Murat Arın: IMF borç krizine son noktayı koyacak mı?

Küresel piyasalarda geçen hafta ABD'deki Şükran Günü tatilinin rehaveti vardı. ABD'nin tatile çıkması, tatilden önce de siyasetçilerin iyimser konuşmalar yapmaları, küresel borsalardaki olumsuz havanın dağılmasını sağladı. Salı günkü toplantıda Yunanistan konusunda bir uzlaşma çıkmadı ama piyasalar bunu da kanıksamış durumda, bir sonraki toplantıda yardım kararının çıkacağı beklentisi borsalardaki satış havasının 1-2 saatte dağılmasını sağladı. İşin gerçeği şu ki, ABD'de Kongre'den bütçe konusunda bir anlaşma kolay çıkmayacak. Geçen hafta yaşanan iyimserlik tatilin ötesine geçmeyecek gözüküyor. Demokratlar, yüksek gelir gruplarına vergi isterken Cumhuriyetçiler neredeyse vergi sözcüğüne bile tahammül edemiyor. Bu nedenle "mali uçurum" tartışmaları kısa sürede küresel piyasaların gündemine geri dönecek.

IMF Avrupa'yı kilitledi

IMF'nin Yunanistan'da gerçekçi olunmasını istemesi Avrupa'yı kilitledi. IMF, Yunanistan'ın borç stokunun GSYH'ya oranının 2020 yılında yüzde 120 indirilmesini istiyor. Ülkenin borcunu silmeden bu orana ulaşmak mümkün değil. Yunanistan'ın borcunu iki yıl ertelemek sorunu çözmüyor, borç yükünü daha da ağırlaştırıyor. AB'nin rakamlarına göre, Yunanistan'a aktarılacak toplam yardımın GSYH'ya oranı yüzde 177'ye ulaşacak. Bu da Yunanistan'ın borcunun en azından üçte birinin silinmesi gerektiği anlamına gelecek. İki yıl erteleme yapılmazsa 2020 yılında Yunanistan'ın borcunun GSYH'ye oranı yüzde 144'e çıkacak. IMF, bu oranın yüzde 120'ye olmasa bile yüzde 124'e indirilmesini istiyor. Yunanistan tarafına göre geçen haftaki toplantının ardından aradaki fark 10 milyar euro'ya kadar indi. Ancak bu pek gerçekçi değil, aradaki farkın kapanması için 60-70 milyar euro civarında bir kaynak yaratmak gerekiyor. Bunun için faiz indirimi de seçeneklerden biri olarak konuşuluyor. Ancak faiz indirimi, Almanya için borç silmekle aynı anlama geliyor ve borç silmek Alman yasalarına aykırı. Almanya faiz gelirlerini bütçesine kaydetmiş durumda ve bundan geri adım, alacakların silinmesiyle aynı anlama geliyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel, şimdiden borç silerek genel seçimlere bir yıl kala durumun vehametini açık etmek istemiyor. Yunanistan'a yeni bir yardımın parlamentoya gelmesi, Almanya siyasetini kilitleyebilir. Yunanistan'ın yüzde 120'nin üzerindeki borcu geri ödeyemeceği kesin, yüzde 120'ye kadar olanın ne kadarını ödeyebileceği ise belirsiz. Avrupalı politikacılara kalsa parayı verip birkaç ay daha kazanacak, sorun yokmuş gibi devam edecek. İşi tadını kaçıran ise IMF'nin ısrarcı tavrı. Bu çözümsüz gibi gözüken kilitlenmede IMF geri atmazsa bugün çok rahat gözüken piyasalar bir anda çökebilir.

Katalanya'nın seçimi ve İran
İspanya'da izlenen kemer sıkma politikaları ülkeyi bölünmenin eşiğine getirdi. Katalanlar fırsattan istifade ayrılmanın yollarını araştırıyor. Bugün yapılacak bölgesel seçimde, ayrılıkçı lider Artur Mas'ın partisinin mutlak zaferle çıkması beklenmiyor. Mas bu seçimi ayrılma için bir adıma dönüştürdü. Alınacak sonuca göre Katalanya bahar aylarında İspanya'dan ayrılma konusunda bir referanduma gidebilir. Seçim sonuçları işsizlik, ekonomik daralma ve kemer sıkma politikaları altında boğulmak üzere olan İspanya için politik belirsizlikleri artırabilir. Japonya'dan ABD'ye dünya borç sorunlarını aşmaya çalışırken Orta Doğu'daki çatışmalar ise tırmanmaya devam ediyor. İsrail'in Gazze saldırıları, Irak'ın bir iç savaşa doğru sürüklenmesi gerilimin son parçaları. Bütün bu gerilim, dönüp dolaşıp İran'ın bölgedeki nüfuzu üzerinde kilitleniyor. Bölgedeki çatışmalar, İsrail ile İran arasındaki "nükleer sorun" çözülmeden dağılmayacak gözüküyor. İsrail'in Gazze saldırılarının neden önemli olduğunu ve İsrail'in stratejisini Forbes'un aralık sayısındaki yazımda anlatmaya çalışacağım.

BİZE ULAŞIN