Çekimlerde topallamayı unuturum diye ödüm kopuyor

‘Aşk ve Mavi: Götür Beni Gittiğin Yere’de topallayan ‘İsmet’i oynayan Uğur Uzunel: Topallamayı unutacağım ve bu gözden kaçacak diye ödüm kopuyor. Bu hem çok komik, hem de utanç verici olur

Çekimlerde topallamayı unuturum diye ödüm kopuyor

Uğur Uzunel, atv'de yayınlanan 'Aşk ve Mavi: Götür Beni Gittiğin Yere' dizisinin en dikkat çeken oyuncularından biri. Dizide Emrah Erdoğan'ın canlandırdığı 'Ali' karakterinin kardeşi 'İsmet'i oynayan Uzunel; Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü Oyunculuk Anasanat Dalı'nda öğrenim gördü. İlk başrol deneyimi 'Ferah Feza' filmi, Malatya ve Fibresci Film Festivalleri'nden 'En İyi Film' ödülüyle döndü. Oyuncu, kendi kurdukları İntakt adlı gruplarıyla İstanbul'da 'Penetratör' adlı bir oyunda rol aldı. Stutgart'ta Türk Oyunları Festivali'ne giden 'Penetratör', En İyi Oyun ödülünü aldı. Uzunel'le diziyi ve rolünü konuştuk.

ROLÜMLE İLGİLİ BAŞTA TEREDDÜT YAŞADIM
'Aşk ve Mavi'de topal bir karakteri oynuyorsunuz. Gerçekliği veremem diye tereddüt yaşadığınız oldu mu?
Her rolün ayrı bir zorluğu var. Hepsi oyuncu için duygusal bir probleme dönüşüyor. Bunun üstüne fiziksel bir kusur da eklenince iş biraz daha çetrefilleşiyor. Ön hazırlığı daha uzun sürüyor. Topallık ya da başka bir fiziksel engel, oyuncunun hızını da, duygusunu da etkiliyor. Yere basış şeklimizin bile karakteri biçimlemede önemli olduğunu söylerdi bir hocamız. Başta tereddüt yaşadım, ara ara hâlâ oluyor. Uzun ya da duygusal yoğunluğu yüksek bir sahne gelince, hemen 'Acaba yapabilecek miyim?' diye düşünüyorum. Kendime de, çalıştığım ekibe de güvensem oluyor bu. Her oyuncu yaşıyordur bunu herhalde.
Rolünüze nasıl adapte oluyorsunuz?
Sette zaman çok değerlidir. O nedenle kafaca hazır olmak ve zaman çalmamak önemli. Senaryoyu okuyorum, ezberimi yapıyorum. Sete kafamda az çok ne yapmak istediğimi düşünüp bularak gitsem de, yönetmeni de dikkatle dinleyip istediğini vermeye çalışıyorum.
Çekimler sırasında unutup normal yürüdüğünüz oluyor mu?
Bu başıma gelecek ve dikkatimizden kaçacak diye ödüm kopuyor. Yayını izlerken birden bire "Ee 'İsmet' düz yürüyor, topallamayı unuttu" derlerse ölürüm herhalde. Hem çok komik olur, hem çok utandırıcı. Şimdilik başıma gelmedi. Ama biriki kere 'Düz mü yürüdüm? Topallamadım galiba' diye panikleyip yönetmenlerimize sorduğum oldu.
Rolünüzle ilgili nasıl yorumlar alıyorsunuz?
'Ben ne yapıyorum?' diye düşünmeme neden olacak kötü yorumlar almadım. Ürgüp'te sokakta beni her tanıyan seyirci, yaptıklarıma çok güldüğünü, 'Pembe' ya da 'Gülizar'a aşık olup olmayacağımı soruyor. Ama en çok duyduğum cümleler; 'Seni neden bu kadar çok dövüyorlar?', 'Sen de kaşınıyorsun ama', 'Baban yine seni dövdü'... Genelde 'İsmet'in fevrilikleri ve fırlamalıkları üzerine esprili konuşmalar dönüyor.

