İş'te Portre: Memduh Boydak

İşe, İstikbal, Bellona gibi markalarla mobilya üreterek başlayan Kayserili Boydak Grubu bugün pek çok sektörde var olan, 72 ülkeye ihracat yapan dev bir yapı. Krizi bile büyüyerek geçiren şirketin 2010 hedefinde yeni yatırımlar var

Pazar 20.12.2009 02:30
ABONE OL

İŞ'TE İNSAN - 20.12.09
Feride Cem
feride.cem@sabah.com.tr

“Nasiplerimiz, gayretlerin içinde gizli!”

Geçtiğimiz şubatta, son yılların en hızlı büyüyen şirketlerinden Boydak Grubu’nun CEO’luğuna getirilen Memduh Boydak böylece 3.8 milyar TL cirolu, 11 bin çalışanlı, toplam 26 şirket ve 13 fabrikalı dev yapının da kilit ismi oldu. Bu yılı krizin etkilerini minimize etmek ve yeni doğan fırsatları değerlendirmekle geçirdiklerini söyleyen CEO, 2010 yılına oldukça yoğun bir yatırım gündemiyle giriyor. Üzerinde çalıştıkları birçok yatırım projesinde sona gelinmiş durumda olsa da öncelik, uzun zamandır üzerinde çalıştıkları enerjide. Bu alanda güçlü bir oyuncu olma iddiası var Boydak’ın. Mobilya, kablo ve tel, demir - çelik, tekstil - kimya gibi pek çok alanda yatırımları olan grubun, enerjinin yanında farklı alanlarla ilgili yeni yatırım planları da var.

“Nasipler gayretlerin içinde gizli” diyen Memduh Boydak, yeni alanlarda da nasibini almak için gayret göstereceğe benziyor. Ortaokul yıllarından beri iş hayatının içinde olan Boydak’la, CEO’luğa giden süreç ve grubun büyüme planları üzerine konuştuk.

2009 yılının sonuna geldik. Boydak Grubu açısından nasıl bir yıldı?
Bizde çok farklı sektörler var. Bunlar içinde lokomotif, mobilya endüstrisi. Burada İstikbal, Bellona ve Mondi markalarıyla farklı tüketici segmentlerine hizmet veriyoruz. Mobilya grubunda işlerimiz, üçüncü ve dokuzuncu aylar arasında hükümetin KDV’deki yüzde 10’luk indirimi nedeniyle gayet iyi geçti. Krize rağmen sanki ekonomide inanılmaz güzellikler varmış gibi işlerimiz açıldı. Bu heyecan, altı ay sürdü. İlk 10 ayda mobilyada yüzde 15-20 civarında büyüme söz konusu. Bu rakam beklentimizin üzerinde ama hedeflerimiz paralelinde bir yıl geçirdiğimizi söyleyebilirim.

Sektör olarak KDV indiriminin devam için uğraştınız ama olmadı…
Devamı için birtakım girişimlerimiz oldu ama kabul ettiremedik. Önümüzdeki zamanlarda belki farklı uygulamalarla bu indirimler yeniden gündeme alınabilir. Devletin aracı olduğu indirimlere tüketiciler daha fazla itibar ediyor. Ancak bunu beklemeyeceğiz tabii. Tasarım odaklı çalışıp tüketicilerimize yakın durarak -reklam ve tanıtımı da atlamadan- satışlarımızı artırmayı planlıyoruz.

2009 sonunda baktığınızda tüketici eğilimleri ne yönde? “Aşırı temkin” tutumu yavaş yavaş dağılıyor mu?
2009 yılında tedirgindi tüketici ama indirimler, bu çekingenliği biraz bertaraf etti. Hala bu tedirginlik devam ediyor. Ancak ekonomik göstergeler 2010 için bizi umutlandırıyor. Öte yandan Türkiye’de genel olarak tüketimin arttığı bir gerçek. Ciddi anlamda bir harcama var ama işsizliğe bağlı bir tedirginlik de söz konusu.

