Avrupa kendi sözlerini bile tutamayacak durumda

Avrupa kendi sözlerini bile tutamayacak durumda

Dokuz yıl önce ‘Issız Adam’ filmiyle herkesin konuştuğu bir isim olan Cemal Hünal; kariyerine birçok dizi, film ve tiyatro oyunu ekleyerek yoluna devam etti. Şimdi ise müzisyen kimliğini ortaya koyan ünlü oyuncu, Ruşen Ali ve Deliler isimli grupla sahneye çıkıyor. Hünal; yeni çalışmalarını, ülke gündemine dair görüşlerini ve bilinmeyen yönlerini Her Kafadan Bir Ses’e anlattı

  • Günaydın
  • Perşembe 17.03.2017
SADECE SEVDİKLERİ İÇİN YEMEK YAPIYOR
Cemal Hünal, oyunculuk kariyerinin yanı sıra okçuluk, binicilik gibi spor dalları ve yemeğe merakıyla çok yönlü biri olduğunu gösteriyor. TV, sinema ve tiyatronun ardından şimdi de müzisyen kimliğini ortaya koyan Hünal, herkesi şaşırtmaya devam ediyor.
Beş yıldır tiyatroda farklı oyunlarda boy gösteren Hünal, bu sezon Onur Şenay'la birlikte rol aldığı 'Patron' oyunuyla ilk kez yönetmenlik tecrübesi yaşıyor. Gayrettepe'deki Kats Sahne'de devam eden oyun; yanlış kişiyi öldüren iki mafya adamının durumu patronlarına izah etme çabalarını konu alıyor. Hünal oyunu şöyle anlatıyor: "İnsanları ilgilendiren bir insan hikayesi... Özellikle tek perdelik bir oyun arıyordum. Çünkü tiyatro seyircisinin ağır dramalara, klasik tiyatro oyunculuğuna fazla tahammülü kalmadı."
Oynadığı oyunlarla Türkiye'yi dolaşan Hünal, en sevdiği yerleri ve lezzetleri şöyle anlatıyor: "Kayseri pastırmasından çok etkilendim. Kapadokya, Mevlana türbesi ve Güneydoğu'yu çok seviyorum. Dünyanın neresine gidersem gideyim, en iyi şeyleri yemeye çalışıyorum. Bugüne kadar en iyi yemeği Urfa'da yedim. Yemek yemeyi de severim, yapmayı da... Özellikle etli yemeklere bayılırım."
'Issız Adam' filmi zamanında restoran işlettiğini ve sürekli mutfakta olduğunu söyleyen Hünal, "İşletmeciliği profesyonel olarak düşünmüyorum artık; sadece sevdiklerime yemek yapıyorum. Sürekli ben yapmıyorum tabii, eşim de yetişiyor" diyor.

İLKER GEZİCİ



'TOPRAK KOKAN ŞARKILAR'I SEVİYOR

Cemal Hünal ile röportajımıza biraz mutsuz başladık. Bir soruma ters bir yanıt verince, canının sıkkın olduğunu düşündüm. Bu şekilde başlayan sohbetimiz, İlker'in sorduğu sorularla daha keyifli bir havaya büründü.
Müzisyen kimliğiyle sahnede olmaktan keyif aldığını dile getiren Hünal, "Hayatımda ve evimizde müzik her zaman vardı. Babam klasik gitar çalıyordu ve 70'li yıllarda folk grubu vardı. Ben de ister istemez müziğin içindeydim. Şu anda üç yıldır birlikte müzik yaptığım arkadaşlarımla bestelerimi hayata geçiriyoruz.

'Keloğlan türküsünü uyarladık'
İnsanların hobilerine zaman ayırması gerektiğini söyleyen ünlü oyuncu, "Ben hâlâ rock müzik dinliyorum ve 70'lerden sonra bu alanda çok fazla adam gibi iş yapılmadığı kanısındayım. Çok özgün şeyler yapılmıyor. Etnik müziği seviyorum; toprak kokan şarkıları... Bu da grubumuza yansıyor. Sahnede Moğollar'dan, Neşet Ertaş'tan, Fikret Kızılok'tan şarkılar çalıyoruz. Keloğlan türküsü uyarlamamız bile var; caz tonunda çalıyoruz.
"Albüm yapacak mısınız?" diye soruyorum. Hünal, gelecek ay ilk single'larını çıkaracaklarını söylüyor.
Müzik konusunda reklama ihtiyacı olmadığını vurgulayan Hünal, "Güzel şarkı yaparsanız, zaten reklamını yapar" diyor. "Müzik, oyuncu kimliğinizin önüne geçer mi?" diye sorduğumda ise şu yanıtı veriyor: "Hayır ama geçerse de geçsin. Oyunculuk profesyonel mesleğim ve ağır basıyor tabii. İkisi birden birbirlerine izin verdiklerinde var olabilirler."
Cazip bir teklif gelene kadar dizi ve sinema projesi düşünmediğini söyleyen ünlü oyuncu, "Bir senaryom var... Onun dışında çok teklif geliyor ama cazip bir TV, sinema senaryosu gelmezse oynamayı düşünmüyorum" diyor.

