İş'te Portre: Durmuş Döven

Lojistik sektörü firmalarından Reysaş'ın sahibi Durmuş Döven, â??Ekonomide pozitif gelişmeler yaşanmaya başladıâ? diyor. Düzelme için tarih olarak da 2010'un son çeyreğine işaret ediyor

İŞTE İNSAN – 26.07.09
Feride CEM
Feride.cem@sabah.com.tr

Taşımada gelecek demiryolunda!

Reysaş Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Durmuş Döven, elinde adeta bir ‘kriz ölçer’ varmışçasına ekonomi ile ilgili olumlu değerlendirmeler ve kesin saptamalar yapıyor. Geleceğe dair bu öngörüleri ve saptamaları yapmak için en büyük dayanağı, yaptığı iş aslında. Zira farklı sektörlerden yüzlerce müşterinin, binlerce ürününü, dünyanın dört bir yanına ulaştırmak için günde yaklaşık dört bin tır yüklüyor. Bu sayede de ticaretin ve piyasanın nabzını çok iyi tutuyor. Şirketin günlük mal yükleme miktarı, ekonominin nispeten iyi olduğu günlere oranla yaklaşık bin kalem azalmış olsa da Döven, yakın gelecekle ilgili oldukça umutlu.

19 yıl önce otomotiv bayiliği yaparken kendi araçlarını İstanbul’dan Ankara’ya taşımak için başladığı lojistik işini bugün dev bir yapıya dönüştüren Döven’in büyüme ile ilgili planları da hazır. Bu tip hamleler içinse en çok “genlerinde taşıdığı ticari zekaya ve çalışkanlığına” güveniyor. “Babam Ankara Beypazarlı, annem Nevşehirli. Ben Türkiye’nin en akıllı ve en çalışkan iki şehrinden gelen bir anne-babanın çocuğuyum” diyen Döven’le, lojistik sektöründeki büyüme hedefleri ve yeni yatırım planları üzerine konuştuk…

İşiniz gereği küresel krizin etkilerini en iyi hissedecek bir noktadasınız? Sekizinci ay itibariyle etkisinde bir azalma görüyor musunuz?
Krizlere alışık ve kriz seven bir milletiz hatta uzun bir dönem kriz yaşamazsak, huzursuz oluyoruz. Şu anda düzelme aşamasında olan krizi ‘U tipi’ olarak değerlendiriyorum. İnsanlar ‘Daha kötü mü olacak yoksa düzelecek mi’ diye bekliyor. Şu anda iyileşme belirtileri var. 2010’un son çeyreğinde önemli bir düzelme yaşanacağını tahmin ediyoruz.

Krizin etkilerini depolarınızın doluluk oranıyla ölçmeniz mümkün mü? Satışların azalması durumunda depolarınız satılamayan ürünlerle dolup taşıyor mu mesela?
Depolarımız yüzde 100 dolu... Krizin yoğun dönemlerinde sundurmalarımız da doluydu şimdi onlar azalmaya başladı. Bunlar çok önemli. Alışveriş merkezlerine baktığımız zaman hareketlenmeyi görebiliriz. Çünkü bu tip yani uzun süren krizlerde insanlar dünyaya gelme nedenlerini sorguluyor. Araba, ev almıyorlar. Ama “ne yapayım, öleyim mi?” deyip alışverişe yöneliyorlar. Bakıyorum da havaalanları, tatil merkezleri vs. son derece kalabalık. Bana göre ekonomide bir pozitif hareketlenme başladı. Negatif düşünce üretme arzusunda olan insanlar var. Ben bu insanlardan değilim. Çünkü kötünün kimseye faydası yok.

Peki bu durum işlerinizi nasıl etkiledi?
Krizin olmadığı yani ekonominin iyi olduğu dönemlerde günde 4 bin 500 - 4 bin 700 yükleme yaparken şimdi 3 bin 700 - 3 bin 800 civarında yapıyoruz. Yani hala işlerimizde günde yaklaşık 1000 araçlık azalma var.

Krizden en çok hangi sektörün etkilendiğini gözlemlediniz?
En çok otomotiv etkilendi çünkü üretim azaldı. Bunun yanı sıra tekstilde ciddi daralma var. İhracattaki azalmanın da önemli boyutlarda olduğunu gözlemliyoruz.

