Türkiye kötü kızı benden öğrendi

‘Bahtiyar Ölmez’ dizisinde ‘Nuran’ı canlandıran Hazal Şenel, “Oyunculuğa 13 yaşında ‘Selena’ dizisinde kötülük düşünen bir karakterle başladım. Türkiye kötü kızı benden öğrendi” diyor

Türkiye kötü kızı benden öğrendi
13 yaşındayken atv dizisi 'Selena'yla şöhreti yakalayan çocuk oyuncu Hazal Şenel büyüdü, yıllar sonra yuvaya tekrar döndü, atv dizisi 'Bahtiyar Ölmez'de 'Nuran' karakteriyle izleyicilerle buluştu. Komedi ağırlıklı kariyerinden sonra dramaya yönelen güzel oyuncuyla; erkek arkadaşı ve kedileriyle yaşadığı evinde buluştuk. Şenel, yeni projesi ve hakkında merak edilenlerle ilgili GÜNAYDIN'a samimi açıklamalar yaptı.
'Hayat nasıl gidiyor?' diye kimse sorsam, herkes 'Çok güzel' diyor. Hayat sadece yeni işe başlayınca mı güzel gider?
Benim için öyle, çünkü boş vakit dediğin şey benim için maksimum iki ay sürer. Çünkü çalışmamak beni yorar ama o durumda da kaldım. Artık büyük roller oynamak istiyorum. Çünkü 'Selena'da oynayan 13 yaşındaki kız değilim. 25 yaşına geldim ama hâlâ okula giden, annesine yalan söyleyen kız karakterler geldiği için çalışmama kararı aldım. Tabii ki bu benim için bir seçimdi. Bazı projelerde; benim istediğimi ben alamadım, onların verdiğini de ben istemedim diyebilirim.



HİÇBİR KARAKTER KARİZMAMI ÇİZMEZ

Hâlâ 'Selena'yla anılmak size ne hissettiriyor? Dizideki 'Kıvılcım' rolünün üzerinize yapıştığını düşünüyor musunuz?
Alında kendimi çok tatlı hissediyorum. Mesela Instagram'dan mesajlar geliyor, 'Abla, seni izlerken ben daha küçüktüm ve hâlâ izliyorum' diyorlar. Bu da 20-25 yaş aralığındaki çoğunluğun beni tanıdığı anlamına gelir. Hatta hâlâ tekrarları verildiği için şimdilerin çocuklarına da hitap ediyorum. Tabii ki bugüne kadar pek çok işte komedi oynadığım için bu rol üzerime yapıştı. Zaten o yüzden son üç yıldır sıkıntıya girdim ve kendimi uzaklaştırdım. Çünkü ben drama da çok seviyorum.
Güzel, alımlı kadın oyuncularımıza anne rolü teklif edildiğinde tribe giriyorlarmış. Anne rolü oynamak karizmayı çizer mi?
Bence hiçbir karakter benim karizmamı çizemez. 'Kıvılcım' diye şımarık ve kötülük düşünen bir karakterle oyunculuğa başladım; Türkiye 'bad girl' yani 'kötü kız'ı benden öğrendi. Gençliğin 'Kara Melek'i gibiydim. Hâlâ sosyal medyada caps'lere, 'Kıvılcım büyümüş, alev alabilir' diye konu oluyorum.



ÇOCUKLUĞUMU YAŞAYAMADIM

Çılgın, şımarık ve küçük kız rolünden çıkıp 'Bahtiyar Ölmez' dizisinde daha ağırbaşlı ve gerçekçi bir karaktere bürünmek zor oldu mu?
Hayır, çünkü herkes normalde sakin bir yapıya sahip olduğumu biliyor. Normalde kalp kırmaktan ve yüksek sesle konuşmaktan hiç hoşlanmam. İçimde şımarık, küçük bir kız yok belki ama yüksek sahneleri seviyorum. Teknik oynamam, daha şizofrenik bir oyunculuk tarzım vardır. Karakteri hissetmezsem, zaten yapamam.
13 yaşından bu yana çalıştığınızı söylüyorsunuz. Bu kadar erken bir yaşta iş hayatına atılmak yormadı mı?
Farkında değilim, benim için normal olan bu. Çalışıyormuşum gibi gelmiyor çünkü 'Merhaba' deyip neredeyse içinde büyüdüm. 20'li yaşlarda üniversiteyi bitirip iş arama gibi bir durumum olmadı. 13 yaşından beri çalışıyorum ve başka bir meslek bilmiyorum. Tek yapabildiğim şey oyunculuk ve yaş oturdukça ne kadar büyülü bir iş yaptığımı anladım. Eğer başka bir şey yapabilseydim de veteriner olmak isterdim. Çünkü hayvanları hastalıklı derecede çok seviyorum; yardıma ihtiyacı olanların yanında olabilirdim. Şu anda da evimizde dört kedimizle birlikte yaşıyoruz.
Çocukluğunuzu doya doya yaşayabildiniz mi?
Tam yaşadım diyemem, sokakta seksek ya da saklambaç oynadığımı hatırlamıyorum. 8 yaşımdayken Pam Çocuk Kulübü'nde tiyatro eğitimi almaya başladım. Ondan sonra Şehir Tiyatroları sınavlarına girdim. Aynı anda okul, Şehir Tiyatroları, devlet opera ve balesindeydim. Bunları 9 yaşında yapmaya başladım. 'Ah be, çocukluğumu yaşayamadım' demedim, ben kazanımlarımdan memnunum. En baştan başlasam yine bu hayatı seçerim.



