Herkesin mutlu çalıştığı bir sette başarı kaçınılmazdır

Atv’nin ilgiyle izlenen dizisi ‘Kanatsız Kuşlar’ın kadrosuna katılan Alper Kut: Bizim sette herkes beni çok sıcak karşıladı. Tüm ekip işinin ustası. Reytingler de çok iyi olunca keyfimiz artıyor. İnsanların mutlu çalıştığı bir yerde başarının gelmesi kaçınılmazdır

Herkesin mutlu çalıştığı bir sette başarı kaçınılmazdır

Rol aldığı tiyatro oyunları ve TV dizileriyle tanınan Alper Kut, atv'nin sevilen dizisi 'Kanatsız Kuşlar'a 'Talat' karakteriyle dahil oldu. Beş yıldır kendisi gibi oyuncu olan Devrim Yakut ile evli olan 55 yaşındaki oyuncu, GÜNAYDIN'ın sorularını yanıtladı...

'Kanatsız Kuşlar'da oynamanız için teklif yapıldığında neler hissettiniz? Bir diziye sonradan dahil olmak zor mu? Reyting rekorları kıran bir diziden teklif geldiğinde heyecanlanmamak elde değil. 'Talat' karakterini okuduğumda çok sevdim ve bu dizinin içinde olmayı çok istedim. Aslında devam eden bir diziye sonradan katılmak zordur. Bilmediğiniz bir ortama girmek, herkesin birbirini tanıdığı, şakalar yaptığı bir yerde yabancı olmak insana kendini iyi hissettirmez. Ancak bu işte kesinlikle böyle olmadı. Koliba Film'de yaptığımız ilk toplantıdan itibaren, yönetmenimiz rahmetli Kemal Uzun ile tüm oyuncular ve teknik ekipten arkadaşlarım beni çok sıcak karşıladı. Bu nedenle hiç yabancılık çekmedim.

'TALAT', GÖLGELİ BİR ADAM

Dizide 'Ahmet'in seneler sonra kavuştuğu amcası 'Talat'ı canlandırıyorsunuz. Gelecek bölümlerde kilit karakterlerden biri olacak 'Talat'ı anlatır mısınız bize? 'Talat' sert ve otoriter biri ama onu sadece bunlarla tarif edemeyiz; edersek 'Talat'a haksızlık olur. O; geçmişi sırlarla dolu, gizemli ve benim tabirimle gölgeli bir karakter. Gölgeli diyorum; hani yüzün bir tarafı ışıkta kalır, diğer tarafı karanlıktır ve tam seçilemez ya işte 'Talat' da tam böyle biri. Nerede ne yapacağını kimse kestiremiyor. Sırları, hesapları, planları var ama bunları açıklamayalım, sürpriz olsun.

'Talat', yeğeni 'Ahmet'e kol kanat gererken, intikam alması için imkanlarını seferber ediyor. Amcasının desteğiyle güçlenen 'Ahmet'i kim durduracak? Amcasının gücünü arkasına alan 'Ahmet'i durdurmanın bir yolu olmayacak sanırım. Hatta yeni stratejileri ve sürprizleri ile seyircileri şaşırtmaya ve heyecana sürüklemeye devam edecek.

Veterinerlik eğitimi aldığınızı, sonra hukuk fakültesini kazandığınızı ancak Ankara Üniversitesi Tiyatro Bölümü'nü bitirdiğinizi biliyoruz. Neden sanat dünyasını tercih ettiniz? Öğrencilik hayatım biraz çalkantılı geçti. İkincilikle Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi'ni kazandım. İki yıl okudum ama beni tatmin etmeyince sınava bir daha girdim ve Marmara Hukuk Fakültesi'ni kazandım. Ön kayıtla da Ankara Üniversitesi DTCF Tiyatro Bölümü'ne başvurmuştum. Tiyatro Bölümü'nü kazandığımı öğrenince hiç düşünmeden kaydımı yaptırdım. Tiyatro, çocukluğumdan beri hayran olduğum bir şeydi. Bizim nesil Ankara'da efsanevi oyuncuları izleyerek büyümüştür. Sanırım ben de o büyülü mekanlarda onlar gibi sahnede olmayı çok istiyordum. Şimdi geriye dönüp bakınca bu mesleği seçmenin hayatta aldığım en doğru kararlardan biri olduğunu düşünüyorum.

