Türkiye Amerika'nın karşısında dik durdu

Bu yıl için özel bir Troya gösterisi sahnelemeye hazırlanan Mustafa Erdoğan; Türkiye’nin, ABD’nin Kudüs kararı karşısında dik bir duruş sergilediğini söyledi ve ekledi: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın antiemperyalist tutumu bir sosyalist olarak beni çok mutlu etti

Türkiye Amerika'nın karşısında dik durdu

UNESCO tarafından Troya yılı ilan edilen 2018'e özel müzikal hazırlayan Mustafa Erdoğan, GÜNAYDIN'a konuştu. Tarih boyunca Doğu ile Batı'nın savaştığı bir coğrafyada yaşadığımıza dikkat çeken Erdoğan, Barzani'nin referandum kararını da eleştirdi...

Anadolu Ateşi ile 17 yılı geride bıraktınız. 17 yıl nasıl geçti?
Önce bir hayale inanıp ondan sonra bunun gereği olan çalışmaları insanüstü bir çabayla gerçekleştirdik. Dünyada bu kadar uzun süre sahnede kalan az gösterilerden biriyiz. Şili'den Çin'e kadar yüzlerce ülke gezdik. 17'nci yılımız onuruna İstanbul ve Ankara'da dört büyük gösteriye hazırlanıyoruz.

Bugüne kadar 100 ülkede 45 milyon izleyiciye ulaştınız. Sanatsal faaliyetler, ülkemizin uluslararası alandaki kültürel tanıtımına da katkı sağlıyor, öyle değil mi?
Bir ülkeyi sanatıyla tarif edip anlatırsanız politik önyargılardan kurtulmuş olursunuz. Yurt dışında sahneye ilk çıktığımızda önyargılar vardı Batı'da. Almanya'ya 100 dansçı ile girmeye çalıştığımızda bize potansiyel mülteci muamelesi yapmışlardı. Ama iki yıl önce yine aynı yerden Almanya'ya girdiğimizde pasaport görevlisi bizimle fotoğraf çektirdi, Meğer bize hayranmış ve gösterimizi üç kez izlemiş. Biz Türkiye'yi anlatan ve dünyada tanınan sanat yapıtları üretiyoruz. Eserlerimiz eşşiz mekanlarda gösteriliyor ki bu da yabancı ziyaretçilerin çok ilgisini çekiyor.

KURTULMUŞ ÇOK DUYARLI
Kültür Bakanlığı ile birlikte Türkiye tanıtımına yönelik bir çalışma yürütüyor musunuz?
Kültür Bakanımız Numan Kurtulmuş, sanata karşı çok duyarlı. Özellikle antik mekanların akşamları kapanıp karanlığa terk edilmesi yerine, oralarda sanat icra edilmesi için özel bir duyarlılığı var. Önümüzdeki günlerde kendisiyle tekrar bir araya geleceğiz.

2018, UNESCO tarafından Troya yılı ilan edildi. Siz de bu yıla özel 'Troya' müzikali hazırladınız...
Troya'yı ilk 2008'de sahnelemiştik. Aradan 10 yıl geçti. Binin üzerinde gösteri yaptık. Özellikle Batı'da çok büyük ilgi gördü. Berlin'de 12 bin kişinin önüne çıktık. Paris'te Paris Operası'nda izleyicilerle buluşmuştuk. Mısır'da piramitlerin önünde gösteri yaptık. 2018 yılı için özel bir gösteri hazırladık. İçeriğinde yenilikler yaptık. 200 dansçısıyla bütün Anadolu Ateşi ailesi sahnede olacak.

Troya efsanesinde de görüldüğü gibi savaşlarla dolu bir tarihi var bu coğrafyanın...
Evet, insanlık tarihi boyunca Doğu ile Batı'nın savaştığı bir coğrafyada yaşıyoruz. İlk savaş Troya'dır. Hatta son Troya savaşı ise Çanakkale Savaşı'dır. İlk medeniyetler savaşının bu bölgede olmasının nedeni ise dünyanın en önemli ticaret yoluna sahip olmamız. Enerji açısından da çok zengin bir coğrafya. Dünyanın gözü bu bölgede. Hakim devletler, yaşadığımız coğrafyayı güç ve dengeler savaşı için kullanmak istiyor. Ortadoğu'da, yüzyıl önce bu güçler tarafından masa başında çizilmiş devletlerin tutmadığı görülüyor. Bölgede İran ve Türkiye dışında hiçbir ülke tam bağımsız olamadı. Bölgenin diğer kanayan yarası ise, mezhepçiliğin bazı güçler tarafından yeniden canlandırılması. Bunun nedeni ise daha fazla silah satmak. Ama mezhepçiliği bölgenin geleceği için çok tehlikeli buluyorum. Irak ve Suriye'de görüyoruz işte.

