TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN

Murat Arın: Dışarıda umut var, içeride IMF'sizlik

Global piyasalarda ekonomilerin toparlandığına yönelik beklentiler korunuyor ama IMF belirsizliği içeride baskı yaratıyor ve yaratmaya devam edecek

Dışarıda umut, içeride IMF baskısı... Son 15 gündür piyasalarda süregelen havayı bu şekilde özetleyebiliriz. Global piyasalarda ekonomilerin dipten toparlanmaya geçtiğine yönelik beklentiler korunuyor; her ne kadar veriler yeterince güçlü olmasa da… Özellikle ABD ekonomisinden gelen veriler ekonomilerin dibe doğru gitmeyi durdurduğunu ancak düştüğü seviyelerde dengelenmeye başladığını gösteriyor. Dolayısıyla kötümser olmak için güçlü nedenler yok ve piyasalar neredeyse üç aydır iyimser olmayı tercih ediyor.

Cuma günü gelen ABD işsizlik verileri buna örnek gösterilebilir. Mayıs ayında 345 bin kişinin daha işini kaybettiği; durgunluğun başladığı Aralık 2007’den bu yana işini kaybedenlerin sayısının 6 milyona ulaştığı açıklandı. İşsizlik rakamı yüzde 9.4’e sıçradı. Bütün bunlara karşın beklendiği gibi yarım milyonun üzerinde insanın işsiz kalmaması borsaların yükseliş trendini koruması için yeterli oldu. Bu trendi kısa vadede bozabilecek bir gelişme gözlenmiyor.

İçeride ise IMF belirsizliği havayı değiştirdi. Bir anlaşmanın en azından sonbahara kaldığının anlaşılması tahvil faizlerini yüzde 13’e doğru yükseltti, borsa fren yaptı, dövizde iniş eğilimi duraladı. IMF ile yeni bir anlaşmanın iyi bir seçim olup olmadığı çok ayrıntılı değerlendirilmesi gereken bir konu (ve bunu Forbes’un Temmuz sayısında ele almaya çalışacağım) ancak piyasalar için kesin bir yargıda bulunabiliriz. IMF ile anlaşma yapılmazsa piyasalar bıçak sırtında seyretmeye devam edecek. Bunun nedeni döviz dengesi. Ödemeler dengesi artıya geçti ama zayıf bir yapıda.

Enflasyon yüzde 5’e inmiş durumda ve yılsonunda yüzde 6 civarında kalması bekleniyor, buna karşın tahvillerin reel faizi yüzde 7 - 8 bandında seyrediyor. Faiz seviyesi en az 2, hatta 3 puan yüksek. İMKB - 100 Endeksi krizin en şiddetli döneminde en çok düşen borsalar arasında yer almıştı. Endekslerin dibe vurduğu 9 Mart’ta MSCI endekslerine göre Türk hisselerinin performansı yüzde 30 daha kötüydü. Son üç aydır bu fark büyük ölçüde kapandı, IMF ile anlaşılması bu farkın tamamen kapanmasını sağlayacak, İMKB-100 Endeksi’ni 40 bin puanın üzerine taşıyabilecekti.

Dövizdeki iniş de duruldu. Kurlar ciddi olarak yükselmedi ama genel olarak global piyasalardaki havanın yumuşama eğiliminin sürmesine karşın gevşemedi. Oysa bir anlaşma dolar - TL’yi 1.40’a kadar getirebilirdi. Grafikte euro ve ABD Doları’ndan oluşan döviz sepetinin son altı yıllık seyri görülüyor. TL, son üç ayda değer kazandı ama hala kurlar “son altı yılın normali”ne göre çok yüksek. IMF anlaşması kısa zamanda yüzde 10 civarında bir değerlenme sağlayabilir.

Neyse ki dünyada iyimserlik rüzgarları en azından birkaç ay daha sürecek. Bu nedenle bir süre daha kaygılanmaya gerek yok. Ancak IMF ile anlaşma konusunda adım atılmadığı sürece içeride piyasaların hep olması gerektiğinden daha kötü bir performans göstereceğini unutmamalıyız.

Nakliye fiyatları yükseliyor
Emtia fiyatları borsalarla birlikte toparlanıyor. Petrol en düşük seviyelerine göre bir misli yükseldi ve 70 dolara kadar çıktı. Yılbaşından bu yana bakır yüzde 60, petrol fiyatları yüzde 50 arttı. Küresel kuru nakliye fiyatlarını izleyen Baltık Dry Endeksi de bu toparlanma eğiliminden payını alıyor. Endeks 2008 sonunda gördüğü dip noktası olan 663 seviyesinden yükselmeye devam ediyor. Son bir aydır aralıksız artan endeks en düşük seviyesinden yüzde 550 yukarıda 4,300 seviyesine ulaşmış durumda. Baltic Dry 2008’deki zirvesinden yüzde 94.7 oranında düşmüştü, bu yüzden bu seviyelere ulaşmak için yüzde 175 daha yükselmesi gerekiyor. Daha önceki zirvesinin ne kadar altında olursa olsun nakliye fiyatlarındaki keskin sıçrama küresel ekonominin iyileşmeye başladığını söyleyenler için cephane oluşturuyor.

Wall Street çalışanlarına casusluk daveti
Son günlerde Bloomberg Radio’da reklam spotları yayınlayan CIA, işten çıkarılan Wall Street çalışanlarından bazılarını işe almak istiyor. New York Post’ta yer alan bir haberde “Maaşlarda evrenin rezil olmuş efendileri için büyük bir indirim. Özel mülakatlar 22 Haziran’da Manhattan’da gizli bir yerde yapılacak. CIA’i aramayın, sadece bilgilerinizi mail atın” diyor.

Görünüşe göre eski mali sektör çalışanlarını işe almak isteyen sadece CIA değil. Financial Times da İngiltere gizli servisi MI6’nın Londra’nın finans merkezi olan City çalışanlarına göz diktiğini anlatan bir haber yayınladı. Bir yetkili “City’deki işlerinden ayrılan bir grup aldık ve işlerinde çok iyiler. Mali sektörde çalışarak perçinlenmiş güçlü becerileri var” diyor. Fakat kamu sektörüne geçtiklerinden maaşlarındaki düşüşü içlerine sindirmeleri gerekiyor. MI6 başvuranların yüklü mali bağlılık ile gelmemelerine çok dikkat ediyor. Aksi halde "güvenlik açısından ciddi risk oluşabilir.”

Gordon Gekko kurtarıcı olarak dönüyor
Michael Douglas, Wall Street filminde hırslarına yenilen borsacı Gordon Gekko’yu canlandırmış ve En İyi Erkek Oyuncu Oskarı’nı almıştı. 21 yıl sonra Bay ‘Açgözlülük İyidir’in hapis cezası sona eriyor ve Wall Street’e geri dönüyor. Gekko kendini farklı bir rolde buluyor bu kez ve Wall Street’i sonun geldiğine dair uyarıyor ama kimse onu dinlemiyor. Gekko’nun bir kızı olduğunu da öğreniyoruz bu devam filminde ve hapis yıllarının ardından kızıyla zarar gören ilişkisini düzeltmek istiyor. Bu rolü kimin oynayacağı ise henüz belli değil.

(Murat ARIN – 07.06.09)

BİZE ULAŞIN