Murat Arın: Merkez Bankası dövizin önünü açtı

Küresel piyasalar Noel tatili nedeniyle sakin bir hafta geçirdi. Cuma günkü tatilin etkisi hafta ortasından itibaren hissedildi ve piyasalar dar bir bant içinde hareket etti

Bunun istisnası İMKB oldu. Haftaya sert bir satışla başlayan ve 62 bin 400 puana kadar inen İMKB-100 Endeksi ardı ardına yükselişlerle ara vermeksizin 66 bin puanın üzerine çıktı.

İMKB giderek daha sert hareketlerin yaşandığı şaşırtıcı bir piyasaya dönüştü. Önce hızla yükselmesi ve ardından hızla düşmesi, sonra geçen hafta yeniden hızla yükselmesi yatırımcıların ne yapacaklarına karar veremedikleri izlenimi doğmasına neden oluyor. Ancak piyasayı sürükleyen yabancı yatırımcılar olduğu için bu pek mantıklı bir açıklama değil. Borsadaki oynaklığın artması, bundan sonrası için iyi işaretler vermiyor. Bu noktaya geldikten sonra aşırı oynaklığın ve dalgalanmaların devam etmesi, piyasanın düşüşe dönmesi halinde ise hızla bir öncekinden daha aşağıdaki seviyelere gerilemesi şaşırtmamalı.

Daha önemli bir gelişme döviz kurlarında yaşanıyor. Merkez Bankası bugün gelinen noktada "edilgen" konumda olmanın dışına çıkarak "sıcak paraya dur" deme kararı aldı. Artık lira eskisi kadar aşırı değer kazanamayacak ve belirsizlikler arttığı zaman döviz kurları eskisine göre daha hızlı yükselebilecek. Kasım ayı başında yarı yarıya euro ve dolardan oluşan döviz sepeti 1.68 seviyesine kadar inmişti. Sepetin en azından 1.85-1.90 aralığına yükselmesi, ihracatta fiyat rekabetini artırırken cari açığın da kapanmasını sağlayacak. Bundan sonraki dönemde dalgalanmalarla birlikte dövizin daha yüksek seviyelere ilerlemesi ve bu seviyelerde kalması beklenen süreç olacak. Bu, dövizin bugünkü seviyelere göre yüzde 3-6 arasında daha yukarıda bir bantta denge bulacağını gösteriyor.

İç piyasadaki oynaklığın tam tersine dış piyasalar, genelde sakin bir hafta geçirdi. Emtia fiyatlarında, ABD, İngiltere ve Almanya borsalarında yükseliş sürdü. ABD endeksleri, krizin doruğa çıkmasına neden olan Lehman Brothers'ın iflasından önceki seviyelere geri dönerken, Almanya'da DAX ve İngiltere'de FTSE-100 endeksleri Haziran 2008'den bu yana en yüksek seviyelerine çıktı.

Başta Fed'in tahvil alımları olmak üzere likidite bolluğunun yarattığı rahatlık emtia fiyatlarını ve gelişmiş piyasa endekslerini sürüklemeye devam etti. Ancak endekslerin geldiği bu seviyeler piyasaların 2011'e bakışının aşırı iyimser olduğunu ortaya koyuyor. Öyle ki piyasanın yükseleceğini bekleyenlerin oranı yüzde 60 seviyesine yaklaşarak rekor seviyeye yaklaştı. “Yükseliş” beklentilerinin bu kadar yüksek olduğu son dönem 2007 yılı sonunda rekor seviyelerin görüldüğü dönemdi. Bunun ardından krizin başladığını unutmamakta yarar var.

ABD'de büyüme beklentileri korunuyor ancak konut sektörü ve işsizlik konusunda somut iyileşmeler yok. Gündeme son dönemde gelen ve fazla önemsenmeyen bir diğer konu da ABD'de çok sayıda eyalet ve belediyenin iflas noktasına yaklaşmış olması.

Avrupa'da ise Portekiz'in, Yunanistan ve İrlanda'nın ardından kurtarılması gerekeceği git gide daha da netleşiyor. İspanya için hala umut var gibi gözükse de daha düşük faizle nasıl borçlanacağı ve bütçe dengelerini koruyacağı belirsiz. Ocak ayında bu iki ülkenin kaderi netleşecek. Özellikle İspanya'da Alman bankalarının yüz milyarlarca euro riski bulunurken, Almanya DAX Endeksi'nin son iki buçuk yılın en yüksek seviyelerine ulaşması ilginç bir tezat oluşturuyor. Sadece bu iki ülke değil, İtalya, Belçika ve Fransa üzerinde de baskı oluşmaya başladı. İtalya ve Belçika'nın CDS'leri iki yüzün, Fransa'nın CDS'leri yüzün üzerine yerleşti.

Gelişen ülke borsalarının bir kısmında, Türkiye'nin yanı sıra Çin, Brezilya gibi piyasalarda son iki aylık dönemde önemli satışlar yaşandı. ABD, İngiltere ve Almanya başta olmak üzere birçok borsa ise yükselişlerine devam etti. Ocak ayıyla birlikte sorunların ağır basması satışların küresel piyasaların geneline yayılmasına neden olabilir. Düşüşlerin ardından İMKB için risk devam ediyor.

BUGÜN NELER OLDU