlatarak, bu nedenle "2005 yılında Fetullah Gu¨len'e ulas¸arak yardım istedigˆini, onun da Art C¸elik Metalleri'nin sahibi Ali Rıza Tanrısever ve Ali Katırcıogˆlu isimli s¸ahısları hakem heyeti olarak vekil kıldıgˆını" bildirdi.

"SENİN SORUNLARINI BURADA ÇÖZECEĞİZ"

Bahadır, bu konuyla ilgili Bayrampas¸a'daki fabrikada toplantı yaptıklarını, bu toplantıda kendisine hakem olarak bahsedilen şahısların, ''Cemaat tarafından el konulan malları istemeyecegˆi ve s¸u an elinde bulunan tu¨m mal varlıgˆını cemaate bagˆıs¸larsa hem du¨nyasını hem de ahiretini kurtaracagˆı'' s¸eklinde beyanda bulunduklarını ve bu şekilde karar çıktığını belirtti.

Bu karardan sonra örgütün niyetini anlayarak irtibatını tamamen kestigˆini ve aralarında yargı su¨reci bas¸ladıgˆını ancak uzlas¸tırılmak u¨zere "Senin sorunlarını burada c¸o¨zecegˆiz, gu¨vendigˆin, tanıdıgˆın insanlar var..." vaadiyle Antalya'ya davet edildigˆini anlatan Bahadır, ''Cemaatin avukatı olan Ahmet I·brahim Aydın isimli s¸ahısla Meltem Mahallesi'nde bulus¸tuklarını, burada o¨rgu¨tu¨nu¨n 'Akdeniz imamı' Salih Kaya, Emniyet Mu¨du¨ru¨ U¨mit Yurdakul, cemaatin 'Afrika imamı' Nevzat Ayvacı, Mustafa Bas¸arı, Avukat Ahmet I·brahim Aydın ve adlarını sonradan o¨gˆrendigˆi Hasan Libas, Ramazan Keskin, soyadını bilmedigˆi 'Antalya imamı' Tarık Hoca ve birkac¸ kis¸inin daha oldugˆunu, s¸ahısların kendisine 'Sen devlet ajanısın, provokato¨rsu¨n, senin yu¨zu¨nden hizmet zarar go¨ru¨yor, bundan sonra susacaksın, susmanı garanti etmek ic¸in bu senetleri imzalayacaksın, susar ve hakkımızda konus¸mazsan kasada kilitli kalır, yok konus¸maya devam edersen hem senetleri is¸leme koyarız hem de tu¨m aileni o¨ldu¨ru¨ru¨z!' dediklerini, kendisinin ilk as¸amada kabul etmedigˆinde, 30-35 yas¸larında, gu¨r siyah sac¸lı, 170-175 cm boylarında, kumral tenli bir s¸ahıs tarafından kafasına silah dayandıgˆını, kendisine, 'Yalnızca seni degˆil, aileni de o¨ldu¨ru¨ru¨z!' dediklerini, ciddi olduklarını anlayarak senetleri imzaladıgˆını ve yaklas¸ık iki yıl boyunca cemaat hakkında konus¸mayarak herhangi bir dava da ac¸madıgˆını, buna ragˆmen ellerinde bulundurdukları bos¸ senetleri Antalya'da bulunan tas¸ınmazlarının degˆerlenmesi u¨zerine is¸leme sokarak kendisine haciz is¸lemi yaptıklarını, bu konuyla alakalı olarak I·stanbul Cumhuriyet Bas¸savcılıgˆı'na mu¨racaatta bulundugˆunu, o¨rgu¨tu¨n magˆduru oldugˆunu, parasını ve malını kaybettiğini" ifade etti.

Bahadır, FETO¨/PDY'nin mali mu¨tevelli heyeti bas¸kanı olarak Ali Ac¸ıl adlı kişiyi bildigˆini, bu s¸ahsın I·stanbul'da bulunan himmet paralarını toplayarak "cemaat"in hizmetine sundugˆunu, bu¨tu¨n mal varlıgˆını elden c¸ıkartarak yurtdıs¸ına kac¸tıgˆını belirterek, ihbarcı Hakan Zengin'i de tanımadıgˆını ifadesine ekledi.

BİZE ULAŞIN