Türk punk'ı dünya sahnesinde

Şarkıları MySpace'te büyük ilgi gören, yurtdışında "punk'ın yeni yetenekleri" olarak nitelenen The Revolters ilk albümünü yayınladı

Cumartesi 26.12.2009
ABONE OL
Türkiye'de rock müziği son 20 yıldır önemli bir aşama kaydetti. Punk türü ise birkaç isim dışında ne fazla dinlendi ne de icra edildi. Geçen hafta İstanbul, Ghetto'da Future Obscure isimli ilk albümlerinin tanıtım konseri için sahne alan punk topluluğu The Revolters ise sessiz ve derinden önemli başarılara imza atacak gibi gözüküyor. Aslında birkaç yıldır İstanbul sahnelerine alışık olan ve hatırı sayılır bir takipçi kitlesi de edinen topluluk albüm öncesinde adını sınırlarımız dışına taşıdı bile. 2006'nın sonlarına doğru Serhat Erman (vokal-gitar), Berkan Tomay (gitar-synths), İbrahim Kent (bass), Murat Şahin (davul) tarafından İstanbul'da kurulan The Revolters'ın 2007'de evde kaydettikleri ilk albümleri It's Gonna Hurt A Little EP'siyle (sadece birkaç şarkı içeren albüm) öylesine dikkat çekti ki, sadece MySpace'te 250 bine yakın kere dinlenerek önemli bir başarı elde etti. Topluluk bu kadar ilgi toplayınca Türkiye'de onlarca konser vermelerinin ve müzik dergilerine konu olmalarının yanı sıra yurtdışında da basının ve müzik insanlarının dikkatini çekmeye başardı.

DIŞ BASINDA ÖVGÜ

Söz konusu EP'den çıkardıkları ilk single Step by Step, Avrupa ve ABD'de, yerel ve ülke çapında yayın yapan birçok radyoda çalındı. The Revolters, İngiltere'nin önemli müzik dergisi NME tarafından punk müziğin yeni yetenekleri olarak lanse edildi. Atlantik'in diğer kıyısındaki müzik basını tarafından da yakın takibe alınan grup, ABD'de yayımlanan moda ve müzik dergisi Dynamical Active Movement Magazine-New York tarafından kapağa taşındı ve grubun sound'u yenilikçi ve farklı olarak tanımlandı. Grup, İngiltere'de bir dönem Buzzcocks, Sex Pistols, Joy Division gibi isimlerle çalışmış Alan Robinson'ın oluşturduğu bir indie rock toplama albümünde Step by Step adlı şarkısıyla yer aldı.

ÇAĞI YAKALADILAR
Yaptıkları müziğe tür olarak ad koyma taraftarı olmasalar bile The Revolters üyeleri yaptıkları müziği punk ya da punk sonrası bir tür olarak görüyor. Şarkı sözlerinde İngilizceyi tercih etmelerine ilişkin olarak "Dünyada bizi anlayabilecek ve dinleyebilecek maksimum kitleye ulaşmak istiyoruz, o yüzden sözler İngilizce" diyorlar. The Revolters albümü çıkarırken de günümüzün koşullarını iyi etüt etmiş. Albüm, üçer aylık periyodlarla yayınlanacak dörder şarkılık üç EP albüm üstüne kurulu. Nedenini ise şöyle açıklıyorlar: "Günümüzdeki klasik 10-12 şarkılık albüm yayınlama anlayışından farkı olarak kayıt ve üretim sürecini yıl içine yaymanın, günümüzün piyasa ve müzik tüketim koşulları içinde en dürüst ve içten şekli olduğunu düşündük. Bu EP'leri müzikal ve kişisel dinleyici zevkine göre ayrıca sunacak, remix albümler ve plaklarla da pekiştireceğiz." İlk albümlerini Londra'da, Cajun Dance Party, The Rakes ve The Horrors gibi gruplarla çalışan genç prodüktör Luke Buttery'la kaydeden The Revolters'ın Future Obscure albümünün masteringleri ise The Strokes'un albümlerini de üstlenen Chris Athens tarafından yapıldı. Albüm ocak ortasında İngiltere'de de yayınlanacak ve The Revolters hiç zaman kaybetmeden ikinci albümün kayıtlarını Berlin'de gerçekleştirecek. Yakın bir gelecekte bir iki haftalık Avrupa turnesine çıkmayı planlayan The Revolters üyeleri yine ocak ayı ortası gibi şarkılarının I-Tunes üzerinden satın alınabileceği müjdesini de veriyor.