Meme kanserinin teşhisinde tarama hayati öneme sahip

Medikal Onkoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Dilek Erdem, artık yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi toplumda sık görülen hastalıklar arasına giren meme kanserinin tedavi edilebilen bir hastalık halini aldığını belirterek, risk grupları ve hastalığın erken evrede teşhisi ile ilgili önemli bilgiler paylaştı.

Meme kanserinin teşhisinde tarama hayati öneme sahip

Kadınlarda en sık görülen kanserlerden biri olan meme kanseri, aynı zamanda kadınlarda kanserden ölüm sebepleri arasında da ilk sıralarda geliyor. Meme kanserinin en sık 50-59 yaş aralığında görüldüğünü belirten Medical Park Samsun Hastanesi'nden Medikal Onkoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Dilek Erdem, meme kanserinin görülme sıklığıyla ilgili "Bir kadında doğumdan ölüme kadar görülme sıklığı her 8 kadında bir olup bu rakam 53 kadında 1 kadın iken, 70 yaş üstü kadınlarda 15 kadında bir kadın şeklindedir" dedi. Yrd. Doç. Dr. Erdem, konuya dair şu bilgileri verdi:
"1990'lı yıllardan beri meme kanserinden kaynaklanan ölümlerde azalma görülmektedir. Bu durum, artan sıklıkta kullanılan tarama yöntemleri ile hastalığı erken dönemde yakalamak, tanısal metotlara kolay bir şekilde ulaşabilmek ve elde bulunan uygun ve çeşitli bireysel yöntemlerle hastalığın etkin bir şekilde tedavi edilmesini kapsamaktadır. Tüm bunların ötesinde bireylerin meme kanserinin farkında olması ve bu durumu önemseyerek alınan bir dizi önlemler tanı ve tedaviyi kolaylaştırmaktadır. Meme kanseri risk faktörleri kadın cinsiyeti, ileri yaş, ailede genç yaşta görülen meme kanseri varlığı, erken adet görme, geç menopoza girmek, ilk çocuğu geç yaşta doğurmak, uzamış hormon tedavisi, göğüs bölgesine daha önceden herhangi bir nedenle radyoterapi almak, iyi huylu üretken meme hastalıkları ve genetik BRCA1/2 mutasyonları sayılabilir. Alkol, sigara, radyasyon maruziyeti, Batı diyeti tarzı beslenme, tek tip beslenme, obezite, fiziksel aktivite olmaması da suçlanan diğer olası faktörlerdir. Ancak unutulmamalıdır ki, çoğu zaman bunlar tek başına bir anlam ifade etmez, birçok nedenin birleşmesi sonucu meme kanseri tetiklenir" dedi.

"DOKTORA BAŞVURUYU GECİKTİRMEYİN"

"Doktora başvuruyu geciktirmeyin" uyarısında bulunan Yrd. Doç. Dr. Dilek Erdem şunları söyledi:
"Meme kanserinde hastada görülebilecek bulgular; memede ele gelen kitle, meme başı içe çökmesi ya da meme cildinde ani çukurlaşma, meme başında özellikle kanlı olabilecek akıntı, meme cildinde kızarma ya da kitle olmaksızın tüm meme yüzeyinin portakal kabuğu gibi sert ve renk değişikliğiyle birlikte görülmesidir ki bu bulguya 'peau'd orange' adı verilir. Özellikle hastanın bu bulguları erkenden fark ederek doktora başvurması, hayat kurtarıcı olabilir. Yapılan bir çalışmada; memede kitle saptanması ile doktora başvurana kadar geçen süre uzadıkça hastalığın daha geç evrede saptandığı gösterilmiştir. Meme kanseri farkındalığı bu nedenle çok önemlidir. Meme kanseri mamografi, meme ultrasonu, meme MR'ı gibi güncel tetkiklerle taranarak erken dönemde saptanabilir ve tedavi sonucu hastalık tam anlamıyla tedavi edilebilir. Bu nedenle meme kanserinin belli yaşlarda tetkik edilmesi gereklidir. Tedavide hayli yol kat edilmiş olup artık meme kanseri; yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi toplumda sık görülen hastalıklar arasında olmasının yanında tedavi de edilebilen bir hastalık halini almıştır. Tüm kanserlerde olduğu gibi meme kanserinde de teşhis ne kadar erken konulursa, tedavi ve takipte o kadar başarı kazanılır."

"YAŞINIZA GÖRE TARAMA PERİYODUNUZU AKSATMAYIN"

Yrd. Doç. Dr. Dilek Erdem açıklamasını şöyle tamamladı: "Sağlık Bakanlığı, meme kanseri tarama tetkikleri için bir algoritma geliştirmiştir. 20-39 yaş arası kadınlar ayda 1 kez kendi kendine meme muayenesi, 3 yılda bir doktor tarafından meme muayenesi yaptırmalıdır. Bu durum 40-49 yaş aralığındaki kadınlarda ise ayda bir kez kendi kendine meme muayenesi, yılda bir doktor tarafından meme muayenesi şeklindedir. 50 yaş ve üzeri kadınlarda ise ayda bir kez kendi kendine meme muayenesi, yılda bir doktor tarafından meme muayenesi ve 2 yılda bir mamografi taramasını içerir. Kendi kendine meme muayenesi, özellikle banyodayken yapılması önerilen bir yöntemdir. Aynanın karşısında özellikle meme değişiklikleri, kitle, kızarıklık, içe çökme, çukurlaşma, ağrı gibi bulguların gözlenmesi, ellerin yukarı-aşağı hareketi ile bu durumların ortaya çıkıp çıkmaması, koltuk alı ve memenin elle muayenesini içerir. Mutlaka yatarak meme ve koltuk altı muayenesi de devamında önerilir."

BİZE ULAŞIN