Yönetmenin kadını ya da erkeği olmaz!

Şirin Sever'in a Haber'de hazırlayıp sunduğu 'Jurnal' programına, önceki gün 'Çanakkale 1915' filminin yönetmeni Yeşim Sezgin ile oyuncuları Baran Akbulut ve Barış Çakmak konuk oldu.
Programda Sezgin, "Bir kadın yönetmen, Çanakkale Savaşı'yla ilgili nasıl film çeker?" şeklindeki yorumlara değindi. Sezgin, "Yönetmenin kadını erkeği yoktur. Filmin de savaşı, aşkı olmaz. Gönlünüzü nerede hissettiğinizle ilgili bir şey bu... Filmin kadın yönetmen tarafından çekilmiş olmasının öne çıkmasına çok şaşırdık. Bu filme iki yıl emek harcadım. İlk olmak güzel bir şey" dedi.


SALONLAR DOLU
Filmin ilk haftadan iyi bir gişe yapmasından çok mutlu olduğunu söyleyen Sezgin, "İyi bir açılış yaptık. Filmden çıkanlar 10 kişiyi daha götürüyor. Salonların dolu olduğunu duyuyoruz" dedi.
Filmde 57. Alay Komutanı Hüseyin Avni Bey'i oynayan Barış Çakmak da rolüyle ilgili; "57. Alay, kahraman bir alay. Savaşta tek bir kişi bile kurtulmuyor, herkes şehit oluyor. Hüseyin Avni Bey, aynı zamanda yarbay ve Atatürk'ün en yakın arkadaşı. Kararları birlikte veriyorlar" dedi.

FİLMDE STAR YOK
"Karakterlerde asla plastik makyaj kullanmadık, Atatürk'te bile" diyen yönetmen Sezgin, "Tiyatral bir şey yapmak istemedik. Oyuncuların komutan edasını taşıyacak kişiler olması gerekiyordu. 20'ye yakın ana karakterimiz var ve hiçbirinin birbirinden üstün olmasını istemedik. Star oyuncu gerektiren bir hikayemiz yoktu. Sonuçtan çok memnunuz" dedi.
Sezgin, Sinan Çetin'in 'Çanakkale Çocukları filmini izlemediğini belirtti: "Her yönetmenin, yapımcının işine saygı duymak lazım. İki filmi karşılaştırmak doğru değil."

GERÇEK TOPLA ÇEKTİK
Filmde Seyit Onbaşı'nın 270 kiloluk topu kaldırmasının abartılı bir sahne olduğu eleştirilerine de yanıt veren Yeşim Sezgin şöyle konuştu: "Öncelikle o sahne Turgut Özakman'ın birkaç komutanın anılarından ve tarihi belgelerinden derlediği bilgilere uygun olarak çekildi. Seyit Onbaşı bir oduncu, güçlü bir insanmış. Orada 210 kiloluk toplar var; onları kaldırabiliyormuş. Savaş sırasında 270 kiloyu denediğinde bunu kaldırabildiğini görüyorlar; kayıtlara da geçiyor. Seyit'in savaştaki görevi, topu oraya sürmesiydi fakat bu öyle bir efsaneleşmiş ki; 'O bir top taşımış, gemiyi vurmuş' gibi bir şeye dönüşmüş."

BİZE ULAŞIN