Bunlara rağmen krizde yeni mağazalar açmaya devam ettiniz?
2009 yılında 49 tane İstikbal, 40 Bellona, 60’ın üzerinde de Mondi mağazası açtık. Ancak buna karşın kimi verimsiz mağazalarımızı da kapatma yoluna gittik. Küçük lokasyonları yani markanın amacına uygun hizmet veremeyen mağazaları kapattık. Kriz daha iyi yerlerde mağaza açma fırsat yarattı. Bu anlamda ciddi bir değişim yaşadık.

2010 için mağazalaşma planınız nedir?
Yine bu yıl izlediğimiz stratejiyi uygulayacağız. Mağazacılıkta nicelikten çok niteliğe yoğunlaşmayı planlıyoruz.

Yurtdışında da mağaza sayınız hızla artıyor…
72 ülkede, 220 civarında mağazamız var. Aktif ihracat yaptığımız ülke sayısı ise 55. İhracat pazarlarımız arasında ilk 10 içinde -enteresan şekilde- İtalya’nın yeri büyük. Bu yıl ihracat şampiyonu ülkemiz İtalya oldu. Şimdiye kadar hep Almanya olurdu oysa. Toplam ihracatımızın yüzde 12’sini İtalya’ya yapıyoruz. 2010 yılında yurtdışında 300 mağazaya ulaşma hedefimiz var. Halen toplam üretimin yüzde 15’ini ihracat yoluyla satıyoruz. Önümüzdeki beş yılda bu oranı, yüzde 30-35’lere çıkarmak istiyoruz.

Ağırlık vermek istediğiniz yurtdışı pazar neresi?
Mesela Suriye çok yakınımızda. Siyasi-ekonomik ilişkilerimiz gelişme kaydediyor ve halkın alım gücü artıyor. Buna paralel olarak mağaza sayımızı artıracağız. Aslında bu pazarlarda avantajlı durumdayız. Suriye, İran Irak’ta Türk televizyonları izlendiği için oralarda marka olmuşuz bile. Biz de yakın coğrafyada etkinliğimizi artırmak istiyoruz. Irak’ta 12 tane mağazamız var örneğin. En fazla mağazamızın olduğu ülke, 35 mağazayla İran.

2010 yatırım anlamında Boydak Grubu için nasıl bir yıl olacak?
Önümüzdeki yıl yatırım anlamında kafamızda birkaç iş kolu var. Bunları gündeme alıp hayata geçirmek istiyoruz. Özellikle iş sahalarımıza uygun olan yatırım teşviklerinden faydalanmayı planlıyoruz.

Enerji sektörüne yönelik yatırımlarınız olacaktı…
Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor. Önümüzdeki birkaç ay içinde herhalde bir mesafe almış olacağız. Enerji, girmeyi arzu ettiğimiz sektörlerden biri. Sektörde çok büyük olamazsak da, orta büyüklükte bir oyuncu oluruz diye düşünüyorum. Ama bir dünya deviyle işbirliği yaparsak iş değişir. Bunun yanı sıra mağazalarımızda satışını yaptığımız halı ürün grubuyla ilgili bir yatırım planlıyoruz. Bu yatırımın yeri ve kapasitesiyle ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Mart gibi temelini atar, yılsonunda tamamlarız. Mobilya perakendeciliği ise ilgimizi çeken bir diğer alan. İlgimizi çeken birkaç alan dana var ama henüz olgunlaşmadan açıklamak istemiyoruz.

Boydak Grubu olarak ne kadar istihdam yaratıyorsunuz?
Bizde bordrosu olan 11 bin çalışanımız var. Buna bayilerimizdeki çalışan ve tedarikçileri de eklersek 50 bin kişiye iş verdiğimizi söyleyebilirim.

