Arabesk söylersem birçok popüler isim iş bulamaz!

Arabesk söylersem birçok popüler isim iş bulamaz!

Modern türkücü Cumali Özkaya, “Herkes bana ‘Arabesk söyle’ diyor. Arabesk söylersem, en popüler isimler ekmek bulamaz” diye konuştu

3.5 oktavlık sesiyle dikkatleri üzerine çeken 'modern türkücü' Cumali Özkaya, 'Tekirdağ'ın Üzümü' parçasıyla beğeni topladı ve dünya müzik listelerinde de üst sıralarda yer aldı. Şanlıurfalı sanatçı, şimdi yeni bir cover'la müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Sürpriz parçanın ismini henüz açıklamayan Özkaya, GÜNAYDIN'a konuştu.

'REKORUMUZU KIRACAĞIZ'
Çok özel bir esere cover yapıyoruz. Bu eser çok başka bir şekilde insanlara ulaşacak. Uzun süredir okunmamış ama insanların birçoğunun kalbinde taht kuran bir eser. Ve bunu çok iddialı bir şekilde dile getireceğiz. 'Tekirdağ'ın Üzümü' parçası zaten iyi bir giriş yapıp dünya listesine girmişti, şimdiki iddiamız ise çok daha büyük. Kendi rekorumuzu kıracağız diye umut ediyorum.
Türküleri söylemek sadece ses ile yetinilecek bir durum değil. Onu aynı zamanda yürekten söylemek gerekiyor. Çünkü ben 'Acaba bu iş tutar mı, tutmaz mı?' demeden yılların tecrübesine sahip olan ve gerçekten bu topraklara aşkla bağlı olan prodüktörüm Hasan Basri ile yola çıktım.

'SORUMLULUĞUM BÜYÜK'
Ses rengim ve oktavımdan ötürü birçok kişi arabesk şarkı okumam yönünde bana telkinde bulunuyor. Yalnız şöyle bir durum var; eğer ben arabesk okursam, bugün bilinen en popüler isimler bile benim okuduğum kadar okuyamaz ve ekmek bulamaz. Gerçekten maddi kaygılarım olmadığı ve okumak istemediğim için arabesk söylemiyorum.
Türkülerin modern yüzü olmak için bu yola çıktık. Tabii ki türkülerin özüne sadık kalarak, bir o kadar da gençliğe, yeniliğe, modern çağa uyum sağlayarak yürüyoruz. Yani alt yapı, klip, arenje, styling gibi akla gelen her konuda sıradan türkü işi yapan insanlarla hiçbir ortak yanımız yok.
Türkücülük müzik piyasasında maalesef son derece kötü bir şekilde anılıyor. Ama bizim yaptığımız iş ile o türkücülük bir değil. Sanatçılık sadece türküyü okumakla bitmiyor. Sanatçı sadece sesiyle bir şeyler yaparak bir yerlere gelmemeli, aynı zamanda topluma da yön gösterip örnek olması gerekiyor. Kendi adıma konuşmam gerekirse; benim gerçekten çok büyük sorumluluklarım var. Bunlar ne mesela? Gençlere ve türküden bihaber olan insanlara türküyü ve değerlerimizi sevdirmek.

'HEP MÜZİKLE İÇ İÇEYİM'
Gerçekten türküler doğru söylendiği zaman gerek uhrevi, gerek zahiri, gerek batıli birçok şeyi çok güzel bir şekilde dile getiriyor. Şimdi o okuduğun türkülere önce senin da layık olman gerekir. Türküleri okumak sadece ses istemez, aynı zamanda yürek de ister. Çünkü söylediğin şey ile yaşadığın şey bir değil ise geçmiş olsun.
Ben günde iki-üç saat mutlaka bağlama çalışıyorum. Sadece bağlama da değil; piyano, gitar, ud da çalışıyorum. Yani mutlaka müzikle iç içeyim. Bir şeyler okumayı, irdelemeyi çok seviyorum. Aynı zamanda okuduğum müziğin inceliklerini, nüanslarını, felsefesini okumayı da çok seviyorum. Çünkü bu, bilinçle yapılması gereken bir iş. Buna gerçekten çok büyük bir gayret gösteriyorum.

ŞANLIURFA MÜZİĞİN BAŞKENTİ
Şanlıurfa'da, müziğin başkenti olabilecek bir yerde doğdum ve oranın kültürüyle büyüdüm. Ardından Ankara Güzel Sanatlar Lisesi'nde okudum. Çok küçük yaşlardayken "Ben bu işi yapacağım" diyordum. Şu an yüksek lisansa devam ediyorum, akademik kariyeri de boş bırakmıyorum.
Bir Türk vatandaşı olduğum için değil, gerçekten söylüyorum: Hiçbir ülkenin müziği, Türk müziği kadar zengin değil. Bunun altına imzamı atıyorum.
BİZE ULAŞIN