Kriz yatırım planlarınızı nasıl etkiledi?
Neyse ki biz kriz çıkmadan önce yatırımlarımızın önemli bir kısmını tamamlamıştık. 2008 ve 2009’u ise yatırımların meyvelerini toplayacağımız yıllar olarak belirlemiştik.

Yeni yatırımınız olmayacak yani…
Hayır olacaktı, 320 bin metrekare olan mevcut depo alanımızı 500 bin metrekareye çıkarmak istiyorduk. Demiryoluna yani trene çok büyük yatırım yapmayı planlıyorduk. Demiryolundaki kapasitemizi birkaç katına çıkarmamız için çok büyük bir potansiyel var. Gelecekte petrolün çok daha yüksek fiyatlara çıkacağını düşünüyoruz, bu da demiryolunun önemini artıracak.

Reysaş halka açık bir şirket. Bu sizin için ne anlam ifade ediyor?
Her şeyden önce ekrandan şirketimizin ismini görmek beni çok mutlu ediyor. Özellikle yükseliş grafiğinin yarattığı haz çok başka.

Halka açık bir şirket olmanız nedeniyle yabancı ortaklık teklifleri arttı mı? Evet, son yıllarda birçok teklif aldık ama ben hiç düşünmüyorum. Çünkü Reysaş adeta benim oyuncağım gibi ve değerini para ile ölçemiyor.

En büyük hobisi uçak kullanmak

• Durmuş Döven, Hacettepe Üniversitesi’nde işletme eğitimi almış.
• Öğrencilik yıllarında iş hayatına atılan Döven, yıllar içindeki ilerlemesini değerlendirirken, “Bunun başarı öyküsü olduğuna inanmıyorum, bir şeylerle uğraşmayı seviyorum. Bir şeyler yapma zevki, para kazanmaktan çok daha önemli” diyor. 
• Döven her ne kadar parayı ikinci planda tuttuğunu söylese de kazandıklarıyla oldukça ‘pahalı’ hobiler geliştirmiş. Bunlardan biri de uçak kullanmak. Krizin en civcivli olduğu 2009 Eylül’ünde yaklaşık 1 milyon dolara Cessna 206 tipi bir uçak alan Döven, çevre ülkelere seyahatlerini bununla yapıyor… “Uçmak yalnızca hobim değil, işime de yarıyor” diyen Döven, uçağı ile sekiz saatlik uçuş mesafesine kadar gidebiliyor.
• Yurtiçi uçuşlarında pilot kullanmayan Döven, yurtdışında ise yanına bir pilot alıyor: “Pilot’u kabinde değil, arkada oturtturuyorum. Çünkü yurtdışı uçuşlarda havaalanı işlemleri uzun sürüyor. Bu süreçte bir yardımcıya ihtiyaç duyuyorum.”
• Uçağını, “Karakterime uygun bir araç” diye nitelendiren Döven, “Çünkü çok hareketli bir insanım” diyor.
• Döven’in tek tutkusu uçak değil. Otomobil de onun bir başka hobisi. Hemen hemen tüm markaların taşımasını yapan Döven, ‘iş ilişkileri’ nedeniyle hemen her markanın aracına sahip olduğunu ifade ediyor: “Lada’dan Bentley’e kadar her marka arabam var!”

İşe yarayan kesim işsiz kalmadı

İşlerinizdeki azalma istihdamınıza nasıl yansıdı?
İşsizliği genel ekonomik durumdan bağımsız değerlendiriyorum. Çünkü biz işadamları çok fazla eleman çalıştırıyorduk. Kişi sayısının fazla olması, patronlar için önemlidir. “Benim beş bin çalışanım var demeyi” herkes sever. Ayrıca Türkiye’de hatıra dayalı eleman alımı çok fazladır. Bizim halen yaklaşık bin 900 çalışanımız var. Krizle birlikte yaklaşık 70 kişiyi işten çıkardık. Daha çıkaracak elemanımız yok.

Daha çok hangi bölümlerden eleman çıkarıldı?
İşten çıkardıklarımızın hiç biri operasyon elemanı değildi. Güvenlik, temizlik ve şoför gibi operasyona bağlı olmayan personelimizle yolumuzu ayırdık. Yönetici tarafında eleman alımlarımız devam ediyor. Kaldı ki bu krizde, kaliteli ve işe yarayan personelin işsiz kalmadığını gözlemliyorum. Bu kriz bu bakımdan da 2001’le ayrışıyor.

BİZE ULAŞIN