50 bin çalışanı olan bir grubun CEO’su olmak nasıl bir duygu?
Kayseri’deki bir fabrikalarımızın birinde odam, çalışanların giriş - çıkış yaptığı yöne bakıyor. Giriş ve çıkışlarda adeta bir insan seli oluşuyor. Bunu izlemek inanın büyük bir keyif ama bu durum insanı zaman zaman farklı düşüncelere de sevk ediyor. “Bu insanlara birkaç ay maaşını veremeyecek olursam ne olur?” diye düşünüyorsunuz. Bu da çalışma zevkinizi artırıyor; önemli bir sorumluluk.

Halen yönetimde aileden kaç kişi var? Boydak soyadlı kişilerin sayısının fazla olması profesyonel çalışanlarınızı tedirgin ediyor mu?
Grupta 26 şirket var ve tümünün genel müdürü profesyonel. Çünkü biz liyakatı ve işi bilmeyi önemsiyoruz. Hak eden herkese, tüm pozisyonlar açık. Zaten oldukça genç bir grubuz. Grubumuzdaki genel müdürlerin yaş ortalaması 38.5, tüm çalışanların yaş ortalaması 31.5. Oldukça heyecanlı bir yapıdayız yani.
Ve bu yapının içinde aynı soyada sahip 15 çalışan var.

Peki atamalarınızı daha çok içeriden mi dışarıdan mı yapmayı tercih edersiniz?
Genellikle içeriden yapmayı tercih ediyoruz. Çünkü bunlar kurumsal kültürümüze uygun kişiler olduğu için dışarıdan getirmeye pek sıcak bakmıyoruz. Fayda - maliyet analizine baktığımız zaman da bunu tercih ediyoruz. Ancak işletme körlüğü oluşmasın diye belli zaman aralıklarında çalışanlarımızın görev yerini değiştiriyoruz. Zaman zaman dışarıdan getirdiklerimiz olsa da, temel olarak buna çok sıcak bakmıyoruz.

Kardeşler ve kuzenlerden oluşan bir yönetim yapısı için neler söylersiniz?
Yönetim biçimimizde profesyonellik ön planda. Aile bireylerimiz bu anlayışa sahip. Patronumuz ise Yönetim Kurulu Başkanımız Hacı Boydak. Zaman zaman aramızda fikir çatışması olsa da müzakere ve istişareyi çok önemsiyoruz. Böylece hem riskleri hem de başarıyı paylaşmış oluyoruz. Fikir çatışmasının olduğu yerlerde Hacı Bey’in sözüne riayet ederiz.

Evde de iş konuşur musunuz peki?
Mümkün mertebe konuşmuyoruz. Heyecanımızın yoğun olduğu dönemlerde evde iş konuşuyorduk sonra baktık ki bunun sonu yok, vazgeçtik. Ev ve sosyal yaşantımıza yönelik ilişkilerimizi daha çok önemsiyoruz. İşi işte bırakmaya gayret ediyoruz.

CEO olarak eleman alımının neresindesiniz?
İK bölümümüz aktif olarak devrede. Şirketlerimiz ihtiyaç duydukları kaynağı holdinge bildirir. İK bu talebe uygun adayları çeşitli elemelerden geçirerek finale getirir ancak son elemeyi -özellikle idari kadroda çalışacak arkadaşlarla ilgili- biz yaparız. Çünkü bazen onların göremediği bazı olumsuzlukları biz görebiliyoruz.

İkinci nesil patronlar olarak üçüncü neslin işe başlaması konusunda neler düşünüyorsunuz?
Gençlerimizin işe ilgisi varsa yeteneklerine paralel bir kariyer planlaması yapıyoruz. Belki ileride anlaşamayabilirler, “sizde sorun olmaz” demek doğru değil. Bunun için kurallarımızı belirledik. Bizde bir saygı durumu vardır, büyüklerin sözüne itibar ediliyor. Geleceğe yönelik bir aile anayasası hazırlıyoruz.

