Yıldız Kenter'e kraliçelik yaraşır

Yıldız Kenter, bu sezon sahnelenmeye başlayan Kraliçe Lear oyununu hem yönetip hem başrolü üstleniyor. Kraliçe Lear'in Kanadalı yazarı Eugene Stickland de İstanbul'a gelerek oyunu izledi

Pazar 06.12.2009
ABONE OL
Kanadalı yazar Eugene Stickland'ın yazdığı ve Kanada'dan sonra ilk kez bu sezon Türkiye'de Kenter Tiyatrosu'nda sahnelenmeye başlayan Kraliçe Lear oyunu, sanatın, kendimizi en yalnız ve çaresiz hissettiğimiz anlardaki birleştirici gücünü anlatıyor. Yaşlı bir oyuncu olan Jane, sadece kadınlardan oluşan bir Shakespeare prodüksiyonunda, Kral Lear rolüne hazırlanmaktadır. Ona ezberde yardıma gelen Heather ise liseli bir genç kızdır. Oyunun üçüncü kişisi de çellisttir, çünkü Jane'in unutkanlık anlarındaki iç sesi haline gelmiştir artık. Deli dolu ama sevimli genç kız, yaşlı kadına yılmamayı, yaşlı oyuncu ise genç kıza hayatı tanımayı, yaşam sevincini ve umudu öğretir. Yıldız Kenter'in yönetip başrolünde oynadığı Kraliçe Lear'de genç oyuncu Sedef Şahin'le birlikte, çelloda da dönüşümlü olarak çellist Feride Berin Varol ve Jülide Calca Eke sahneye çıkacak. 61. sanat yılını geride bırakan Yıldız Kenter, Kraliçe Lear üzerine SABAH'a konuştu.
- Sizin için yazıldığı hissini veren bu oyunu nasıl seçtiniz? - Oyunu Kanada'da yaşayan İzmirli bir seyircim izlemiş. "Bu oyun sizin için yazılmış gibi..." diyerek haber verdi. Yazarıyla da konuşmuş, metni hemen bana gönderdi. Kanadalı yazar çok şaşırmış. Üstelik merak edip İstanbul'a geldi ve oyunu ikinci akşam izledi. Ayrıca yarın akşam galada da izleyecek.
- Yorumu ne oldu? - Tek söylediği sözcük "fantastik" oldu. "Neredeyse Türkçe biliyor gibi oldum" dedi izledikten sonra da.
- Peki, genç oyuncu Sedef Şahin'le yolunuz nasıl birleşti? - Seçme yaptık, pek çok kişi katıldı. Sedef, iki kişiyle birlikte kaldı, ama diğer oyuncu hastalandı. Böylece Sedef oynadı. Aslında başlangıçta biz çellistte olduğu gibi iki oyuncunun dönüşümlü oynamasını istiyorduk, ama Sedef mecburen tek kaldı. Çok yetenekli bir oyuncu.
- Oyunda hiç konuşmasa bile çellist de bir oyuncu gibi görev yapıyor. Müzikleri kim seçti, oyunun orijinal metinlerinde yazar bunlar çalınacak diye belirtiyor mu? - Müziklerin çoğunu kızım tercih etti: Bach var, Mozart, İrlanda baladı da. Ben çellonun sesini çok severim. Çello eşliğinde bir şiir okuma projem de var. Oyunda müzik oluşunun nedeni de şu: Çello kadının bir alter egosu haline gelmiş. Beni yer yer destekliyor, kızıyor, alay ediyor. İnsanın kendisiyle uğraşması neyse, bütün onları yansıtıyor. Yazar da "Özgür bir ruhtur o" diyor. "İster gösterirsiniz, ister göstermezsiniz. Biz onu izlerken özdeşleştiririz." Çelloyu benden başka da kimse görmüyor.
- Oyunu Türkçeye kızınız Leyla Kenter Tepedelen çevirmiş. İleride beraber oynama gibi bir düşünceniz de var mı? - Evet kızım çevirdi. Oyun onu âdeta iyileştirdi. Cambridge Üniversitesi'nde okurken 3 Kuruşluk Opera'da oynamıştı. Eşi hariciyeci olduğu için Afrika'da yaşıyor artık. Orada da Afrikalı bir grupla Bir Yaz Gecesi Rüyası oyununu sahnelemişler.
- Metni ezberlerken siz hiç sorun yaşadınız mı, oyundaki Jane gibi? - Bazı metinleri ezberlemek zordur. Çok çabuk ezberlemek de iyi değil aslında. Metni anlayabilmek önemli. Tiyatro metni de oyunu da matematiğe benzer. Tel: 212 246 35 89 / 247 36 34

KANADA'DAN OYUN İÇİN GELDİ
Kanadalı yazar Eugene Stickland, Kraliçe Lear'ı, Urban Curvz Kadın Tiyatrosu'nun kurucularından Joyce Doolittle için özel olarak yazdı. Oyun ilk kez Şubat 2009'da Urban Curvz'de seyirciyle buluştu. Hemen ardından Türkiye'den gelen teklif karşısında çok şaşırdığını belirten Stickland, İstanbul'a gelerek Yıldız Kenter'in yorumuyla oyununu izledi.