KIZ KARDEŞİME LAF SÖYLETMEM
'İsmet' biraz hırçın bir karakter. Onu siz nasıl tanımlarsınız?
Aslında hırçın onu tanımlamak için güzel bir kelime. Her yerde, her an kavga çıkarabilir. Dayak yemek dahil hiçbir şeyden çekindiği yok. Fiziksel kusuru, onda bir ego sorununa dönüşmüş. Abisinin 'pırlanta çocuk' ve yakışıklı olması onu eziyor. Bir yandan da zengin bir ailenin çocuğu olmasının yarattığı şımarıklık var. Binlerce uyarı, konuşma ve dayağa rağmen kumar oynamaktan da vazgeçmiyor. Bunların yanında esprili, şakacı biri. Onlara çok kırılsa, sürekli terslense, azar işitse de ailesini çok seviyor. Çok kirlenmiş duyguları yok.
'İsmet'in ağabeyleriyle çekişmesi de var. Sizin kardeşleriniz var mı? Aranızda böyle çekişmeler oluyor mu?
Benden dokuz yaş küçük bir kız kardeşim var ama onunla hiç böyle çekişmelerimiz olmadı. Zaten benden çok küçük olduğu için kardeş kıskanması da olmadı. Birbirimizi hep çok sevdik, hep koruduk. Ona laf ettirmem.
Bazı roller insanların daha fazla ön plana çıkmasını sağlıyor. 'İsmet' karakteri de sizin için öyle oldu mu?
'Aşk ve Mavi', çok izlenen bir iş oldu. Her şeyden önce bunun için mutluyum. Şu an 'İsmet' beni ne kadar ön plana çıkardı ya da çıkardı mı fark edemiyorum. Daha çok oynamak istiyorum, bunu düşünüyorum. Dizimiz devam ettikçe bunu zamanla anlarım. Ben mutluyum, bu yeter.

İLİŞKİDE KAFA DENGİ OLMAK ÖNEMLİ
Dizide 'Mavi'nin kardeşi, 'İsmet'i tavlamaya çalışıyor. Sizce aşkta taktikler işe yarar mı? Yani yarar herhalde ya da yaramaz mı? Bilemedim ki. Aşktan bahsediyorsak samimiyet daha önemli sanırım. Gerçek bir his varsa, bir şeylerin iyi olması, güzel bir birliktelik için böyle taktikler işe yarar herhalde. Ama 'İsmet'in de sağı solu belli olmaz.
İlişkilerde herkes dengiyle olmalı gibi bir düşünce var mı? Maddi durumdan bahsediyorsak saçma, yok tabii ki. Mühim olan hep insandır. Kafa dengi olmak, birlikte gülebilmek, birbirini öpmekten, sevmekten keyif almak önemli tabii ki. Birbiriyle zaman geçirmekten keyif almayan, birbirlerinin hoşlandıkları şeylerden nefret eden insanlar sevgili olur mu?
Sizin ilişkide önem verdiğiniz şeyler neler? Böyle soruları cevaplarken biraz utanıyorum. Sevgi, güven, mutlu olabilmek gibi şeyler diyeyim.



AİLEM OYUNCU OLMAMI İSTEMEDİ
Nasıl bir çocukluk geçirdiniz? Anne-babanız oyuncu olmanıza destek oldu mu?
Vallahi eğlenceli bir çocukluk geçirdim. Sürekli sokaktaydım. Çok futbol oynadım. 8 yaşından beri de tiyatro kurslarından çıkmadım.
Sonra da Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde oyunculuk okudum. Ailem çocukluğumdan beri her oyunuma geldi, her adımımı destekledi. Daha ben bebekken bile video kasetlerinden tiyatro oyunları izlerdik evde. Ama on aileden dokuzu gibi üniversite çağına geldiğimde biz de gerildik.
'Önce bir meslek edin, tiyatronu yine yaparsın' diyorlardı. Babam asker olmama takmıştı kafayı. Onlara istemediğimi zor anlattım ama bana saygı duydular, aramızdaki çatışma çok büyümedi.

BİZE ULAŞIN