Hacı BALCI: Emanet

İş Adamı

12 Şubat tarihi yaklaştığında hep farklı düşünceler sarar, kendimi bir hayal âleminde, geçmişte bulurum.
O mücadelenin verildiği tarihte Kahramanmaraşlıların işgalci Fransızları şehirden kovmak için nasıl hazırlandıklarına dair merhum babamdan dinlediklerim, onun da anne babasından öğrenip bize aktardıkları hafızamda hep yer etmiştir. Gerçekten de tüm şehir halkının zengini fakiri, Çerkez Aslan'ı, Abdal Halil Ağa'sı, Sütçü İmam'ı, Rıdvan Hoca'sın��n şehirde bir bütün olması hiç aklımdan çıkmaz. Ne zaman Maraş dışından misafirim gelse ilk götürdüğüm yer Ulu Cami'dir. Kurtuluş gününde Ulu Cami'de yaşananları misafirlerime anlatırım.
Ulu Cami kapısından kalede dalgalanan bayrağı gösterip, o gün Maraşlılara cuma namazı kıldırmayan Rıdvan Hoca'nın dediklerini, Maraşlıların camiden çıkıp kaleye yürüyüşü, kalede dalgalanan Fransız bayrağını indirip Türk bayrağını göndere çekmelerini anlatırım.
Abdal Halil Ağa'nın, Hırlakyan'a, "Bu din bahsidir davulumu altınla doldursanız yine çalamam ağam, gardaşlarımın bağrına bu tokmağı vuramam ağam" deyişini, Sütçü İmam'ın Fransız askerlerinin Maraşlı kadınların peçesini açarken onları vurmasını anlatırım… Buradan misafirlerimi alıp önce Sütçü İmam'ın Fransız askerlerini vurduğu yere, sonrasında Çınarlı Camisi'ne ve oradan da Sütçü İmam'ın türbesine gideriz. O günleri onlara anlatırken tekrar o anları yaşarım.
Her bayram, halen daha dün gibi her mahallenin çetelerinin elbiselerini giyip o ruhu yaşatmaları çok etkiler beni. Anlatılmak istenilen birlik ruhu beni çok duygulandırır. O gün ki insanların vatanı, hürriyeti, namusu söz konusu olduğunda hiçbir şey düşünmeden birlikte hakaret etmeleri, anne, baba, eş, çocuk, mal ve mülklerinden vazgeçmeleri beni çok etkiler.
Bu büyük fedakârlık hiç bir zaman aklımdan çıkmaz ve beni Kahramanmaraş'a bağlayan en önemli şeylerden biri Maraşlıların gösterdiği bu büyük fedakârlıktır.
Sonraki nesiller olarak bu fedakârlığa karşılık ben de bir Kahramanmaraşlı olarak bu şehrin insanlarına her zaman kendimi borçlu hissederim. Her fırsatta bu borcumu ödemek isterim ama tabi ki bu borç öyle kolay kolay ödenmez.
Çünkü bize bırakılan emanetin maddi bir karşılığı yoktur. Sonuçta bizlere bırakılan güzel vatanımızın cennet bir parçası… O gün kalede göndere çekilen bayrak, Fransız askerinin yüzünü açmaya çalıştığı namus ve her saniye aldığım hür nefes… Bütün bunlar için önce yüce Allah'a, sonra da o gün bu fedakârlıkta bulunan yediden yetmişe, kadını, erkeği, yaşlısı, genci, abdalı, Çerkezi, Alevisi, Kürdü, Arnavudu ve Türkü ile o müthiş birlik ve beraberlik içinde bu unutulmaz mücadeleyi veren Maraşlıları, bu topraklar için canlarını feda etmiş şehitlerimizi rahmetle, saygıyla, şükranla anıyorum.
Mekanları cennet, ruhları şad olsun. Yüce Allah bize bırakılan bu emanetlere sonsuza kadar bu birlik ruhu ile sahip çıkmayı nasip etsin.
BİZE ULAŞIN