ÖZLEM AVCI

'TÜRKİYE'DEN HİÇBİR YERE GİTMEM'
Birkaç yıl önce Cemal Hünal ile atlı okçuluk spor kulübünde buluşmuştuk. Kendisi benim at binme korkumu yenmemi sağlamıştı. Bugünlerde yoğun bir tempoyla çalışan ünlü oyuncu; hem 'Patron' adlı oyunda oynuyor, hem de üç sene önce kurdukları müzik grubuyla sahneye çıkıyor. Yeni projelerini konuşmak için bir araya geldiğimiz Hünal, yıllar önceki buluşmamızın aksine bu kez gergin bir havadaydı.
Ülke gündemine değinen ünlü oyuncu, "Türkiye'den hiçbir yere gitmem" deyip şunları söyledi: "Ortadoğu'nun genel durumu bizi etkiliyor. Coğrafi olarak inanılmaz zor bir konumdayız. Avrupa'nın bunu takdir etmesi lazım. Ortadoğu ve Avrupa arasındaki tek tampon biziz ve bunun ceremesini çekiyoruz. Bizimle iyi geçinseler de, geçinmeseler de resmin bütününü görmek istemiyorlar. Toplumların tüketim toplumuna dönüşmesiyle, bireyler insancıllıktan uzaklaşıyor. Neokapitalizm, insan arzularını ve duygularını yutuyor. Aramızdaki çukurlar daha çok büyüyor. Avrupa, 10 sene önceki Avrupa değil. O güçte ve toleransta da değil. Kendi vaatlerini bile yerine getirme konusunda zorluk çeken bir durumda."

'İstanbul güvenli'
Yıllar önce oyunculuk eğitimi için Los Angeles'a giden ve bir süre orada yaşayan ünlü oyuncu, dünyada birçok farklı yeri gezdiğini belirtti. Seyahat etmeyi ve yemek yemeyi çok sevdiğini söyleyen Hünal, "Turneler için gittiğim yerleri gezmeye çalışırım. İnsanların, yeni bir yere gidip de otel odasından çıkmamasını anlayamıyorum" diyor.
Dünyayı gezmesine rağmen İstanbul'u çok sevdiğini vurgulayan Hünal, "Büyük şehirde yaşamak isteyenler için, dünya üzerinde İstanbul'dan daha insancıl, güvenli ve daha güzel bir şehir yok" deyip ekliyor: "İstanbul'un genelinde gece çıkıp sokakta yürüyebilirsin. Paris'te, Londra'da gece yürüyebilir misin? Yürüyemezsin! Hollanda'da veya Amerika'nın hiçbir yerinde yürüyemezsin. Beş yıl Los Angeles'ta yaşadım. 150 metre uzaktaki markete arabayla gidiyordum. Yürüyemiyorsun çünkü güvenli değil. Başına bir şey gelse, kimse yardım etmez. Türk insanı; içinde bulunduğu coğrafi konumu sindirip kendisini çok geliştirmiş bir toplum. Bütün avantajları ve dezavantajlarına rağmen kendini sağduyulu bir şekilde geliştirmiş bir toplum olmamız çok şaşırtıcı. Türk insanı, dünyada tanıdığım tüm milletlere göre daha güvenilir, daha açıksözlü. Ve çok güvenli bir yerde yaşıyoruz. Burada terör nedeniyle yaşamını yitirenleri, nüfusa kıyasladığınızda Amerika'da 150 misli insanın öldüğünü görürsünüz. Neyimizi beğenmiyorlar, bilmiyorum."

MERVE YURTYAPAN
BİZE ULAŞIN