Oyuncu psikopatı canlandırsa bile ona hak vermek zorunda!

Atv dizisi ‘Cennet’in Gözyaşları’nda psikopat ‘Emrah’ı oynayan Uzay Gökhan Irmak: Hiçbir insan salt iyi ya da salt kötü değildir. Bir karakter psikopat gibi görünebilir ama ben oyuncu olarak ona hak vermek zorundayım

Oyuncu psikopatı canlandırsa bile ona hak vermek zorunda!

'Cennet'in Gözyaşları' dizisine geçtiğimiz günlerde dahil olan Uzay Gökhan Irmak, GÜNAYDIN'a konuştu. Dizide psikopat 'Emrah' karakterini canlandıran Irmak, rolü ve kariyeri hakkında samimi açıklamalar yaptı...

Diziye sonradan dahil olmanın avantajı ya da dezavantajını yaşadınız mı?
Proje bana teklif edildiği sırada İstanbul Devlet Tiyatroları'nda 'Elektra' oyunu için yoğun bir prova sürecine girmiştim. Yani benim için aniden gelişen bir durum oldu. Oturmuş bir işin içine dahil olmak kolay olmuyor ama ben çok şanslıydım çünkü ekip içerisinde herkesle uyum sağlayabildim. Bir projenin en önemli unsurlardan biri, oyuncuların kendi aralarında uyum sağlayabilmesidir.

MOTOR DERSİ ALDIM

Diziyi takip ediyor muydunuz?
Açıkçası çok yoğun çalıştığım için takip etme fırsatım olmamıştı ama projeye dahil olduktan sonra bir oyuncu olarak neye hizmet edeceğimi bilmem adına önceki bölümleri izledim. Yönetmenin Sadullah Celen olduğunu öğrendiğimde kariyerim açısından güzel bir projenin içinde olacağımdan dolayı çok mutlu oldum. Türk dizi tarihinde çok önemli işlere imza atmış bir yönetmenle çalışmak gurur verici.

Rolünüz için uzun soluklu bir çalışma yapmışsınız...
Bir role hazırlanırken o karakterin bir yaratım süreci olmak zorunda. Ben de 'Emrah'ı oluştururken, motor kullanmayı bilmediğim için haftada 10 saat motor dersi aldım. Onun dışında belirli okumalar yaparak ve filmler izleyerek rolüme katkı sağladım.

Psikopat birini canlandırmak nasıl bir deneyim oldu sizin için?
Hiçbir insan içinde salt iyi ya da salt kötü değildir. Bir karaktere hazırlanırken, o karakterin haklı taraflarını görmek lazım. Role oyuncunun nasıl yaklaştığı ve bununla nasıl temas kurduğu önemli. Seyirci gözüyle bakıldığında bir karakter, psikopat görünebilir ama ben bir oyuncu olarak ona hak vermek zorundayım.

ANNEME DÜŞKÜNÜM

İnsanları psikopatça tavırlar sergilemeye iten sizce nedir?
Hepimiz içimizde bütün duyguları barındırıyoruz aslında. Sadece bazı durumlarda bu bastırdığımız duygular gün yüzüne çıkıyor. Kontrolü kaybedince tehlikeli bir insan olma durumunun kapıları aralanıyor.

Motosiklet kullanmayı sevdiniz mi?
Ders almaya başladıktan sonra motosiklet kullanmanın farklı bir tutku, adrenalin olduğunu anladım.

Dizide annesi tarafından terk edilmiş bir genç kızın hikayesi anlatılıyor. Etrafınızda böyle hayatları olanlar var mı?
Elbette var. Aile herkes için önemli. Ben de anneme çok düşkünüm. Ama şu an prova sürecinde olduğum oyunda, annesini öldürmek zorunda olan birini oynuyorum. Bunun zorluklarını içimde yaşıyorum ancak oyuncu olarak bu benim için bambaşka bir deneyim. Bu, mesleğimde sınırlarımı zorlamak gibi bir şey.

BİZİM MESLEĞİMİZDE HAYAL KIRIKLIKLARI ÇOK OLUR

Okul döneminizde birçok ödül almışsınız. Peki profesyonel olarak oyunculuk yapmaya başladığınızda hiç hayal kırıklığına uğradınız mı? Oyunculuk bir denge işidir bence. Çıkışları da, inişleri de vardır ve bunun içerisinde var olabilmek dengeyi getirir. Bu meslekte önemli olan bu dengeyi tutturabilmektir. Oyunculuk, içinde hayal kırıklıklarını barındırır. Bu da sabırla beklemeyi ve pes etmemeyi öğretir insana. Her zaman istediğin roller denk gelmeyebilir. Konservatuvar okurken değerli hocam Elif İskender'in her zaman söylediği bir söz vardı ve bu söz hiç bir zaman aklımdan çıkmaz: "Oyuncu metni değil, metin oyuncuyu seçer, bir karakter oyuncunun kaderidir." Bir oyuncu hayal kırıklıklarıyla çok iyi başa çıkabilecek güce ve sabra sahip olmalıdır. Biz oyuncular, hayal kırıklığı yaşadığımızda tek çözümü daha çok çalışmakta buluruz.

BİZE ULAŞIN