Barzani'nin bağımsızlık için referandum kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Barzani, kendi iç siyasetine yönelik bir karar verdi. Barzani referandum kararı ile stratejik olarak büyük bir yanlış yaptı. Erken ve anlamsız bir adım attı. Mevcut kazanımlarından da geriye düştü bu kararla.

2018'den ne bekliyorsunuz?
Çok umutluyum. Yılın sonuna doğru Amerika'nın Kudüs kararı işleri zorlaştırdı. Ama Türkiye, Amerika'nın Kudüs kararı karşısında çok dik bir duruş sergiledi. Türkiye, yanına başka ülkeleri de alarak, İsrail'in başkentini belirlemesinin büyük saygısızlık ve densizlik olduğunu, anti-emperyalist bir tavırla dünya kamuoyuna söyledi. Bir yurttaş olarak Türkiye'nin, ABD'nin Kudüs kararına karşı sergilediği tavırdan dolayı gurur duydum. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kudüs konusundaki anti-emperyalist duruşu, bir sosyalist olarak beni mutlu etti. Şunu da belirtmem gerekir ki, Kudüs'te en adil sistem Osmanlı'da kurulmuştu. Bu sistem devam etse sorun yaşanmazdı.

PROJELERİMİ İLK YILMAZ'LA PAYLAŞIRIM
Hazırladığınız dans projelerini ilk kime izletiyorsunuz?
Daha fikir aşamasında aileden Yılmaz'la (Erdoğan) paylaşırım. Aile sohbetlerimizde o bana yapacağı filmi anlatır, ben de projelerimden bahsederim. Projeyi yaparken zevk alıyorsam doğru yolda olduğumu anlarım. Dansçılarımın da zevk alması, projenin gidişatını göstermesi açısından önemli. Fikrine güvendiğim arkadaşlarımı da kostümlü provalara çağırarak izlettiriyorum.

NUH TUFANI'NI BİR GÜN MUTLAKA SAHNEYE KOYACAĞIM
'Keşke şu hikayeyi de sahneye taşısaydım' dediğiniz bir pişmanlığınız oldu mu?
Burası efsaneler ülkesi ve insanlığın kodlarının ilk belirlendiği yer. Nuh Tufanı'nın geçtiği yer olarak belirlenen dağ yani dünyanın en ünlü dağı, bizim topraklarımızda. Bazı kaynaklarda Ağrı Dağı, bazılarında Cudi Dağı olarak geçiyor. İnsanlığın en eski hikayesi olan ve kutsal kitaplarda geçen Nuh Tufanı'nı mutlaka bir gün kendi yorumumla sahneye koyacağım.

MÜZİKALİN ANA OMURGASINI SIĞINMACILAR
Savaştan dolayı anavatanını bırakıp göç etmek zorunda kalan insanların hikayelerini anlatan bir müzikale hazırlanıyorsunuz...
Anadolu Ateşi'nin en büyük projesi olacak bu. Türkiye'deki Suriyeli sığınmacıların kendilerini sahnede ifade edebilmeleri ve onların toplumumuzla uyum sağlamasında bir köprü olması açısından bu projeyi çok önemsiyorum. Ortadoğu topraklarındaki insanlık trajedisini bu proje ile dünyaya anlatmaya çalışacağız. Tüm insanlığa mesaj vermek istiyoruz. Batı'nın Doğu'ya ilişkin yanlış yargılarını kırmayı amaçlıyoruz. Müzikalin ana omurgasını sığınmacılar oluşturacak. Ülkemize gelen çok yetenekli sığınmacılar var.

TUBA KALÇIK

BİZE ULAŞIN