MECBUREN İŞADAMI OLDUM

'Kanatsız Kuşlar'da birçok usta oyuncu rol alıyor. Sette nasıl bir ortam var? Dizimizdeki birçok oyuncuyu daha önceki işlerinde izlemiştim. Servet Pandur; hem eşimin, hem de benim Ankara'dan ortak arkadaşımız. Setimiz çok keyifli; başta yönetmenimiz olmak üzere tüm oyuncu kadrosu, teknik ve yapım ekibimiz işinin ustası olduğu için yaptığımız işten keyif alıyoruz. Bir de üstüne reytinglerimiz çok iyi olunca haliyle mutlu oluyoruz. İnsanların mutlu çalıştığı bir yerde başarının gelmesi de kaçınılmazdır.

Sosyal medyayı aktif kullanıyor musunuz? Sosyal medyayı kullanıyorum ama çok aktif olduğumu sanmıyorum. Dijitalleşmenin sosyalleşmeyi sekteye uğrattığını düşünüyorum. İnsanların sosyal ortamlarda kafalarını telefonlarından kaldırmamalarına kızıyorum ve üzülüyorum.

Bugüne kadar sizi en çok etkileyen ve sevdiğiniz rol hangisiydi? Çok önemli roller canlandırdım, birini diğerinden ayırt edersem öbürüne ayıp etmiş olurum. Hepsi benim için çok değerli.

Genç İşadamları Derneği kurucu üyesisiniz, hatta üçüncü dönem başkanlığını bile yaptınız. İş dünyasıyla ilgili çalışmalarınız sürüyor mu? İş dünyasına biraz mecburiyetten girdim. Babamın sağlığı bozulunca aile şirketimizi yönetmek için mesleğime ara vermek zorunda kaldım. Ankara Genç İşadamları Derneği'nin kurucu üyeliğini ve üçüncü dönem başkanlığını yaptım. Ayrıca Türkiye Genç İşadamları Derneği'nin Yüksek İstişare Kurulu'nun (TÜGİK) Genel Sekreterliğini ve Başkan Yardımcılığını yaptım. Oyunculuk ve iş adamlığı belki birlikte yapılabilir ama ben öyle düşünmüyorum. Bunların ikisi de kıskanç işler; insanın bütün vaktini ve konsantrasyonunu kendisine istiyor. Babamın vefatından sonra iş adamlığına son verip çok sevdiğim oyunculuğa geri döndüm. Ama bütün bu yaşadıklarım çok değerli hayat tecrübeleri oldu.

EŞİMLE BİRBİRİMİZİN DESTEKÇİSİ VE ELEŞTİRMENİYİZ

Eşiniz Devrim Yakut da sizin gibi oyuncu. Bir ailede iki sanatçı olmasının avantajları ve dezavantajları neler? Aynı evde aynı mesleği paylaşan iki kişi olmak zordur, hele ki oyuncu olursa...

En başta çalışma saat ve koşullarımız çok zorlu. Bazen gün ağarmadan, bazen gece yarısı sete gidiyoruz, döndüğümüzde bedenen ve zihnen pilimiz bitmiş oluyor. Evde konuşacak halimiz kalmaz. İkimiz de tiyatro kökenli olduğumuz için prova ve oyun süreçlerimiz de vardı. Yorgunluk ve görüşememe durumu ikiye katlanıyordu. Biz de ortak bir karar alıp sürelerimiz dolar dolmaz bağlı olduğumuz tiyatrolardan emekli olduk. Yani kendimize ve hayatlarımıza alan açtık. Bir de her şeyden önce arkadaş olduğumuz için bütün dezavantajları avantaja çevirerek birbirimizin hem en büyük destekçisi, hem de eleştirmeni olduk. Bütün bunlardan öte bir de birbirimize olan saygıyı ve aşkı katarsak ortaya bizim evimizin ortamı çıkar.

BİZE ULAŞIN