Yeni anneyim diye sette herkes rahatım için çalışıyor

Oğlu Okan Ali’yi dünyaya getirdikten sonra atv’nin yeni dizisi ‘8. Gün’ ile ekrana dönmeye hazırlanan Ceyda Düvenci: Sütümü sağdığım bir dönemdeyim. Sette herkes rahat etmem için uğraşıyor. Yönetmenimin gözü hep bende

Yeni anneyim diye sette herkes rahatım için çalışıyor

Uzun yıllardır ekranın vazgeçilmez yüzlerinden biri olan Ceyda Düvenci, atv'nin yeni dizisi '8. Gün' ile izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Düvenci, ilk bölümü pazartesi akşamı yayınlanacak olan dizi için "23 yıldır bu işi yapıyorum, böyle bir senaryo okumadım" diyor.
Oğlu Okan Ali'yi dünyaya getirdikten sonra setlere iddialı bir dönüş yapan güzel oyuncu; rol arkadaşları Burcu Biricik, Cem Davran ve Musa Uzunlar için "Çok güçlü bir kadroya sahibiz" diyor. Düvenci ile yeni dizisini, eşi Bülent Şakrak ve çocuklarıyla ev hallerini ve dört yıl önce yaşadığı 'aydınlanma' sürecini konuştuk...
Oğlunuzun doğumundan uzun süre sonra setlere döndünüz. Biraz uzak kalmak mı istediniz?
Hamile kaldıktan sonra çalışmak istemedim ve seneye Ocak ayına kadar çalışmayacaktım. Kesin kararım buydu ama asla 'asla' dememek gerekiyor. Okan Ali'ye sekiz ay ben baktım. Onunla baş başa kalmak, bire bir vakit geçirmek bana çok iyi geldi. Biraz durmaya razıydım ama önüme öyle bir senaryo geldi ki... 23 yıldır bu işi yapıyorum, daha önce böyle bir senaryo okumadım.
Çok iddialı bir şey söylüyorsunuz...
Evet, iddialı konuşuyorum. İki bölümün senaryosunu 15 dakikada bitirdim. 'Nasıl yani!' diye diye okudum. Bana önerilen; çok dişi ve hiç oynamadığım bir roldü. Bu belki çok acı bir şey ama ülkemizde bir kadın oyuncu olarak ya acı çeken bir anneyi ya da kötü kadını oynuyorsun. Bana teklif edilen, bir kadın oyuncunun çok kolay rastlayabileceği bir rol değil. Bu dizide karakterin yaptığı işten ve zekasından çok etkilendim. Klişe bir karakter değil.

GÜÇLÜ BİR BİLİM KADINI

Oynadığınız karakter 'Şehnaz Yüksel'... Onu bize anlatır mısınız biraz?
Bir bilim kadını... Ülkenin savaş uçaklarının yazılımını yapan bir kadın. Karakterin bilim kadını olmasını çok önemsiyorum. Çok genç yaşta aşık olmuş, hamile kalmış fakat bir sebeple aşık olduğu adamdan uzaklaşmış. Yine de bebeğini doğurmuş. Kızıyla birlikte büyümüş, mühendis olmuş, kalbini aşka kapatmış. Tamamen işine ve kızına odaklı yaşayan bir kadın. Çok başarılı olmuş ama bu süreçte kızını ihmal etmiş. Çok iyi annelik yapamamış bence. Savaş uçakları yazılımını devlete teslim etmeye hazırlanırken bir aksilik oluyor ve hikaye orada başlıyor.
Erkek egemen dünyada kadınların yerini temsil eden bir karakter aslında...
Evet, kadın girişimcilere çok kıymet veriyorum. Bir kadın ve anne olarak evine ekmek götüren, hepsi ayrı ayrı zekaya sahip kadınlara çok değer veriyorum. Sosyal medyada sadece, kadın girişimcilerin el emeğiyle yapıp bana yolladığı şeyleri paylaşıyorum. 'Şehnaz'da da bunu gördüm. 'Şehnaz'ın zekası, en zor anında bile bir şeyler yapmaya çalışması, mücadele etmesi beni etkiledi. Güçlü bir kadın o... "Bu ülkede bilim insanları öldürülüyor, korkmuyor musunuz?" diye soruluyor 'Şehnaz'a. "Korkmuyorum, ben bir bilim insanı olarak ülkem için elimden geleni yapmaya devam edeceğim" diye cevap veriyor.

BİZE ULAŞIN