‘Nefes’ gibi kadınlar olduğunu bilmek bile ağlamama yetiyor

‘Sen Anlat Karadeniz’in ‘Nefes’i İrem Helvacıoğlu: ‘Nefes’in yaşadığı trajediyi gerçekten yaşayan kadınlar olduğunu bilmek beni sarsıyor. Etkisinden çıkamıyorum.

‘Nefes’ gibi kadınlar olduğunu bilmek bile ağlamama yetiyor

Atv'nin kısa sürede çok sevilen dizisi 'Sen Anlat Karadeniz'de çocuğunun babasından şiddet gören 'Nefes' adlı bir kadını canlandıran İrem Helvacıoğlu, son dönemin yükselişteki isimlerinden... Helvacıoğlu, dizinin yanı sıra 'Kızım ve Ben' filmiyle de izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Başrolünü Cemal Hünal ile paylaştığı filmde kızını terk edip beş yıl sonra geri dönen bir anneyi canlandıran güzel oyuncuyla yeni projelerini konuştuk...

'Sen Anlat Karadeniz'de acılı bir anne rolündesiniz. Son dönemde bu tarz rollerde kendini daha fazla gösterdiğinizi düşünüyor musunuz? Dizide ve 'Kızım ve Ben' filminde oynadığım iki rol birbirinden çok farklı; biri bütün olumsuzluklara rağmen oğluna umut olmaya çalışırken, diğeri umutsuzlukların içinde kızına zarar verme korkusuyla kaçan bir anne... Bu iki ayrım çok güzel ve farklıydı.

HİKAYE ÇOK GERÇEK VE AKICI

Rolünüz gereği bol bol ağlamanız gerekiyor. Bunu rahatça yapabiliyor musunuz? Ağlamak için bir yönteminiz var mı?
Oynadığım kadının zor bir psikolojisi var ve gerçekte bunu yaşayan insanlar olduğunu biliyorum. Bu durumu düşünmek bile beni çok sarsıyor. Bazen etkisinden kurtulamıyorum. Sadece bunların yaşandığını bilmek yeterli oluyor. Yönetmenlerimiz ve ekip, bu konuda gerçekten çok yardımcı oluyor. Konsantre olmamızı bekliyorlar, bize müsaade ediyorlar. Zaten yazılanlar o kadar akıcı ve gerçek ki; her oyuncu o anı yaşıyor.

Son dönemin dikkat çekici isimleri arasındasınız. Bu kadar çok konuşulacağınızı bekliyor muydunuz?
Dizi çok başarılıydı, her ayrıntısı vardı ve gerçek olaylara hizmet ediyordu. Senaryoyu okuduğumda çok etkilenmiştim. Bütün ekip el birliğiyle bu işe yüreğimizi koyduk ve başardık. Gerçekte susulan konuyu konuştuk ve bunu tamamen inanarak yaptık. Böyle yaptığım işleri seviyorum; oynadığım her karakteri derinlemesine inceleyerek, gerçek bir karaktere dönüşmesi için onu şekillendiriyorum. Bunu en ince ayrıntısına kadar araştırıp, sorgulayıp, detaylandırarak yapıyoruz. Bireysel değil, kolektif bir şekilde çalışıyoruz. O zaman iş keyifli ve başarılı olmaya başlıyor. Birlikte yaptığımız zaman güzelleşiyor.

'Kızım ve Ben' filminde annesiyle yaşamasına karar verildiği halde babasıyla kalmak isteyen bir kız çocuğunun öyküsü anlatılıyor. Çocuğun yaşadıkları size neler hissettirdi?
Küçük yaşta annesizliği kabullenmiş, hayallerindeki anneyi aramış ve hep babasıyla birlikte olmayı hayal etmiş. Annesinin 'Serap' olduğunu öğrendiğinde mutlu olmuş ancak bir seçim yapmaya zorlanmış. Annesi onun için bir yabancı aslında; masallarda, hayallerinde canlandırdığı anne 'Serap' değil. 'Serap'ın beklediği cevap da bu değil. O küçücük yürekten hayati bir karar vermesini beklemek çok acımasız ve bencilce.

Filmde oynadığınız 'Serap' kızı doğduktan sonra doğum sendromuna mı giriyor?
Ömrünü, aşık olduğu adamla birlikte dünyayı gezerek geçirmek isterken, doğumdan sonra tek başına evde bebeğine bakıyor. İşkolik kocasının o gün neler yaptığını dinleyerek günlerini geçiriyor. Bu, büyük travma onun için. Bu durum onu büyük bir depresyona sokarken, 'Doruk' bunu hiç fark etmiyor; sadece işi ve kızıyla ilgileniyor. Her geçen gün daha kötü bir hal alıyor.

Cemal Hünal filmde hem anne, hem de baba rolünü üstleniyor sanırım...
Evet, 'Serap' evi terk edince kızına hem annelik, hem de babalık yapmak zorunda kalıyor. Aslında bu bir zorunluluktan çok büyük bir sevgiyle oluşuyor.

HER AYRINTIYI KONUŞTUK

'Serap', babası şizofreni hastası olduğu için kendisi de aynı şeyi yaşadığını düşünüp evi terk ediyor ve beş yıl sonra dönüyor. Peki kızıyla iletişimi yeniden kurabilir mi?
Başta bunu yapabileceğini düşünüyor. Beş yıl boyunca özlem duyduğu kızını karşısında görünce onsuz geçirdiği zamanları telafi edebileceğini sanıyor. Ama kocası 'Doruk'la yaşadığı büyük anlaşmazlıklar, onu hırsına yenik düşürüyor. Bir anne olmanın nasıl olduğunu bilmeden çocuğuna zarar verebileceğini düşünmüyor. Sonra iletişimi tamamen kaybetmeye başlıyor ve varlığının kızı 'Zeynep'i yokluğundan daha da olumsuz etkilediğini görüyor.

Siz canlandırdığınız karakteri haklı buluyor musunuz?
Bazı yerlerde hak veriyorum ona. Kendisini yalnız hissediyor ama bunu anlatamıyor. Kendince denemeye çalışıyor ama olmuyor. Zarar vermekten korkuyor.

Rolünüze nasıl hazırlandınız?
Yönetmenimiz Murat Gürvardar'la birlikte her ayrıntısına kadar konuştuk. Merak ettiğim, takıldığım, anlamadığım her ayrıntıyı ona sordum. Onunla fikirlerimi paylaştım, düşüncelerimizi ortak bir noktada birleştirdik.

TRABZON'DA YEMEKLER ŞAHANE!

Günlük hayatınızda neler yapıyorsunuz? Dizinin çekildiği Trabzon'da hayat nasıl gidiyor? Yerel yemekleri öğrendiniz mi?
Trabzon'da doğanın tadını çıkarıyoruz, çekim sırasında bile... Bazen bir gün içinde dört mevsim yaşıyoruz. Buna alışmak zor oldu ama doğa gerçekten mükemmel. Boş zamanımı ailem ve erkek arkadaşımın yanına giderek geçirmeyi tercih ediyorum. Yöresel yemekler gerçekten şahane, yerinde yediğin zaman keyfi daha güzel. Yemekleri öğrenmek için bir mutfağım yok ama kuymak bende!

BİZE ULAŞIN