Tekirdağ'da üzümün salkımdan şişeye yolculuğu

Tekirdağ'da üzümün salkımdan şişeye yolculuğu

Tekirdağ'da bağlarda yetişen üzümler hasadın ardından sap ayırma, parçalama gibi işlemlerden geçerek üzüm suyu haline getiriliyor

  • AA
  • Marmara
  • Perşembe 02.11.2017 11:31

Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Gıda Teknolojileri Bölüm Başkanı Gülcü: - "Üzüm suyu 7'den 70'e bütün herkesin güvenle tüketebileceği bir ürün. Üzümden gelen besleyici maddeler ve doğallığıyla rahatça tüketilebilir"

Tekirdağ'da bağlarda yetişen üzümler hasadın ardından belirli aşamalardan geçerek üzüm suyu haline getirilerek tüketicilere ulaştırılıyor.

Tekirdağ'da 35 bin dekar alanda üzüm yetiştiriciliği yapan bağcılar, hasadın ardından işlemek için ayırdıkları üzümleri; pekmez, bulama ve üzüm suyu haline getiriyor.

Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsü'nde yıl boyunca yetiştirilen ve gün boyu kadın işçiler tarafından toplanan üzümler, sandıklara yerleştirildikten sonra nakil için hazırlanıyor.

Üzüm işleme tesisinde, sap ayırma, parçalama gibi işlemlerden sonra suyu sıkılan üzümlere, filtrasyon ve pastörizasyon işlemleri uygulanıyor.

Tamamen doğal olarak üretilen üzüm suyu, son aşamada şişelenerek dört mevsim tüketiciye sunulmak üzere hazır hale getiriliyor.

"250 çeşit üzümden en kaliteli olanları belirleyerek işliyoruz"

Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Gıda Teknolojileri Bölüm Başkanı Dr. Mehmet Gülcü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 10 yıl önce üzüm suyu yapma çalışmalarına başladıklarını, enstitüde 250 çeşit üzümden en uygun, en kaliteli olanları belirleyerek işlediklerini söyledi.

Gülcü, yeterli olgunluğa gelen üzümlerin hasat edildikten sonra işleme hazır hale getirildiğini ifade ederek, "Özellikle biz çalışmalarımızda ağırlıklı olarak siyah üzümleri kullanıyoruz. Siyah üzümü, hem renk olarak albenisi hem de özellikle fenolik madde özelliği yüksek olduğu için seçiyoruz. Sağlığa yararlı madde oranı daha yüksek olduğu için siyah üzümlerden işleme yapıyoruz." diye konuştu.

- "Kullandığımız koruyucu kimyasal madde yok"

Ürünlerinde herhangi bir katkı maddesi bulunmadığını belirten Gülcü, "Tamamen üzümün içerisinde hangi bileşenler varsa biz de üzüm suyuna o bileşenleri alıyoruz. O yüzden kullandığımız koruyucu kimyasal madde yok. Daha sonra preslenerek posa, kabuk ve çekirdek kısımları ayrılıyor. Bulanık haldeki üzüm suyu diğer hatlara gönderiliyor. Durultma, pastörizasyon dediğimiz koruyucu işlemimiz var. Bunun dışında soğutma işlemi yaparak dinlendirme yapıyoruz. En son tekrar şişeleyerek pastörize işlemlerinden sonra tüketime sunabiliyoruz." diye konuştu.

"Milli içecek" benzetmesi

Gülcü, üzüm suyu tesisinde yılda 50 ton üzüm işlendiğini anlattı.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba'nın üzüm suyu için "milli içecek" benzetmesi yaptığını anımsatan Gülcü, "Üzüm suyu 7'den 70'e bütün herkesin güvenle tüketebileceği bir ürün. Üzümden gelen besleyici maddeler ve doğallığıyla rahatça tüketilebilir." ifadelerini kullandı.

BİZE ULAŞIN