50'nci sanat yılıma kitap yazmak yakışır

Türk sinemasının efsanevi oyuncularından Hülya Koçyiğit, 50'nci sanat yılını kutlamaya hazırlandığı 2013'te, hayatından kesitler sunacağı bir kitap çıkarmayı planlıyor. Koçyiğit, "Yaşadıklarımla olgunlaştım ve kitabımda bunları anlatacağım. İçinde hiç görülmemiş fotoğraflarım da olacak" diyor

Gelecek yıl 50'nci sanat yılını kutlayacak olan Türk Sineması'nın efsane ismi Hülya Koçyiğit, yeni projeler için kolları sıvadı. Hayatından kesitlerin yer alacağı bir kitap hazırlığında olan ünlü oyuncu, bir yandan da 1960 İhtilali'ni konu alan bir sinema filmi yapmayı planlıyor. Zekeriyaköy'deki evinde buluştuğumuz Hülya Koçyiğit, yeni projelerini ve özel hayatını anlattı.
50'nci sanat yılınızda kitap çıkartmanız için teklifler varmış. Çalışmalara başladınız mı?
Benim açımdan şu anda en doğru olacak işlerden biri kitap yazmak... Ben yaşadıklarımla olgunlaştım ve bu yaşadıklarımı birbirine bağlayarak neler oluşturduğumu ortaya koyacağım. Kitabımda, hayatımdan kesitler olacak. 15 yaşında kamera karşısına geçtiğimde neyi ne kadar biliyordum? Bana nasıl bir yol açıldı? O yolda ilerlerken neler yaşadım? Bu soruların cevapları bu kitapta olacak

FOTOĞRAFLAR OLACAK
Film arşivinizden de yararlanacak mısınız?
Tabii ki. Eskiye dair araştırmalar yapıyorum ve onları gördükçe benim içimde ayılmalar oluyor. "O gün, bunu yaparken şu olay olmuştu" diyorum. 50'nci sanat yılıma yetiştirmeye çalışıyoruz ama bir kitabı bitirdim demek kolay değil. Yetişir mi bilemiyorum...
Kitap içinde fotoğraflarınız da olacak mı?
Kesinlikle fotoğraflara yer vermek istiyorum. Daha önce insanların görmediği fotoğraflar olsun istiyorum.
1960 İhtilali'ni konu alan bir filmde oynayacağınızı açıklamıştınız. O proje ne durumda?
Açıkçası ince eleyip sık dokuma gibi bir durumum var. O proje üzerinde ciddi şekilde çalışıyoruz. İnşallah en yakın zamanda onu da izleyicilerle buluştururuz.
Bir kadın hikayesini konu alan bir film yapma düşünceniz de vardı...
Senaryo bitti ama üzerinde birçok kez değişiklik yaptık, hâlâ da yapıyoruz. "Bu kadar mı tesadüf olur?" dedirtecek bir hayat var ortada. Bu yaz, bu film üzerine hiç çalışmadım ama hayata geçireceğim. Bu projede yönetmenlik yapmayı düşünüyorum.

YENİLER DAHA ŞANSLI
Yeni nesil oyuncuları şanslı görüyor musunuz?
Bence bizden daha şanslılar. Şimdiki oyuncular daha özgür, mesela eskiden frapan bir kadın asla masum olamazdı. Oyuncuları, bu köylü, bu şehirli olabilir diye kategorize ediyorlardı. Yapmamız istenen filmler, bize o çerçevede sunuluyordu. Bunu değiştirmek için çok mücadele ettim. Önce seslendirme konusunda ısrar ettim. Ne olursa olsun, filmimde benim sesim olmalı diye düşündüm. Farklı ve beni zorlayan karakterler, bana birçok ödül getirdi. Şimdi oyuncular özgürler, seçme şansları var. Zaten maddi açıdan kazandıkları da, bizim dönemimizle mukayese edilemez.
Sinemadan kazandığınız parayla geçinebiliyor muydunuz?
Ben evlenene kadar borç içindeydim. O borçları ödeyebilmek için daha çok film yapmam gerekiyordu. Sonra Selim'in çok desteği oldu, en azından borçlu olmadım. Bana "Hiçbir şey yapmak zorunda değilsin. İstediğin filmleri yapmayı seç" dedi ve öyle devam ettim.

DOLU DOLU YAŞADIM
Özcan Deniz ve Mahsun Kırmızıgül'ün filmlerini nasıl buluyorsunuz?
İkisini de takdir ediyorum. Sinemaya saygıyla yaklaşıp bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Yaptıkları, yanlış şeyler değil. Halk da onların karşılığını veriyor. Ortada yürek var, niyet var. Neden olmasın?
Geri dönüp baktığınızda sanat yaşamınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sinemaya odaklanmış koskoca bir hayat yaşadım. Heyecan içinde, birbirinden daha iyi şeyler yapmak için sürekli sınava çıkan bir insan düşünün. Çok güzel şeyler yaşadım bu işte, çoğunlukla da mutlu oldum. Dolu dolu bir yaşam geçirdim, şimdi de sefasını sürüyorum. Geri dönüp baktığımda kendimi hep setlerde hatırlıyorum. Ödüllerle dolu bir geçmişe sahibim. Tüm bunlar büyük sorumluluk gerektiriyor.

BİZE ULAŞIN