Ercan ATALAY: Su ve egzersiz...

Egzersiz yaparken saatte 1 litre su kaybı olur ve mutlaka yerine konmalıdır

Vücudumuzdaki su oranı yüzde 60 ile 70 arasında değişiyor. Vücudumuzdaki su miktarının azalma riski kanın yoğunlaşmasına neden oluyor. Televizyonlarda gördüğünüz uzmanların yazın en az iki litre su tüketmeniz gerektiği konusundaki ısrarları bu yüzdendir. Bir de egzersiz yaptığımızı düşünürsek, saatte yaklaşık 1 litre su kaybettiğimizi bilmemiz gerekiyor. Spor sırasında ve sonrasında bu kaybını mutlaka sıvı alarak telafi etmemiz gerekir.
Su ve elektrolitler, yoğun egzersizler sırasında terleme ile kaybolmaktadır. Elektrolitlerin birinci işlevleri, hücrelerdeki sıvı seviyesini dengede tutmak, sinir ve kas fonksiyonları, hidrasyonla kan pH'ı için önemlidir. Vücutta en çok bulunan minerallerin başında; kalsiyum, fosfor, sodyum, potasyum, klor, magnezyum gelir. Kalsiyum, vücutta en bol bulunan elektrolitlerdendir.
Hidrasyon, organizma için gerekli su ve elektrolit düzeyinin sürekli olarak performansı destekleyecek şekilde belirli düzeyde tutulmasıdır. Sporcular ve egzersiz yapanlarda hidrasyonun sağlanması çok önemlidir. Terle kaybedilen su yerine konulmadığında kişinin yaşamı tehlike altındadır. Hidrasyonun sağlanması için en temel ilke vücuda giren ve çıkan su miktarının eşit olmasıdır.
Dehidrasyon ise vücutta oluşan sıvı kaybının yeterli düzeyde yerine koyulmaması nedeniyle sadece performansı düşürmekle kalmaz bununla birlikte sporcularda ciddi düzeyde sağlık problemlerine ve hatta ölümlere yol açmaktadır.
Antrenmanlar ve yarışlar sırasında su dengesini koruyan yani hidrasyonu sağlayan sporcular optimal egzersiz performansına ulaşırlar. Buna karşılık dehidrasyonun yani aşırı sıvı kaybının performansı önemli ölçüde düşürdüğü unutulamamalıdır.
Hayatta her şeyin bir dengesi olduğu gibi su ihtiyacımızı da göz ardı etmeden su tüketimi ve su ihtiyacımızı da dengeli bir şekilde sağlamalıyız.
BİZE ULAŞIN