Tiyatroda bir ışık daha söndü

50'ye yakın oyun yöneten, çeviriler yapıp dizi, sinema ve tiyatro oyunculuğu yapan Ali Taygun'un ölümü, tiyatro camiasını sarstı. 67 yaşındaki Taygun, Muhsin Ertuğrul'un öğrencilerinden biriydi

Cuma 18.12.2009
Son Güncelleme: Çarşamba 30.12.2009
ABONE OL
Yenilikçi bakış açısı ve geniş vizyonu ile hem yaşıtı meslektaşlarının, hem ardından yetişen genç tiyatrocuların hayranlıkla izlediği sanatçı Ali Taygun'un vefatı tiyatro camiasını derinden sarstı.

Akciğer kanseri teşhisiyle temmuz ayından beri tedavi gören Taygun'un zayıf düşen bünyesi, önceki gün saat 15.00 sularında geçirdiği kalp krizine dayanamadı.

EMEKLİYE AYRILMADI

Tiyatronun A'dan Z'ye her noktasında tam bir profesyonel olan 67 yaşındaki sanatçı, yönettiği 50'ye yakın oyunun yanı sıra çevirileri, dizi, sinema ve tiyatro oyunculuğundaki başarısıyla önemli bir yere sahip. Muhsin Ertuğrul döneminden gelen sanatçı, Başar Sabuncu, Tunç Yalman, Beklan Algan gibi isimlerle beraber Türk Tiyatrosu'nun altın dönemine imza atan, kendini tiyatronun yaygınlaşmasına adayan Muhsin Hoca'nın 'çocukları'ndandı

Taygun, Robert Koleji Yüksek Okulu'ndan mezun olduktan sonra, 1969 yılında Yale Üniversitesi'nde yüksek lisans yaptı. 2006'dan beri Kadir Has Üniversitesi Tiyatro Bölümü'nde öğretim görevlisi olan Taygun, bir buçuk yıl önce emekli olmasına rağmen halen İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu'nda (İBBŞT) yönetmenliğe devam ediyordu.

Şehir Tiyatroları'nda en son Vişne Bahçesi ve Leyla ile Mecnun'u sahneye koyan sanatçının yönettiği diğer oyunlar arasında, Godot'yu Beklerken, Macbeth, Hizmetçiler, Ağrı Dağı Efsanesi, Hasır Şapka, Müfettiş ve Üç Kız Kardeş gibi oyunlar yer alıyor. Sanatçının, opera rejisörü Yekta Kara ile birlikte sahneye koyduğu Lirik Tarih Gösterisi ise ardında bıraktığı en önemli işlerden biri sayılıyor.

Taygun'un cenazesi, pazartesi günü İstanbul Büyükşehir Belesiyesi Şehir Tiyatroları'nda yapılacak törenin ardından, Eyüp Mezarlığı'nda defnedilecek.

ÖNEMLİ BİR AYDINDI
Yekta Kara (Eşi, opera sanatçısı): Meslektaş olarak, dünyaya aynı pencereden bakarak 30 yılda çok şey paylaştık. Çok değerli bir sanatçı, çok değerli bir aydındı. Barış için, demokrasi için ömür boyu mücadele etmiş bir insandı. Zorlu dönemler geçirdi. Pek çok yapıt bıraktı, öncelikle yönetmen, sonra oyuncu olarak. Ölümü tüm ülke için kayıp. Ali, Türkiye'nin yetiştirdiği ender aydınlardan biridir. Duruşunu son ana kadar korudu. Sanatçı olarak da çok aktifti.

Üstün Akmen (Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Başkanı): Uzun yıllar Tiyatro Dergisi'nin yayın kurulunda beraberdik. Cesur bir rejisör ve çok iyi bir oyuncuydu. Tiyatroda yabancılaştırmaları çok iyi kullanmıştır. İyi bir Brecht yorumcusuydu. Çevirilerinin tiyatromuza çok büyük katkısı var. 1980'de tiyatrodan uzaklaştırılması, 'Barış Davası' olarak anılan hukuk yoksunu davada gözaltına alınması ve yaşamının on yılını mahkeme ve tutukevlerinde geçirmesi ise Türkiye'nin kaybıdır.

Lemi Bilgin (Devlet Tiyatroları Genel Müdürü): Hem kişiliği ve duruşu, hem sanatçı yönüyle yeri doldurulamayacak bir isim. Geniş vizyonu olan, büyük prodüksiyonlarda ciddi işler yapan, bütünde sanatsal değeri yüksek işler yaratabilen bir sanatçıydı. Çok mert ve dürüsttü. Türk Tiyatrosu'nun ciddi bir kaybı olarak bakıyorum.

Ayşe Nil Şamlıoglu (İBBŞT Genel Sanat Yönetmeni): Bir ışık daha söndü. Yapacak çok işi vardı daha ve çok verimli bir dönemdeydi. Hastalığını biliyorduk ama bu kadar erken bizi bırakacağını hiç düşünmemiştik. O çok koca yürekli, coşkulu ve hayatı doludizgin yaşayanlardandı. Tiyatroda yeni adımlar atılmasına öncülük etmişti. Yeni dile ulaşmak, tiyatroyu çağdaş bir noktasına taşıma konusunda önemli adımlar atmış biriydi.

* 2009 YILININ TİYATRO OLAYLARI İÇİN TIKLAYIN