Can Okanar: Askerimizin yüzündeki gülümseme bize de cesaret verdi

Zeytin Dalı Operasyonu’nda sıcak bölgeden yaptığı yayınlarla Türkiye’yi a Haber ekranına kilitleyen spiker Can Okanar: Yayın yaptığımız noktaya, destek için otobüsler dolusu insan geliyordu. Askerimizin gülümsemesi de bize şevk veriyordu

Can Okanar: Askerimizin yüzündeki gülümseme bize de cesaret verdi

A Haber'in deneyimli spikeri Can Okanar, Afrin'de gerçekleşen Zeytin Dalı Operasyonu sırasında 37 gün boyunca sıcak bölgeden canlı yayın yaptı. Önce Hassa'da, ardından Kırıkhan'da yaptığı yayınlarla operasyona dair tüm gelişmeleri ekrana taşıyan Okanar, önceki gün İstanbul'a döndü. 44 yıllık habercilik kariyeri boyunca birçok sıcak çatışmaya tanık olan ünlü spiker ile Zeytin Dalı Operasyonu'nu ve 37 günlük canlı yayın deneyimini konuştuk...

Zeytin Dalı Operasyonu'na yakından tanık olan isimlerden birisiniz. Bu süreçte a Haber, önemli yayınlara imza attı. Neler yaşadınız orada?

A Haber'in; Zeytin Dalı Operasyonu'na sadece yayıncılıkta değil, başka anlamlarda da katkısı oldu. Oradan sürekli yayın yapılması, Türkiye'nin her köşesinden insanları harekete geçirdi. Hassa'dan yayın yaparken, Ağrı'dan Edirne'ye kadar otobüsler dolusu insan geliyordu ve ilk durakları bizim yayın yaptığımız noktaydı. Desteklerini oradan gösterdiler.

Askerlere de moral oluyordu tabii...

Evet, a Haber'i yakından takip ettiklerini biliyoruz. Halkın desteği askerlerimize inanılmaz moral oldu. Birlik ve beraberliğin pekişmesinde a Haber yayınlarının büyük katkısı oldu. Yoksa insanlar nereye gideceklerini bilemeyeceklerdi. Biz odak noktası olduk. Öyle günler oluyordu ki, yaklaşık 2 bin kişi toplanıyordu.

Askerlerin motivasyonu nasıldı?

Askerimizin yüzünde gülümseme vardı. Onların gülümsemesi bize cesaret veriyordu. Bu işin başarıyla sonuçlanacağının en güzel işareti oydu. O gülümseme, vatan sevgisinin inancın belirtisiydi. Onların bu rahat tavrı, bizim çalışmamızı da kolaylaştırdı, bize şevk verdi.

Oraya ne düşünerek gittiniz?

Bu tabii ki benim ilk deneyimim değil. Afganistan'ın işgali sırasında TRT'deydim. İran'da Humeyni'nin gelişi, Amerikan Büyükelçiliği'nin basılışı sırasında yaşanan olaylarda oradaydım. Tehlikeli günlerdi. Üç ay boyunca Birinci Körfez Savaşı'nı takip ettim. Bu gibi deneyimler insana farklı bakış açıları kazandırıyor. Herhangi bir telaşım olmadı, ne yapacağımı biliyordum.

Günlük ritüeliniz nasıldı?

Hassa'dan yayın yapılırken, gece Antakya'ya otele dönüyorduk. Hassa ile Antakya arası 80 kilometre ve yol bir saat sürüyor. Arazide olmanın sıkıntıları var; tuvalet sorunu gibi... Çevredeki lokantalardan faydalandık bunun için. Kırıkhan'da ise hava şartları çok değişkendi.

AĞAÇLAR AYAKTA ÖLÜR

Kaç kişilik bir ekiptiniz?