3.8 milyar TL ciro, 11 bin çalışan, 26 şirket, 13 fabrika… Böyle bir yapının başındasınız. Kendi kendinize baktığınızda bu tablo size ne düşündürüyor? “Ben Allah’ın şanslı kuluyum” diyor musunuz?
Onu düşünmemek haksızlık olur zaten. Ama nasipler gayretlerin içinde gizlidir, bunu da unutmamak lazım. Aile fertlerimin hepsi gayretlidir. Geriye dönüp baktığımda üniversite yıllarımdaki hayallerimin çok ötesinde bir yerde olduğumu söyleyebilirim.

İşe tezgahtarlıkla başladı

• 42 yaşındaki Memduh Boydak, Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü mezunu.

• İşe tezgahtarlıktan başladığını söyleyen Boydak, “13-14 yaşlarında başladım. Satış mağazamız evimizin altındaydı. Okul çantamı eve bırakıp aşağı inerdim. Orada çay getirmek, bankaya gitmek, müşteriye bakmak gibi işler yapardım. Lise sona kadar tezgahtarlık yaptığım için müşteri psikolojisini çok iyi öğrendim” diyor.

• Üniversiteden mezun olduktan sonra aile işinde çalışmaya başlayan, grupta birçok görev ve sorumluluk üstlenen Boydak, bu yılın şubat ayında CEO koltuğuna oturdu.

• Yoğun seyahat programına rağmen kendine vakit ayırmaya çalıştığını söyleyen Boydak, “10 yıldır haftanın üç günü düzenli olarak spor yapıyorum. Nereye seyahate gidersem gideyim mutlaka spor çantamı yanımda götürürüm. Pazar günleri ise genellikle trekking yapıyorum” diyor.

• Haftada bir kez mutlaka ailece sinemaya gittiklerini söyleyen Boydak’ın yaşları 9 ila 18 arasında değişen beş çocuğu var.

• Sıkı bir Kayserispor taraftarı olan Boydak, fırsat buldukça maçları statta izlemeyi tercih ediyor.
 
“Çalışmadan maaş verdiğimiz insanlar var”

Malum işsizlik en büyük sorunumuz. Bu durum size yapılan iş başvurularına nasıl yansıyor. Eş-dost arayıp iş istiyor mu?
Maalesef bu çok oluyor. Sosyal hayatta karşılaştığımız insanlar, yakınları için sıklıkla iş talebinde bulunuyorlar. Eş - dost, çalışanlarımız ve siyasilerden de zaman zaman bu yönde talep geliyor. Bu konu, rahatsızlıklarımızdan biri. Çünkü günümün yüzde 10 - 15’i iş arayanlara dert anlatmakla ve dinlemekle geçiyor. İnsanlara da bir şey diyemiyorsunuz. Vicdan faktörü ve duygusallık devreye girse de bu işi kurumsallıkla çözmeye çalışıyoruz. Kesinlikle İK departmanına yönlendiriyoruz. Birine gerçekten bir iş ya da maaş gerekiyorsa “Çalışmasın ama ayda bir gelsin maaş alsın” diyoruz bazen çaresizlikten. Böyle birkaç kişi var doğrusu. Buna karşılık “Yeter ki çalışsın maaş almasın, gitsin-gelsin. Çalıştığı yer belli olsun, çocuğu evlendireceğiz kız vermiyorlar” diyenler de oluyor.

2010 istihdam planınız nedir?
2010 yılı için yaklaşık olarak tevsi yatırımlarımız ve kapasite artırımlarımızdan dolayı holding bünyesindeki şirketlerimize yaklaşık olarak 400 mavi yakalı, 120 civarındada beyaz yakalı personel ihtiyacımız olacak. Bu ihtiyaç yıl içerisine dağılmış vaziyette giderilecek. Kısmen konjonktüre bağlı bir gelişim izleyeceğini de eklemek lazım.