Ben onun yerine görüyorum, o da konuşuyor!

Doğa Rutkay, birlikte TV programı sunduğu Metin Şentürk ile çok yakın olduklarını söylüyor: Bizimki alışverişli bir arkadaşlık. Ben onun yerine görüyorum, o da benim yerime konuşuyor!

Beş yıldan beri TRT'de ekrana gelen 'Eğlence Pazarı' programını sunan Doğa Rutkay ve Metin Şentürk, iki iyi arkadaş olmuş. Şentürk'ün Bebek'te demirli teknesinde buluştuğumuz ikili, röportajdan önce bayramlığına tavla oynadı. Kaybeden Rutkay, Şentürk'e yeşil bir kravat almaya söz verdi. Şentürk de, "Tavladan kazandıklarımı unutmam. Kravatımı almazsan icrayı kapına yollarım" diye takıldı... İşte ikilinin, kahkahaların eşlik ettiği sohbeti...
Programdan önce birbirinizi tanıyor muydunuz?
M.Ş.:
Hayır, tanışmıyorduk. Program bittikten sonra da Doğa'yı tanımam zaten!

DOĞA CÜCE VE YAMUK BİRİ!
Metin Bey, Doğa Rutkay'ı tarif eder misiniz?
M.Ş.:
Cüce, saçları cadı gibi kabarmış, ağzı yamuk... Doğa'yı hep yamru yumru bir şey olarak hayal ettim. D.R.: Öyleyim zaten, aynı anlattığın gibi...
M.Ş.: Şaka bir yana Doğa çok güzel bir kadın. Doğa'nın mutlaka kendisine göre sevdiği ya da seveceği biri vardır. Onunla hayatı paylaşacak erkeğin çok şanslı olacağını düşünüyorum. Hem fiziki güzellik, hem de yürek güzelliği genelde bir arada olmuyor. Bu kızcağızda ikisi de var. Hafif yamru yumru ama... (Kahkahalar) Doğa, benim gözümde ve gönlümde hem güzel bir kadın, hem güzel bir arkadaş, hem de çok güzel bir yürek...

ÇOK ACIKLI BİR CÜMLE
Metin Şentürk için hep az da olsa görüyor mu acaba gibi sorular sorulur. Doğa Hanım, size de bu tip sorular geliyor mu?
M.Ş.:
Hadi Doğa itiraf et!
D.R.: Bana herkesin en çok sorduğu şey bu... Metin'in çok güzel bir lafı vardı, "Gönül rahatlığıyla ülkemde kör olamıyorum" demişti. Çok güzel ve acıklı bir cümle... Bana bu soruyu soranların hangi maksatla sorduklarını anlamadığım gibi bu tip sorulara artık cevap verme ihtiyacı da duymuyorum. Bir insan neden böyle bir hayatı yaşıyormuş gibi davransın ki? Görme engelliler dünya rekoru kıran bir insan için "Azıcık da mı görmüyor?" demek çok abes...
M.Ş.: Doğa, kafama vursana bir tane... Allah, gözüm açıldı, görüyorum. (Kahkahalar) Bu konuları artık çok kanıksadım. Muamma olmak hoşuma gidiyor. Soranlara, "Ben de bilmiyorum" diyorum.
Bir araya geldiğinizde nasıl vakit geçiriyorsunuz?
M.Ş.:
Sanat camiasında çok dostum yok, küçük bir dünyam var. Doğa, her gün görüşsem bıkmayacağım insanlardan biridir. Doğa'nın trafiği çok yoğun; tiyatroları var, İstanbul dışına çıkıyor. O nedenle program dışında fazla zaman geçiremiyoruz ama sürekli birlikte olup da sıkılmayacağım insanlardan biridir.
D.R.: Yıllardır her pazar birlikte bir iş yapıyoruz ama "İş yapıyorum. Zaten paramı da veriyorlar" dediğimiz bir şey değil bu. Başarılı bir iş yaptığımızda çok mutlu oluyoruz. Bizimki alışverişli bir arkadaşlık.

SERT KAYAYA ÇARPTIM!
İkinizde konuşmayı çok seviyorsunuz; bu nedenle programda zorlanıyor musunuz?
D.R.:
Konuşamıyorum! En büyük derdim bu... Tam bir espri yapacağım ama araya giremiyorum. Ben de Metin nefes aldığı anda atlıyorum. Şaka bir yana arkadaşlarım "Nasıl bu kadar susabiliyorsun?" diyorlar. "Sert kayaya çarptım" diyorum. Ben yaptığım programlarda oyunlarda en çok konuşan insanım. Ama ilk defa karşıma benden daha beteri çıktı. O yüzden deli deliyi görünce sopayı saklar ya, öyle oldu. Metin bana susmayı öğretti. En sonunda dayanamıyorum, "Metin bir susar mısın? Ben konuşacağım" diyorum.
M.Ş.: Ama benim gözüm dilime vurmuş.

D.R.: Ben onun yerine görüyorum, o benim yerime konuşuyor. Aslında ben herkesle kolay anlaşan biriyimdir ama bir programda partnerle olmanın zorluklarını da bilirim. Bir de uzun süre kendi başıma programlar yaptığım için kendi alanımda at koşturmaya alışmıştım. Benim de başka şeyler öğrenmeye ihtiyacım vardı, bu nedenle Metin'le çalışmak iyi oldu.

BİZE ULAŞIN