Hayatımda utanacak hiçbir şey yaşamadım!

Başarılı oyuncu Nilgün Belgün, hayatından ve anılarından yola çıkarak hazırladığı müzikli ve danslı gösterisi 'Nilgün Belgün'le Aşk ve Komedi'de her şeyi tüm çıplaklığıyla anlattığını söylüyor: Herkes yaşamını anlatamaz ama benim hayatımda utanılacak, sıkılacak bir şey olmadığı için rahatım

Başarılı oyuncu Nilgün Belgün; hayatından, yaşadıklarından ve anılarından yola çıkarak hazırladığı 'Nilgün Belgün'le Aşk ve Komedi' adlı tek kişilik danslı ve müzikli gösterisiyle seyirci karşısına çıkmaya hazırlanıyor. İlk gösterisini 15 Kasım akşamı Profilo Kültür Merkezi'nde sahneleyecek olan Belgün'le provalar sırasında konuştuk...
Bu gösteride kendinizle ilgili her şeyi tüm çıplaklığıyla anlatacak mısınız?
Evet, her şeyi anlatacağım çünkü bu anlattığım bir yaşam biçimi. Ama çok eğlenceli, çok keyifli bir şekilde anlatıyorum. Benim karakterimde var bu; kötü olayları bile süsleyerek anlatırım. Bu gösteride daha çok hayatımın komedi bölümü var ama hüzünlü bölümü de var. Sonuçta herkesin gelip kendini göreceği bir hayat benim anlattığım.

ALİ'NİN FİKRİYDİ
Nereden çıktı bu gösteri?
Beş yıl önce 'Aşk ve Komedi' diye bir kitap yazmıştım, oradan yola çıkarak hazırladık bu gösteriyi. Kitapta da her şeyi olduğu gibi anlatmıştım; çok beğenildi ve geniş bir okuyucu kitlesine ulaştı. Herkes kitaptan çok keyif aldığını söyledi. İlk Ali Poyrazoğlu'ndan çıkmıştır bu fikir; "Ben senin yerinde olsam, bu kitabı tek kişilik gösteri yapardım" demişti bana.
Fikir cazip mi geldi? Uzun bir süre böyle bir şey düşünmedim aslında. Bir sürü yabancı tekstler geldi bana, herkes "Tek kişilik bir şov yap" diyordu ama hiçbiri içime sinmedi. Sonra baktım; 'bu kitaptan iyi bir gösteri olur, bir şey çıkar' dedim ve gerçekten de çıktı. Serkan Budak kitaptan uyarladı; içini danslarla, şarkılarla süsleyince tadından yenmez oldu. Toplam altı tane şarkı var ama açılışta ve kapanışta söylediğim 'Ben Nilgün Belgün' şarkısı çok özel. Tamamen beni anlatan sözleri Serkan Budak yazdı, müziğini de Eşref Vakti'nden Fatih Ahıskalı yaptı. Müthiş güzel bir şarkı oldu.

EVET, CESARET İŞİ!
İnsanın kendini, hayatını anlatması biraz cesaret gerektirmiyor mu?
Evet, bu bir cesaret. Çünkü insanın hayatını anlatması cesaret ister. Herkes hayatını anlatamaz ama benim hayatımda utanılacak, sıkılacak bir taraf yok. Ayrıca çok eğlenceli, çok farklı bir hayatım var. Benim hayata bakışım, yaşadıklarım, ürettiklerim, tükettiklerim, mutluluklarım, mutsuzluklarım, kıssalardan aldığım hisseler, sevinçler, hüzünler; bunların hepsi aynı zamanda bir ders gibi ama çok keyifli ve eğlenceli bir ders. İzleyen gençler de çok şey öğrenecekler bu gösteriden. Zaten gençler için fiyatları daha düşük tuttum; gençlere 25 lira dedim.
Gösteriyi hazırlarken hiç hayatınıza, yaşadıklarınıza otosansür uygulamadınız mı?
Hayır, otosansürlük bir hayatım yok benim; her şeyim ortada. Bekir'le (Ünlüataer) olan resmimizi de ilk kendim Twitter'da paylaştım. Hayatımda utanılacak, sıkılacak, illegal hiçbir şey yaşamadığım için gayet rahat her şeyi anlatıyorum. Ama tabii ki herkesin hayatı bu kadar farklı, eğlenceli, neşeli olamaz.
Siz zaten anılarınızı çıktığınız televizyon programlarında anlatıyor ve büyük ilgi görüyordunuz; 'Bari bunu şova dökeyim, insanlar tiyatroda izlesin' mi dediniz?
Reyting aldığımı biliyorum; bari televizyondaki reyting, tiyatrodaki izleyiciyle özdeşleşsin dedim.
Gösteride hüzün de var dediniz ama hüzün sizinle hiç bağdaşmıyor. Nilgün Belgün imajı; hep neşeli, eğlenceli, pozitif kadın...
Her insan gibi benim de düştüğüm, kalktığım, mutsuz olduğum zamanlar vardır. Ben de sonuçta bir insanım ama ben bunları tolere edip daha güler yüzlü, eğlenceli bir halle anlatabilirim. Belki de oyunculuğumdan ötürü hüznümü hiç yansıtmam. Sahtelik değil ama bu. Ben insanları eğlendirmeyi, güldürmeyi, mutlu etmeyi seviyorum, ağlatmayı sevmiyorum. İstediğim zaman da ağlatabilirim tabii; ağlatmak kolay, güldürmek zor. Bu gösterinin bir bölümünde seyirciye gözyaşı döktürebilirim ama...
Hep kahkaha attıran Nilgün Belgün bu sefer gözyaşı döktürebilir diyorsunuz yani...
Evet, ilk defa ters köşeye yatıracağım bu sefer; bir yerinde böyle bir şey yapacağım. "

EĞLENDİRİCİ OLMA!"
Her insan hayata bir misyonla gelirmiş, belki de sizin misyonunuz insanları eğlendirmek.
Olabilir. Ben bu işlere ilk başlarken babam, "Kızım eğlendirici olma, bırak seni eğlendirsinler" demişti ama ben iyi ki eğlendirici oldum, iyi ki insanları eğlendiriyorum çünkü ben insanları mutlu etmekten hoşlanan biriyim. Ben, insanları mutlu ederek motive oluyorum.
Peki, sizi ne eğlendiriyor?
Geçenlerde Woody Allen'ın 'Roma'ya Sevgilerle' filmine gittim, çok eğlendim. Woody Allen'in dili beni çok eğlendiriyor mesela. Cem Yılmaz'la da çok eğleniyorum. İyi bir komedi oyununda çok eğleniyorum. Yani benim de eğlendiğim şeyler var ama her şeye gülen biri değilim. Ben hayata gülerek bakıyorum zaten, yani illa birinin beni güldürmesi gerekmiyor.

BİZE ULAŞIN