Eski Sovyet ülkesine evlatlık muamelesi

Histeri, "cani evlat"larıyla en azından aile kurumuna bir yorum getiriyor. Evdeki Düşman ise, sadece eski korkuları parlatma peşinde

Güleryüz ve 'kale içi' pozisyon. Üstelik bir de paranoyak muamelesi ("Şşş, yok bir şey"). Birinin hayatının böyle sinsice ele geçirildiği hikâyeler, asap bozma konusunda gerilim türünün hayli sıkı yoldaşları. Rosemary'nin Bebeği, Genç Bekar Bayan Aranıyor ve Beşikteki El, bu işbirliğinin sinir sistemimizde güzelce geçici hasar yarattığı birkaç örnek. Evdeki Düşman büyük ölçüde bu şema içinde ilerleyen bir film. Aynı zamanda da, Village of the Damned, Omen ve kısa süre önce gösterime giren Histeri gibi, bir 'iblis velet' gerilimi. Ki bu da, seyirciyi rahatsız etme yolunda iyi silahlanmış bir 'alt tür'. Ne de olsa çocuklara özgü pervasızlığı alıp, masumiyet yerine zarar ziyanla özdeşleştirmenin sapkınlığına ait bir alan.

Evdeki Düşman'ın bu hammaddelerle neler yaptığına gelince... Kurduğu mizansenlerle, ortalama bir Hollywood korku filminin bizi yerli yersiz dürten taktiklerinin yaratıcı bir çeşitlemesini sunmuyor. Aynı şekilde, o ortalamanın sergilediği prodüksiyon becerilerinden de bir eksiği yok. O halde filmi yerin dibine batıracak yahut tepemize çıkaracak sebeplere de sahip değiliz. Ama filmlerin bize konu seçimleriyle de bir şeyler söylediğini kabul edersek, hikâyesi irdelenmeye değer. Neden evlatlık alınan bir çocuğun estirdiği terör? Neden eski Sovyetler Birliği üyesi Estonya'dan bir çocuk?

Filmin afişinde bizi bütün sevimsizliğiyle selamlayan Esther, klasik giysi ve aksesuvarları kullanan, şahane piyano çalan, bilmişlik düzeyinde terbiyeli görünen kız çocuğu.

Onu evlatlık alan ailenin çocuk yaştaki oğlu, üvey kız kardeşine "Transilvanya mı neyse, hangi ülkeden geldiysen oraya geri dön!" çıkışını yapınca, Esther küçük Amerikalı oğlanın cehaletini yüzüne vuruyor: "Transilvanya bir ülke değil, Romanya'nın bir bölgesi". Neticede film, 'Amerikalı normal çocuk'un bütün önyargılarını haklı çıkararak, 'enteresanlık', açık fikirlilik peşindeki anne- babaya da gününü gösteriyor.

Histeri, 'cani evlat'larıyla en azından aile kurumuna bir yorum getiriyordu. Evdeki Düşman ise, sadece eski korkuları parlatma peşinde. Hal böyleyken, filmin 123 dakikalık süresi pek de 'seyirci dostu' sayılmaz.

BİZE ULAŞIN