41 yıldır dimdik ayaktalar

Tam 41 yıldır sahnede olan Moğollar, beş yıl aradan sonra yeni albümleri Umut Yolunu Bulur'u çıkardı. "Satış kaygımız yok" diyen grup üyeleri, şarkılarıyla Türkiye'ye ve dünyaya ayna tutuyor

Pazar 13.12.2009
ABONE OL
Türkiye'de uzun ömürlü müzik topluluklarının sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Bunlar içinde bir tanesi var ki, sayısız konser, 10 stüdyo albümü, ulusal ve uluslararası onlarca ödülle 40 yılı geride bırakarak adını Türkiye müzik tarihine altın harflerle yazdırmayı başardı: Moğollar. Zaten şu sıralar topluluğun 41 yılını konu alan bir belgeselin çekimleri de devam ediyor. Beş yıldır yeni albüm haberi alamadığımız Moğollar, geçen günlerde Umut Yolunu Bulur isimli yeni albümlerini yayınladı. Cahit Berkay, Taner Öngür, Engin Yörükoğlu, ve Serhat Ersöz'den oluşan çekirdek kadrosuna, 2008'de Cem Karaca'nın oğlu Emrah Karaca'yı solist olarak dâhil eden Moğollar, Umut Yolunu Bulur albümlerinin kayıtları sırasında müzisyen Utku Ünal'ı da, ikinci davulcu olarak ekibe katmış. 24 Aralık'ta İstanbul, Balans JollyJoker'de yeni albümlerinin tanıtım konserini verecek olan grup üyeleriyle yeni albümü, geride bıraktıkları 41 yılı ve müziği konuştuk.

ALBÜM İÇİMİZE SİNDİ

Cahit Berkay, "Yeni albüm için gerekli enerjiyi ancak toparlayabildik" diyerek uzun aranın sebebini açıklıyor: "Albüm yapmış olmak için albüm yapmaya gerek yok diye düşünüyoruz. Çalışma içinize sinmeli öncelikle." Berkay, profesyonel oldukları ama kendileri için önemli olanın ortaya samimi bir müzik koymak olduğunu söyleyerek "Her şeye eyvallah demiyoruz. Protest bir yanımız var. Tiraj ve satış kaygımız yok" diyor. Klavyeci Serhat Ersöz de albüme teknik açıdan çok fazla özen gösterdiklerini vurguluyor: "Albümde miksleri Jamiroquai ve Underworld gibi dünyaca tanınan grupların prodüktörü Mike Nielsen; mastering'i ise Pink Floyd, Bob Geldof gibi isimlerle çalışmış ses mühendisi Andy Jackson yaptı." Albümde bir Can Yücel, iki tane de Nâzım Hikmet şiirini söz olarak kullanmış Moğollar. Topluluk elemanları, rock'ın eski havasını veren Nâzım Hikmet'in Haydarpaşa Merdivenleri'nde 60'lı ve 70'lerdeki progresif rock formatına gönderme yaptıklarını, o dönemdeki müzikal kurguya dönüş yapmak istediklerini kaydediyor. Berkay, "Bugünkü tüketim toplumu gömleğinin müzikal yansıması, hap gibi sunulan parçalar. Başı sonu belli. Bir parçaya zaman sınırı koymamak gerekir " diyerek de albümde rock ruhunu yaşatmak istediklerini ve kendilerini bu kaygıdan sıyırdıklarını söylüyor.

CAN YÜCEL'DEN NÂZIM'A

Albümde bir diğer Nâzım Hikmet şiiri Kadınlarımız şarkısında kullanılmış. Taner Öngür, Ruhi Su'dan ilk dinlediğinde şiiri çift sesli rock müzik şeklinde bestelemeyi düşündüğünü söylüyor. Albümün giriş parçası Çaya Kaç Şeker'in sözleri ise Can Yücel'e ait. Geri Sar ve Kriz Bastı gibi parçalarda da güncel Türkiye'yi kısa ve öz biçimde anlatmaya çalışmış Moğollar. Topluluk üyeleri günümüzde tüm dünyada volume'un yükseldiğini ama nüansların kaybedildiği bir müzik piyasası oluştuğundan yakınıyor. Türkiye'de türkülerin değerinin yeterince bilinmediğinden şikâyetçi olan Berkay da Avrupa'da ve ABD'de müzisyenlerin kendi folklorlarıyla etkileşim içine girdiklerini söyleyerek soruyor: "Türkiye'de kaç kişi Aşık Mahsuni dinliyor?" Aynı konuda Taner Öngür de insanların televizyonda gördüklerini türkücü sandıklarını ama bir yanda onlar görünürken, diğer yanda Erdal Erzincan ve Erkan Oğur gibi işin temeline inen ve araştıran isimlerin bulunduğuna dikkat çekiyor. Telif hakları konusunda da bir hayli duyarlı Moğollar üyeleri. Öngür grubun tanıtımı için albüm çıkarmanın zorunluluk olduğunu söylüyor ve ekliyor: "İnternetten korsan parça indirmek hırsızlık. Korsan konusunda sadece müzisyenlerin değil, dinleyicilerin de kafa yorması gerek."