Akciğer kanseri önlenebilir hastalıklar arasındadır

Acıbadem Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Burak Civelek, akciğer kanserinin yaşam kayıplarına neden olan kanserler arasında ilk sırada yer almasına rağmen hala önlenebilir hastalıkların arasında sayıldığını söyledi. Civelek, erken tanının tedavi başarısında çok büyük önem taşıdığını belirtti.

Akciğer kanseri önlenebilir hastalıklar arasındadır

Sigaranın akciğer kanseri için bilinen en önemli risk faktörünü oluşturduğunu belirten Acıbadem Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Burak Civelek, "Bu sonuç sigara içmeyenlerde kanser görülmeyeceği anlamına gelmiyor. Zira, pasif maruziyet de akciğer kanseri için önemli bir risk faktörü olarak kabul ediliyor. Ayrıca, sigara dışındaki tütün içeren ürünler de benzer risk oluşturur. Bunun dışında herhangi bir sebeple oluşan radyasyona, nikel, radon, krom arsenik gibi çevresel ağır metallere ve asbeste maruziyet de akciğer kanserine zemin hazırlayabiliyor. Maden işçileri, akciğer ile ilgili geçirilmiş eski hastalıkları (tüberküloz ve pulmoner fibrozis gibi) bulunanlar, alkol tüketenler de bilinen diğer risk grupları arasında yer alıyor" ifadelerini kullandı.

Akciğer kanserinin çok sık görülen bir hastalık olduğunu belirten Civelek, "Akciğer kanseri günümüzde Türkiye'de erkeklerde en sık görülen, her iki cinsiyette de en sık kanser ölümlerinden sorumlu olan tür. Buna rağmen tüm toplum taraması yapılması mümkün olmuyor. Daha önce yapılan akciğer kanseri tarama çalışmalarında etkili bir sonuç elde edilemedi. Günümüzde halen 55-75 yaş arasında 30 paket yılı üzerinde sigaraya maruz kalan, halen aktif sigara içen veya 15 yıldır sigara bırakmış olan kişilerde akciğer kanseri taraması öneriliyor. Tarama için düşük yoğunluklu akciğer tomografisi gerekiyor. Eskiden kullanılan akciğer grafisi ve balgam inceleme testleri tarama için uygun bulunmuyor" şeklinde konuştu.

Akciğer kanserinde araştırma ve bilgilerin giderek arttığını ifade eden Civelek, "Özellikle akciğer kanserinin alt tiplerinde yapılan genetik analizlerle bazı hasta gruplarında akıllı ilaçlar kullanılabiliyor. Bu ilaçların çok önemli gelişmeler olmakla birlikte her akciğer kanseri tipinde ve her evresinde kullanılamıyor. Akciğer kanserinde son yıllarda ülkemizde henüz ruhsat aşamasında olan immünoterapi diye adlandırılan tedavilerde de bir çığır açıldı. Artık akciğer kanseri kronik hastalık özelliğine doğru gidiyor. Mevcut tedaviler her hastada aynı sonuçları vermemekle birlikte tedavi başarı oranlarımızı arttırıyor" diye konuştu. Civelek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kanser tedavisinin bu işte uzmanlaşmış merkezlerde yapılması çok büyük önem taşıyor. Başarılı bir akciğer kanseri tedavisi için ekip çalışması gerekli oluyor. Göğüs cerrahisi, göğüs hastalıkları uzmanı, radyoloji, patoloji, nükleer tıp, medikal onkolog, radyasyon onkologu ve donanımlı yardımcı sağlık personelinin uyum içinde çalışması gerekiyor."

BİZE ULAŞIN