BİRAZ EGO BANA ÇOK YAKIŞIR

İlk başlarda setlere belki ailenizle gidiyordunuz ama sonrasında kendi ayaklarınızın üzerinde devam ettiniz. Bu sektörde, bir kadın olarak kariyer yapmak zor muydu?
Zor tarafları var. İster istemez bir erkekle, bir kadına aynı davranılmıyor. Erkek oyunculara daha usturuplu davranılıyor ama kadınsanız, bir de absürt bir karakteri canlandırıyorsanız; sizinle daha samimi ve laçka bir ilişki kurabiliyorlar. Gerçi hâlâ yeni bir sete gittiğimde bana çocuk oyuncu gözüyle bakıyorlar.
Geçmiş projelere baktığımızda komedi ağırlıklıydı. Peki, gerçekte komik misiniz, yoksa ketum taraflarınız da var mı?
Herkesin illaki kırmızı çizgileri vardır. 'Hayatımda asla olamaz' diyebileceğim tek şey yalan. Zaten yalan da büyük bir güven problemi doğurduğu için pek bir kırmızı çizgim yoktur. Çocukken şöhreti yakalamak; sevilmek dışında bana bir hava ya da ego katmadı. Aslında biraz ego bana çok güzel olurdu, yakışırdı.



YÖNETMEN 'ARTIK İYİ ANLAŞAN OYUNCU İSTEMİYORUM' DİYE BAĞIRDI

Atv'de başlayan kariyer yolculuğu şimdi yine bir atv dizisi olan 'Bahtiyar Ölmez' ile devam ediyor. Eve dönmek nasılmış?
Sanki bir yere girmemişim gibi hissettiriyor. Komşu kanaldaydık, tekrar geldik. Gayet sıcak ve samimi bir ortam var. Şimdilerde canlandırdığım 'Nuran' karakteri daha normal, daha doğrusu gerçek bir karakter ve o yüzden beni çok tatmin ediyor. Bir kere Yetkin Dikinciler'in kardeşini oynuyorum ve bu benim için ekstra keyifli bir durum diyebilirim. Kendisiyle karşılıklı oynarken, her hareketinden bir şeyler kapmaya çalışıyorum. Zaten beyefendiliğine de hayranım. Geçen gün yönetmenimiz, "Bir daha böyle çok iyi anlaşan oyuncular istemeyeceğim, çekemiyoruz" diye bağırdı. Çünkü gerçekten çok eğleniyoruz.
'Bahtiyar Ölmez' dizisi bir izleyici olarak sizi çekiyor mu?
Bizim diziyi çok fazla takip etmen gerekmiyor, yani kaldığın yerden devam edebilirsin. Açtığın gibi seni içine alır ve akışı direkt hissedebilirsin.



HAYALLERİM İÇİN ÖZEL HAYATIMDAKİ PLANLARI ERTELEYEBİLİRİM

Şimdilerde sanat camiası, evlilik furyasına takıldı gidiyor. Siz de evlilik vaktinizin geldiğini düşünüyor musunuz?
Hayır, şu an çok erken; daha oynamak istediğim birçok karakterim var. Evlilik dediğiniz şey, çocukla güzel olacak bir durum ama ben çocuğumu bakıcıya bırakıp gidebilecek bir insan değilim. Yardımcı başka bir şey ama çocuğu bırakıp gitmek çok daha farklı bir durum. Özellikle 4-5 yaşına kadar çocuğumun yanında bulunmak isterim. Çocuğumun o güzel günlerini kaçırmak istemem. Hayallerim için özel hayatımdaki planları erteleyebilirim. Hayatımdaki insanla da illaki bir orta yol bulabiliriz, neticede insanlar konuşa konuşa anlaşır.
BİZE ULAŞIN