Dönüşümlü olarak çalışan 20 kişilik bir ekibimiz vardı. Bu tür görevlerde genelde aile gibi olunur. Açık kalplilikle söyleyebilirim ki; çok değerli bir ekiple çalıştık. O gayrı müsait şartlarda arıza çıkaran bir kişi bile olmadı.

Belli bir yaştan sonra sahaya çıkmak zor olsa gerek...

Kısa süre önce 71 yaşına girdim. Benim sloganım şu: Ağaçlar ayakta ölür. 44 yıl oldu bu mesleğe başlayalı. Ben bunu hayat tarzı olarak benimsedim artık. Aksi halde oradan döndükten sonra yan gelip yatmayı bilirdim. Burası benim evim. Arazide yayın yapmakla, stüdyoda yayın yapmak arasında bir fark görmem.

Çatışma ve bombalama sesleri tedirginlik yarattı mı?

Tedirgin etti diyemem. Çünkü bizim duyduğumuz sesler, bizim uçakların ve obüslerin bombalamalarıydı. Ancak ilk yayın yaptığımız Hassa'da, 1.5 kilometre ötemizde, askeri aracın geçişi sırasında roket attılar. Tutturamadılar Allah'tan...



Afrin'de hayat normale döndü. Operasyonu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hiç kimsenin hayal bile edemediği bir stratejik üstünlükle yapıldı bu harekat. Amerikalılar'ın belli standartları vardır. Komutanlarımız bunları alt etmenin yollarını çok iyi araştırmış. Afrin merkezine girilmeden önce Genelkurmay Başkanı, "Her binayı tek tek hafızamıza kazıdık" dedi. Bu, istihbaratın çok iyi yapıldığını gösteriyordu. Millileştirilen silahların da operasyona katkısı çok büyük oldu.

TERÖRİSTLERİN BARINACAK YERİ KALMADI, GEÇMİŞ OLSUN!

Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşu da başarıda etkili oldu...

Kesinlikle... Cumhurbaşkanı Erdoğan yapılması gerekeni, hatta daha fazlasını yaptı. Dünya savaş tarihinde bu kadar az zayiatla, bu kadar ağır hasar vermiş bir ordu ve benzeri bir harekat daha yoktur. Böyle bir harekata karar vermek zordur; hem askeri, hem de siyasi olarak çok büyük riskleri göze alıyorsunuz. Ama doğru bildiğiniz yolda inançla giderseniz, başarı da kaçınılmazdır. 44 yıllık meslek hayatımda Batı'nın, Amerika'nın Türkiye'yi itip kakmasına o kadar çok şahit oldum ki, her seferinde bütün Türk milletinin nasıl incindiğini, rencide olduğunu iyi biliyorum. Ama gücümüz yoktu, sesimizi çıkaramıyorduk. Siyasi kararlılık, cephedeki askerimize güç verdi.

Bundan sonraki yol harekatı nasıl olacak sizce?

Bunun devamı gelecek, kaçarı yok. Teröristlerin yuvası Kandil'di. O yuva dağıtılacak. Bu operasyon Afrin'le kalmayacak. Artık o teröristlerin barınacak yeri kalmadı. Geçmiş olsun.

TÜRK ORDUSUNUN GÜCÜ TESCİLLENMİŞ OLDU

Türkiye'nin başarısı herkesi şaşırttı, değil mi?

Kesinlikle! Türkiye'nin bunu yapmaya cesaret bile edemeyeceğini söylediler. Tahmin edemediler ve hep Türkiye'nin kararlılığını test ettiler. Ama kararlılığı gördükçe geri adım attılar. Hâlâ Münbiç, Sincar, Kandil konularında zaman zaman demeçler veriyorlar. Onların hepsi 'Acaba Türkiye, Zeytin Dalı Operasyonu'nda gösterdiği kararlılığı buralarda da gösterecek mi?' diye telaşlanmaya başladı. Bu operasyonla Türk ordusunun gücü tescillenmiş oldu.

BİZE ULAŞIN