Diğerleri tipsizdi, filmin yakışıklısı olmak bana kaldı

Sempatik oyuncu Sarp Apak, bugün vizyona giren aksiyonkomedi filmi ‘Ölümlü Dünya’da farklı bir karakterle izleyiciyi şaşırtmaya hazırlanıyor. “36 yaşına girdim, bu film benim için bir olgunluk sınavı oldu” diyen ünlü oyuncu, Her Kafadan Bir Ses’e hem yeni filmini, hem de 14 yıllık kariyer yolculuğunu anlattı

Diğerleri tipsizdi, filmin yakışıklısı olmak bana kaldı

'ARTIK BABA OLMA YAŞIM GELDİ'

'Ölümlü Dünya' filmiyle izleyiciyle buluşan Sarp Apak, ekranda göründüğü gibi doğal, komik, samimi ve eğlenceli biri. Oyunculuğa başladığı yıllarda zorlu bir süreçten geçtiğini söyleyen Apak, şöyle diyor: "İlk iki projem dayak yiyerek başladı; hep birilerinin yerine girdim. Sonra insanlar benim için 'Bu çocuk iyi niyetli, işini iyi yapıyor' dedi. Tepeden inme olmadığımı, mesleğimin bu olduğunu gördüler."

Sadece inandığı projelere dahil olduğunu söyleyen Apak, bu yönünü şöyle anlatıyor: "Rol aldığım tiyatro oyunu kapalı gişe gidiyor. O oyunun metnini okuduğumda 'Bu işte olmalıyım, ufacık bir rol olsa da istiyorum' demiştim. Bundan hiç gocunmam; sevdiğim bir işe girmek için çaba gösteririm."

'EŞİM BENİ ACIMASIZCA ELEŞTİRİR'
Son dönemde hem özel hayatı, hem de iş hayatının rayına oturduğunu belirten sempatik oyuncu, "Özel hayatımı rayına soktuğum için kariyerim de rayına girdi. Bunda eşimin çok katkısı var. Çift olmak bunu gerektiriyor" diyor. Eşi Bengisu Uzunöz'ün kendisini acımasızca eleştirdiğini söyleyen Apak, "Ayak üstü röportajlarımda bile hoşuna gitmeyen bir şey olursa 'Bunu deme artık' diyor. Acımasızca eleştiriyor; birinin bunu yapması lazım."

'HAYALİMİZ İKİ ÇOCUK'
"Kendinize güler misiniz?" diye sorduğumuz Apak, şu yanıtı veriyor: "Beni bile şaşırtan refleks ve tepkilerime gülüyorum. Artık bu tecrübeyle, bu yaşta farklı tarzlar deniyorum. Biraz daha 'jön-komik' konumundayım. Yeni yaşımın yeni sınavlarını veriyorum. Film, bunun ilk ayağı... "

Geçtiğimiz yaz evlenen Apak, baba olmak istediğini söylüyor: "Taze evli de olsam Bengi ile üç yıldır beraberiz. Hayalimizde iki çocuk var; çok istiyoruz. Yakın zamanda inşallah size güzel bir haber veririz. Çocuksu biriyim ama artık olgunlaştım. Baba olma yaşım geldi. Çocuğum 16'sına geldiğinde ona eşlik edebilmek istiyorum."

'YAKIN DÖVÜŞ DERSİ ALDIM POLİGONDA ATIŞ YAPTIM'

Sarp Apak'la birlikte Ahmet Mümtaz Taylan, Alper Kul, Özgür Emre Yıldırım, Mehmet Özgür ve İrem Sak'ın rol aldığı 'Ölümlü Dünya'; Ali Atay'ın yeni filmi... 2015'te çektiği ve festivallerde adından söz ettirdiği 'Limonata' filmiyle yönetmenlikte de iddialı olacağını gösteren Atay, 'Ölümlü Dünya'da farklı bir sinema deneyimi vâdediyor. Komediyle aksiyonu birleştirerek sinemamızda pek yapılmayanı yapan film; güldürmeyi başarırken, aksiyona da doyuruyor.

Komik ve zıpır delikanlı rollerinde görmeye alıştığımız Sarp Apak, bu filmle seyirciyi biraz şaşırtacak. Filmde 'Serhan' karakterini canlandıran Apak'ın bildiğimiz zıpırlığı ve fırlamalığından bu filmde eser yok. Ünlü oyuncu, 14 yıllık kariyerinin ve yaşının getirdiği olgunlukla bu kez daha aklıselim ve ayakları yere basan bir adamı oynuyor. Bundan da şikayetçi olmadığını söylüyor: "Yaşımın da gereği olarak; abilik ve olgunlukla alakalı bir sınav oldu bu film. Buradaki aşk hikayesi, benim karakterim üzerinden dönüyor. Aşk hikayesi oynamak da benim için küçük bir sınavdı. 'Serhan'ın diğer arkadaşları tipsiz olduğu için yakışıklı hikayesi bana kaldı."

