Esin Küçüktepepınar: Hem festival hem de gişe filmi formülü

Günışığı Temizleme Şirketi, sosyal meselelerden kişisel dramlara çark ederek hem 'festival filmi' hem de gişe filmi olma zaafları gösteriyor

AMERİKALILARIN pratikliğine doğrusu şapka çıkarılır! Günışığı Temizleme Şirketi'nin ana sermayesi de zaten, adının ferah çağrışımlarına gayet zıtlık oluşturan bir 'pis iş'in kara mizahı üzerinden geleceğe dair aydınlık film çıkartmak.

Böylesine grotesk veya münasebetsiz bir mecburiyetten hayatın dokunaklı çelişkileri ve bunların ironisinden mini mini başyapıtlar çıkarmak her 'Amerikalı bağımsız filmci'ye nasip olmuyor malesef.

Başka bir işte dikiş tutturamayan güzelim iki kızkardeşin mecburiyetten girdikleri kanlı ve mikroplu olay/suç mahalli temizleme işine bile yüce manalar yüklemeleri ise açıkgöz bir kapitalist girişimcinin el kitabından alıntılanmışa benziyor.

Başkalarının pisliğini temizleyerek ne kadar iyileşebilirsiniz? Filmin ana karakteri olan çocuklu ve aydınlık yüzlü abla (Amy Adams) bir zamanlar hanımı olmayı düşlediği evleri temizlerken hayıflansa da sonrasında kurduğu bu yeni şirketle intihar ederek ortalığı dağıtıp da gidenlerin ardını temizleyerek, onları ferahlıkla uğurlamanın 'new age' usülü ulvi tesellisini yaşıyor.

Güya isyankar, dövmeli ve sürmeli küçük kızkardeş olarak Emily Blunt ise her trendy markanın reklamında rahat iş bulacak denli 'cool' bir kız. Film, bu 'temizleme' işini hem düz anlamıyla hem de metaforik olarak kullandığından iki kardeş her suç mahallinde kendi acılı geçmişlerini (annenin münasebetsiz vedası) temizleyerek terapi yaptıkları ortada.

Yani önce sosyal ve ekonomik açmazlara parmak basarak kırık saadet zincirlerini gösteren film, ardından kişisel dramalara çark ederek hem 'festival filmi' hem de gişe filmi olma zaaflarını arsızca gösteriyor.

Filmin gururla reklamını yaptığı üzere üç yıl öncesinin baştacı edilen Amerikan bağımsızı Küçük Gün Işığım'ın yapımcılarından gelen yeni bir film olduğunu hatırlatalım. Ama 'bu filmi daha önce gördüm' duygusu ise yaşından olgun, kocaman açtığı gözleriyle düzenin gidişatına akıl sır erdirmeyen minik çocuk, egzantrik büyükbaba rolünde Oscarlı Alan Arkin (bu rol üzerine yapıştı korkarım), benzer mekan ve dekor, külüstür bir Amerikan minibüsü, kapitalist sistemdeki tipik 'kaybedenlerin' yani alternatif yaşamların da yandan yandan kutsanıyor gibi yapılması vs. benzerliğinden kaynaklanmıyor sadece.

Çocuk güzellik yarışması veya temizleme servisi; bu ortak 'günışığı' başlığı neticede bu ibretlik işler vesilesiyle karakterlerin tatlılıkla selamate ermesini sağlıyor. Dalga geçtiği 'new age' mantraları gibi sonuçta kendi kendini telkin ederek ikna eden bir durum! Neticede bu 'kendini iyi hisset filmin'nin sakarin lezzetinden çıkarak günışını görmek için daha pratik çözümler var elbette.

BİZE ULAŞIN