Erhan ÖZMEN: Milletçe “Gençliğe Hitabeyi” hatırlama zamanı

  • Güney
  • Cuma 02.12.2017
Son günlerde her daim hareketli, adrenali yüksek gündemimizi takip ederken Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'ni duyuyorum fonda:
"İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır… "
Aslında hayatım boyunca ülkede yaşanan iniş çıkışlar, havayı puslandıran gelişmeler, psikolojilerimizi, yatırım kararlarımızı, ekonomiyi olumsuz etkileyen gelişmeler karşısında "dış mihrakların oyunu" sözlerini telaffuz etmekte hep temkinli davrandım. Önce aynaya bakmayı tercih ettim.
Ama şimdi hani "müttefikimiz" olan ABD cephesinde yaşananları izleyince "dahili ve harici bedhahlar" sözcükleri sürekli düşüncelerimin fonunda olmaya başladı.
Ve zor günlerin üstesinden gelebilmek için elimizdeki en güçlü silahın Cumhuriyetimizin kurucusunun 90 yıl önce söylediklerini milletçe hatırlamamız hatta bir an bile aklımızdan, yüreğimizden çıkarmamız gerektiğini bir kez daha iliklerimde hissettim.
"Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!"
Türk lirasında eylül ayından bu yana ciddi bir istikrarsızlık var. Döviz kurundaki oynaklık gittikçe büyüyor. Küresel piyasalarda fon akışı gelişmekte olan ülkelerden çıkış yönüne dönmüş durumda. Yani bu sadece bize dönük bir gelişme değil.
Peki, bu küresel gelişmeden neden en çok biz etkileniyoruz? Son bir ayda Türk Lirası dolara karşı yüzde 3.9 değer kaybetti. Bizim hemen arkamızdaki sırada yer alan Rus Rublesi ise sadece yüzde 0.4 kayıp yaşadı. Küresel piyasalardaki bu gelişmenin üzerine içeride enflasyon, artan cari açık ve bozulan bütçe dengesini de ekleyince TL'deki değer kaybı artıyor. Bunların üzerine bir de "harici bedhahları" ekleyince…
Ancak sorumluluğu sadece dahili ve harici bedhahlara yüklemeden, bu ahval ve şeriat içinde dahi yaşanılanları, gelişmeleri tartışmalıyız, sorgulamalıyız. Uzun vadeli düşünmeli, dövizi Türkiye'nin yumuşak karnı olmaktan kurtarmalıyız.
Bunun içinde her zaman 'nakarat'a dönüştürdüğümüz katma değer, katma değer, katma değer yaratmak zorundayız.
BİZE ULAŞIN