Film ekibi, aksiyon sahneleri için özel ders almış. Silahlarla arası hiç iyi olmayan Apak, filmde taramalı tüfekle otomobil tarayan bir adam haline gelmiş. Apak, aksiyon deneyimini şöyle anlatıyor: "Genelde naif aile komedilerinde oynamış biri olarak elime hiç silah almamıştım. Aksiyonda oynamak başka bir disiplinmiş. Ali, bunu bana çok yakıştırdı." Rolü için yakın dövüş teknikleri de alan Apak, hazırlık süreciyle ilgili şunları söylüyor: "Poligonlara gidip gerçek mermilerle ateş ettik. Silahları hiç sevmiyorum, görmek bile istemiyorum. Ama çekimlerde 45-50 gün kadar elinde, belinde olması insana farklı bir hava katıyor. Benim için muazzam bir deneyim oldu."

'SNATCH'İ SEVENLER İZLESİN
'Ölümlü Dünya'da; lokanta işleten bir ailenin aslında bir amaç uğruna gözlerini kırpmadan adam öldürdüğünü görüyoruz. Apak; 'Snatch' ve 'John Wick' tarzı yapımlardan hoşlananların bu filmi de seveceğini düşünüyor. Filmin aile olmanın önemini vurguladığını söyleyen ünlü oyuncu, şöyle devam ediyor: "İzleyenler, bu filmin son dönemdeki mizahtan farklı olduğunu görecek. Espri, şaka ve şımarıklığı kaldırmayan bir filmdi. Durum komedisi üzerinden gitmek istedik. Değişik bir iş yaptık."

Son üç yıldır sinemada yoğun bir komedi filmi bombardımanı yaşandığını söyleyen Apak, yaptıkları filme güveniyor: "Bu devirde iş yapmak değil, seyirci olmak zor çünkü çok fazla alternatif var. Biz yaptığımız işe güveniyoruz ama gişe konusunda bir öngörümüz yok. 'Filme senin için gidiyorum' diyenlerin keyif alacağı bir iş yapmaktı derdimiz."

'KENDİMİ ÖZEL SANIYORDUM, MEĞER SIRADANMIŞIM'
Sempatikliğiyle tanınan Sarp Apak'ı yeni filmi 'Ölümlü Dünya'da elinde silahla izleyeceğiz. Ünlü oyuncuya, "Seyirci sizi silahla görmeyi yadırgamaz mı?" diye soruyoruz. İzleyicinin kendisini farklı rollerde izlemek istediğini belirten Apak, şöyle diyor: "Sektöre yeni girdiğimde bambaşka bir seyirci vardı; artık internetten izliyorlar. Türkiye'de dizi standartları değişti. İnsanlar yeni rollere ve projelere alıştı. 'Seni farklı rollerde görmek istiyoruz' diyen bir seyirci var. Kariyer planlamamı biraz içgüdüsel, biraz da planlı yapıyorum. Bu filmle riske girme fırsatım oldu. Komedi-aksiyon işlerini çok seviyorum."

Ünlü oyuncuya, "Bunu ben oynamalıydım' dediğiniz bir rol oldu mu?" diye soruyoruz, şöyle yanıt veriyor: "Her güzel işe 'Ne güzel olmuş' derim ama kıskanmam. İşte kıskandığım hiç kimse olmadı; sadece eşimi kıskanırım."

"2004 yılında okulu bitirip İstanbul'a geldiğimde 'Ne yapacak bu çocuklar?' denilen jenerasyonduk" diyen Apak, sektörün durumundan umutlu: "Şimdi herkes oyuncu olmak istiyor, o yüzden sektörün ne kadar yükseldiğini görüyoruz. Bir diziye girmek çok önemliyken, şimdi insanlar proje seçiyor. Dizilerimiz dünyada belli bir noktaya geldi. Bence iyi gidiyor her şey."

Peki Sarp Apak, İstanbul'a yerleştiği ilk günlerde neler yaşadı? 14 yıl nasıl geçti? 'Ne yapacağım ben?' diye hiç düşündü mü? Şöyle anlatıyor o günleri: "Önemli ve biricik olduğumu düşünürken, İstanbul'a gelince ne kadar sıradan olduğumu gördüm. İstanbul'da yaşamanın en büyük tokatı o... Saçkıran bile oldum. 'Çok özelim, beni havada kaparlar' diyorsun ama bir rol için 100 kişi ile deneme çekimine girmek tokat gibi geliyor. Bizim meslek, büyük bir kriz yönetimidir. Şöhret olunca da başka bir sınav başlıyor. Bunu fena yapmadım; en büyük destekçim arkadaşlarım ve ailemdi. Onu doğru yönetmem beni kurtardı."

22 yaşında 'Avrupa Yakası' dizisinde rol aldığını hatırlatan ünlü oyuncu, "O dönem şımarıklık oluyordu tabii" diyor ve ekliyor: "O şımarıklık sırasında, aldığınız aile terbiyesi sizi kendinize getiriyor. 13 yılı devirdikten sonra şunu fark ettim; iyi iş yaparsam zaten popüler olurum ve para kazanırım. Popüler olmak için sadece çok iyi planlama ve çok iyi sosyal medya kullanımı yeterli olmuyor. İnsanların bizi buraya getirme sebebi, işimizi iyi yapmamız. Onu fark edince rahatladım. Ve özel hayatıma geri dönüp eşimi bulmaya ve sağlıklı yaşamaya yöneldim. Olaya hep sakin baktım. Şu anda daha olgunum. Tabii ki daha çok tıklanmak, beğenilmek istiyorum ama işimle gündemde olmalıyım. İyi iş yapmadıktan sonra istediğiniz kadar PR yapın, olmaz."

BİZE ULAŞIN